Menu EN

S360MAG

25 September

Geleceğin Ekonomik Modeli: Paylaşım Ekonomisi

Kitlesel fonlamadan elden ele (P2P) borçlanmaya, ulaşım araçlarının paylaşımından çalışma alanlarının ortak kullanımına kadar hayatlarımızda giderek daha geniş yer kaplayan paylaşım ekonomisinin önümüzdeki dokuz yıl içerisinde 12 kat büyüyerek 300 milyar Dolar’lık hacme ulaşması bekleniyor. Bu emsalsiz büyüme, gelecekte şirket ve girişimlerin paylaşım ekonomisi içinde daha sık yer alacaklarını işaret ediyor. Günümüzde daha çok kişiler üzerinden ilerleyen paylaşım ekonomisindeki büyümenin, yakın gelecekte kurumsal devlerin maddi varlıklarını kullanılabilir hizmetler olarak paylaşacak olmaları sebebiyle daha da ivme kazanması bekleniyor. Şirketlerin değişime uyum sağlayabilmeleri için mevcut pazarları dönüştürmeleri gerekiyor.  

Önde gelen bazı şirketler bu dönüşümün gerekliliğini şimdiden kavramış durumda. Örneğin Amazon, gelirlerinin %40’ını kendi envanteri yerine diğer satıcıların ürünlerine “pazaryeri” vasıtasıyla erişim sağlaması sayesinde elde ediyor. Fransız otel zinciri AccorHotels web sitesinde sadece ilgili otellerin satışını yapmaktansa, tüm grup otellerine ait tekliflere yer veriyor. Alman otomotiv devi Opel, birden fazla markanın otomobilini paylaşmaya imkan veren mobil bir platform hizmeti sunuyor. 2008’de kurulan ve benzer girişimlerin en iyi örneklerinden Airbnb’nin değeriyse çoktan birçok ünlü otel zincirini geride bırakmış durumda. Bu da tüketicilerin platformlarının sunduğu hizmetlerden, en az diğer lüks seçenekler kadar memnun kaldıklarını gösteriyor. 2015 yılında gerçekleştirilen bir araştırma insanların %30’unun Lyft, Airbnb, BlablaCar gibi platformlar vasıtasıyla taksileri, konaklama noktalarını ve otomobilleri paylaşma taraftarı olduğunu belirtiyor.ING Bank tarafından yakın gelecekteki harcama, tasarruf ve yatırım kararlarını daha iyi anlamak üzere Avrupa ülkeleri, ABD ve Avustralya’da gerçekleştirilen çalışma ise insanların paylaşım ekonomisine yaklaşımını değerlendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre tüm ülkelerde paylaşma ekonomisinin gelişme eğiliminde olduğu görülüyor.

Araştırmada ülkemizin paylaşım ekonomisi karnesine baktığımızda, oldukça umut vaat eden sonuçlarla karşılaşıyoruz. Avrupa, Amerika ve Okyanusya’da yer alan 15 ülkeden 15 bin tüketiciyi kapsayan paylaşım ekonomisine yaklaşım araştırması sonuçları, Avrupa genelinde her üç kişiden birinin, Türkiye’de ise her iki kişiden birinin ‘paylaşım ekonomisi’ kavramına aşina olduğunu gösteriyor.




Bunun yanı sıra Türkiye’nin 15 ülke arasında yüzde 9’luk oranla paylaşım ekonomisine aktif katılımın en yüksek oranda gerçekleştiği ülke olması dikkat çekiyor. Paylaşım ekonomisine katılım yaygınlığında Türkiye ile aynı oranı yakalayan tek ülke ise ABD.




Türkiye aynı zamanda önümüzdeki 12 ay içinde yüzde 47’lik oranla paylaşım ekonomisine katılımın en fazla artması beklenen ülke olarak da dikkat çekiyor.




Araştırmada tüketicilerin paylaşım ekonomisine katılımdan beklentileri de inceleniyor. Avrupalı tüketicilerin %47’si ortak bir topluluk oluşturma ve dayanışma amaçlı, %52’si ekstra gelir elde etmenin kolay bir yolu olarak gördükleri için, %53’ü çevreye yararlı olduğunu düşündükleri için, %58’i tasarruf etmek için paylaşım ekonomisinde yer alıyor. Türkiye’de ise bu eğilim daha çok dayanışma tabanlı olarak ilerliyor.




 

PAYLAŞ: