Menu EN

S360MAG

11 March

Küresel Trendler ve Fırsatlar Değerlendirmesi

SustainAbility, 2016 ve sonrasında dünyayı bekleyen sorunları ve fırsatları değerlendirdiği Küresel Trendler & Fırsatlar: 2016 ve Sonrası değerlendirmesi raporunu yayımladı. SustainAbility, World Resources Institute, UN ESCAP, WWF ve Arizona Üniversitesi gibi dünyanın dört bir yanındaki kurum ve kuruluşlardan uzmanlar ile bir araya gelerek yapılan değerlendirmede, şirketlere risk ve fırsatlar konusunda ipuçları veriliyor.

Bölgesel çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve küresel belirsizliklerle başlayan 2015 yılı, Paris Anlaşması ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin kabul edilmesi gibi sürdürülebilir ve uzun vadeli bir büyüme sağlanması konusunda umut vadeden gelişmeler ile sonlandı. Uluslararası kamuoyunun günümüz sorunlarına çözüm bulmak üzere ilk defa bu derece kararlı bir şekilde ortak hareket ettiğini belirten değerlendirme, iş dünyası, hükümetler ve sivil toplumun, yoksulluk, eşitsizlik, doğal kaynak kıtlığı gibi küresel sorunlara çözüm üretilmesinde ve iklim değişikliği ile mücadelede daha sistematik yöntemler izlemeye başladığını belirtiyor.

Küresel ölçekte, hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum arasında sağlanan görüş birliği her ne kadar önemli bir fırsat olarak karşımıza çıksa da, petrol fiyatlarının düşmesi, terör tehdidi, jeopolitik istikrarsızlık, artan eşitsizlikler, yolsuzluk, mülteci krizi gibi riskler de bir o kadar hızlı bir şekilde çoğalıyor.

Bir diğer yandan, değerlendirmeye göre artan riskler karşısında şirketlerin üzerine daha çok sorumluluk düşüyor ve şirketler üzerindeki baskı artıyor. Kapitalizm, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tekrar tanımlanıyor ve artık şirketlerin gündeminde hedef olarak yalnızca büyüyen ekonomik performans sağlamak değil aynı zamanda bir amaca hizmet etmek de bulunuyor.

2016 Yılı için Şirketlere İpuçları

Belirsizlikler

Değerlendirmeye göre, küresel ölçekte yaşanan ekonomik durgunluk riski, terör tehdidi, mülteci krizi, yolsuzluk olayları, toplumda ve gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler arasında derinleşen eşitsizlik, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, önümüzdeki dönemde küresel ölçekte politik ve ekonomik sorunlara yol açmaya ve şirketlerin performansı ile sürdürülebilir kalkınma performansını etkilemeye devam edecek.

Enerji ve İklim

Rapora göre, iklim değişikliğinin dünya liderleri tarafından bu zamana kadar bir risk olarak görülmemesi, iklim değişikliği ile mücadeleyi sekteye uğratmış durumda. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği ile mücadele konusunda yenilenebilir enerji, düşük karbon girişimlerine fon sağlanması ve yeni karbon politikaları belirlenmesi sıkça gündemde olacak.

BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Eşitsizlikler

Çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra, sosyal sürdürülebilirlik de hükümetlerin, şirketlerin ve sivil toplumun gündeminde olacak. Mülteci krizi, eşitsizlikler ve iklim değişikliğinin toplumlar üzerindeki etkileri gibi konular bunlardan yalnızca bir kısmı.

Yerel Yönetimler

Fosil yakıttan vazgeçilmesinden, daha ekolojik altyapı yatırımlarına, modern ve çevreye minimum zarar veren toplu taşıma seçeneklerinden toplumsal sorumluluk projeleri ve yolsuzluk karşıtı politikalar oluşturulmasına yerel yönetimlere gelecek dönemde büyük sorumluluk düşüyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin uygulanmasında yerel yönetimlerin ve yerel yönetim-iş dünyası işbirliklerinin önemli rol oynaması bekleniyor.

Finans

Düşük-karbonlu ve daha katılımcı bir ekonomiye geçiş için finansman gelecek dönemde büyük önem taşımaya devam ediyor.

Şeffaflık

Şeffaflık, son yıllarda yaşanan yolsuzluk olayları nedeni ile hem şirketler hem de hükümetler nezdinde gittikçe daha da önem kazanıyor. Değerlendirmeye göre, şirketlerin sürdürülebilir bir performans sergilemelerinde şeffaflık önemli rol oynuyor.

İnsan Hakları

Değerlendirmeye göre, insan hakları düzenlemeleri ve politikaları şirketleri  bu hususta raporlama yapmaya, iyi uygulamalar geliştirmeye ve ilerleme göstermeye teşvik ediyor.

Yenilenebilir Enerji

COP21 hedeflerinin karşılanması ve küresel sıcaklık artışının 2oC’nin altında tutulabilmesi için 2015 yılında yenilenebilir enerji konusunda gösterilen performansın artarak 2016 yılında da devam etmesi gerekiyor. 2015 yılında yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar 329 milyar USD ile tarihinin en yüksek noktasına geldiyse de bu esnada fosil yakıtlara yapılan yatırımlar 5,3 trilyon USD civarında olmuştu.

İnsan Sağlığı

Değerlendirmeye göre, büyük şirketleri küresel ölçekli sağlık sorunları ile mücadeleye dahil etmede hükümetlere ve sivil toplum örgütlerine büyük rol düşüyor.

Sürdürülebilirlik

Kuzey Amerika ve Avrupa’da faaliyet gösteren şirketlerin çoğunun gündeminde sürdürülebilirlik çerçevesinde çoğunlukla çevresel ve iklim değişikliği kaynaklı sorunlar bulunsa da, değerlendirmeye göre Latin Amerika, Ortadoğu, Afrika ve Asya’da faaliyet gösteren şirketlerin gündeminde çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra sosyal sürdürülebilirlik de bulunuyor. Pek çok şirket, sürdürülebilirlik stratejilerini yerelleştirip, bölgelerinin çevresel ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kurguluyor.

Yıkıcı İnovasyon (Disruptive Innovation)

Değerlendirmeye göre, 2016 yılı trendlerinden bir tanesi de yıkıcı inovasyon olmaya devam edecek. Peer-to-peer iletişim hizmetleri, yenilenebilir teknoloji ve akıllı üretim çözümlerinin (smart factory) gündemi belirleyen konular olması bekleniyor.

Su

Şirketler gün geçtikçe, su kullanımlarını yönetmek ve azaltmak üzere verilerini ölçmeye, akıllı çözümler ve teknolojiler edinmeye ve tedarik zincirlerindeki riskleri azaltmaya daha çok bütçe ayırıyor. Değerlendirmeye göre, hükümetler de standart ve daha ucuz altyapı çözümlerinden ziyade, daha pahalı fakat daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor.

PAYLAŞ: