Menu EN

S360MAG

17 June

Gelecekte Bizi Bekleyen 10 Büyük Küresel Sorun

World Economic Forum, iklim değişikliğinden toplumsal cinsiyet eşitliğine, sorumlu ve sürdürülebilir üretimden bilinçli tüketime, uzun vadeli finansal yatırımlardan sağlık sisteminin ve internetin geleceğine dünyayı bekleyen 10 küresel sorun ile ilgili bir çalışma derledi. Çalışma ile Paris Anlaşması, Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Hedefler ve COP21 sonrası yeni bir döneme girilen dünyada, gelecek yüz yılın gündemini belirleyecek sorunlara değiniliyor.

Gıda Güvenliği

2050 yılına geldiğimizde dünyanın 9 milyar insana yetecek kadar gıda üretiyor olması gerekecek. Artan nüfusla doğru orantılı olarak gıdaya talep de %60 oranında artış gösterecek. Açlığa son vermek, gıda güvenliği  sağlamak, yeterli beslenme ve sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Büyüme için Küresel Hedefler arasında 2. sırada yer alıyor. Bu hedeflere ulaşılması için, cinsiyet eşitliğinden yaşlanan nüfusa, yeteneklerin geliştirilmesinden iklim değişikliğine birden fazla sorunu aynı anda çözmemiz gerekiyor.



Kapsayıcı Büyüme

Son yarım asırda ekonomik büyümede yakalanan ivme her ne kadar resmin tamamına bakıldığında bir başarı olarak görünse de, sınıflar arasında giderek artan uçurum, ekonomik büyüme için göz ardı edilen çevre, insan hakları ihlalleri ve giderek artan eşitsizlikler gibi konular nedeniyle aslında büyük bir başarısızlığa işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Hedefler arasında da yer bulan bu konular Hedef 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Hedef 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, Hedef 10: Eşitsizliklerin Azaltılması ve Hedef 16: Barış ve Adalet ile destekleniyor.


  Çalışma Hayatı< Uluslarası Çalışma Örgütü’nün (ILO) tahminlerine göre 2008’deki ekonomik krizden bugüne yaklaşık 61 milyon iş kolu kayboldu ve bu sebeple 200 milyon insan işsiz kaldı. Halihazırda işsiz insanları ve genç nesili istihdam etmek için 2020’ye kadar 500 milyon yeni iş fırsatının yaratılması gerekecek. 2015’te gerçekleştirilen bir araştırmaya göre ise küresel ölçekte pek çok sektörde kalifiye çalışan sıkıntısı çekiliyor ve işverenlerin %38’i kalifiye çalışan eksikliği nedeniyle pek çok poziysonun doldurulamadığını belirtiyor.



İklim Değişikliği

Dünya yüzeyi sıcaklığı, geçtiğimiz 50 yıl içerisinde insan kaynaklı nedenlerden ötürü 1°C artış gösterdi ve sera gazı salımları 1970’ten bugüne %80 arttı. Mevcut durumda atmosferdeki belli başlı sera gazları son 800.000 yılki en yük seviyelerine ulaştı. Gittikçe artan kuraklıklar ve diğer aşırı hava koşulları bir yandan iklim değişikliğinin etkilerini fiziksel olarak gösterirken, dünya sigorta şirketlerinin veri tabanlarından oluşturulan çalışmaya göre 1980’lerden bugüne hava olayları nedeniyle yaşanan ekonomik zarar 3 katı artış gösterdi.

Yalnızca 1°C’lik artışın sonucunda gerçekleşen zararın, bu artışın 2°C’nin üzerine çıkması sonucunda katlanarak artacağını belirten politik aktörler ve bilim insanları, küresel ölçekte farkındalık yaratmak ve bir eylem planı hazırlamak üzere 2015 yılında Paris Anlaşması’nı imzaladı. Anlaşmaya göre imzacı her bir ülke İklim Değişikliği ile Mücadele Planları çerçevesinde üzerine düşenleri yapmayı taahhüt ediyor.


Küresel Ekonominin Geleceği

Küresel ekonomik krizin ardından dünya hala ekonomik açıdan toparlanmakta güçlük çekiyor. Dünyanın en büyük ekonomileri daha agresif ekonomi politikaları benimserken hükümetler bütçelerini  iklim değişikliği ve iklim değişikliği kaynaklı sosyal sorunlar etrafında yeniden tasarlamak zorunda kalıyor. Küresel ölçekte yoksulluğun önüne geçmek için gerekli olan finansal erişime dünya üzerinde hala 2 milyar insanın erişimi bulunmuyor. Buna ilaveten 200 milyon KOBİ’nin resmi finansal servislere erişimi bulunmuyor. Küresel aktörleri bekleyen en büyük zorluk, herkese eşit ve erişilebilir bir finansal sistemin kurulması olarak görülüyor.



İnternetin Geleceği

Dünya nüfusunun %43’ünün internete erişimi bulunurken kalan %57’sinin hala internete erişimi bulunmuyor. İnternete erişimi bulunan insanların büyük bir çoğunluğu ise gelişmiş ülkerde yaşıyor. Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte, internetin daha fazla hayatımızda yer alması bekleniyor. 2025 yılına kadar dünya nüfusunun %10’unun internete bağlanabilen akıllı kıyafetler kullanacağını ve mobil telefonların artık vücuda eklenebilmesi bekleniyor. Her şeyin birbiri ile bağlı olduğu bir dünyada gizlilik, datanın güvenliği ve kişisel ilişkilerimiz her ne kadar tehdit altında görünse de Nesnelerin İnterneti’nin her bir sektörü dönüştürmesi ve kaynakların daha verimli ve sürdürülebilir kullanılmasını sağlaması öngörülüyor.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Sağlık hizmetlerine erişimden politik temsiliyete, ekonomik fırsatlardan eğitime toplumsal cinsiyet eşitliği ülkelerin gelişiminde önemli rol oynuyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Global Gender Gap Report aracılığı ile dünya üzerinde cinsiyet eşitliğini takip ediyor ve şu anki haliyle kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin kapanması için 118 yıl daha geçmesi gerekiyor.


Küresel Ölçekli Ticaret ve Yatırımlar

Küresel ölçekli ticaret ve yatırımlar, ekonomik büyümenin en önemli faktörlerinden bir tanesi. Geçtiğimiz son yarım asırda iş yapış şeklimiz köklü bir değişime uğradı. Dijital ekonominin hızla büyümesi, hizmet sektörünün engellenemez yükselişi ve uluslararası üretim ağlarının sayısının artması küresel ölçekli ticaretin bugünkü haline evrilmesinde önemli rol oynadı.



Uzun Vadeli Yatırımlar

Uzun vadeli yatırımlar sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal kalkınma sağlanmasında önemli rol oynuyor. Yeni altyapı yatırımlarından toplumsal projelere, yatırımların nasıl yapıldığı ne kadar yapıldığından daha önemli hale geldi. 2008 krizinin sonrasında hala toparlanmakta güçlük çeken küresel ekonomi ve hükümet bütçelerindeki kesintiler nedeniyle uzun vadeli yatırımların sayısı hala yeterince yüksek değil.


  Sağlık Sektörünün Geleceği Sağlık sektöründe gerçekleşen teknolojik ve bilimsel ilerlemeler, bir yandan insan ömrünü uzatırken diğer yandan daha sağlıklı bir yaşamı mümkün kılıyor. Öte yandan, küresel ölçekli salgınlar, antibiyotiklere karşı direncin artması, gelişmekte olan ülkelerde sağlık harcamalarının kapsamı gibi sorunlara sağlık sektörünün hala çözüm bulması gerekiyor.

PAYLAŞ: