Menu EN

S360MAG

20 May

Popüler Kültür ve Sürdürülebilirlik

Kopenhag Sürdürülebilir Moda Zirvesi, 52 ülkeden 1.200’den fazla katılımcıyı moda endüstrisinde sürdürülebilirliği tartışmak ve endüstriyi dönüştürme yolunda birlikte yeni iş modelleri ve çözümler üretmek üzere bir araya getirdi. Halihazırda bu ekosistemin içinde yer alan, bu konu hakkında konuşan ve aksiyon alan insanların bir araya geldiği zirve endüstri liderlerini ve fikir önderleri arasında iş birliklerine zemin hazırlıyor. Buna rağmen, çözümün en büyük taraflarından birisi olan nihai tüketiciler henüz resmin bir parçası değiller. Katılımcılar arasında yer alan New York Times baş moda editörü ve eleştirmeni Vanessa Friedman’ın konuşmasında dikkat çektiği konu, sürdürülebilir bir moda endüstrisi yaratılmasında büyük rol oynuyor.



Kıyafetlerin, bir ihtiyaç olmaktan çıkıp insanların kendilerini ifade etmek için kullandıkları bir araca dönüşmesi yüzlerce yıl öncesine dayanıyor. Tüketiciler kıyafetlerini, karakterlerinin öne çıkarmak istedikleri yönlerine göre seçiyor ve sokakta, evde, okulda, işte kıyafetleri aracılığı ile etraflarına kendilerine dair bir mesaj gönderiyorlar. Günümüzde moda, bir yandan popüler kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelirken diğer yandan popüler kültürü şekillendiren en büyük aktörlerden birisi konumunda. Dolayısıyla moda yalnızca bireyler için değil, toplum genelinde de nelerin arzu edilebilir olduğunun belirlenmesinde rol oynuyor. Bu çerçevede moda yalnızca bir ”görüntü”den ziyade aslında bir tercih, bir bilinç ve duruş pazarlıyor.

Durum böyle olunca, sürdürülebilir bir moda arzusu ile bir araya gelen endüstri liderlerinin ve fikir önderlerinin, finansal, ekonomik ve çevresel veriler içeren tasarım harikası sürdürülebilirlik raporlarından fazlasını yapmaları ve nihai tüketicilere sürdürülebilirliği de ”pazarlaması” gerekiyor. Yıllık kıyafet harcamalarının genç tüketicilerde dahi 200 milyar dolar seviyesine ulaşması, nihai tüketicilerin moda endüstrisindeki uygulamaların değiştirilmesinde etkilerinin büyüklüğünü gösteriyor. Daha bilinçli tüketim alışkanlıklarının, daha az tüketim, tekrar kullanmak ve satmak, takas, geri dönüştürmek gibi kavramların her birisinin markalar tarafından tüketicilerine pazarlanması gerekiyor. Bu ”bilinci” pazarlarken ise Vanessa Friedman popüler kültürün kullanılması gerektiğini; büyük ölçekli bir değişimin ancak sosyal medya, sinema, müzik, sanat gibi popüler kültür ile iç içe geçmiş bütün mecralardan daha fazla insana ulaşılması ile gerçekleşebileceğini savunuyor. Markaların kitleleri harekete geçirmek ve bilinçlendirmek üzere gerçekleştirdiği kampanyaların bir kısmını Kopenhag Sürdürülebilir Moda Zirvesi haberimizden okuyabilirsiniz.

PAYLAŞ: