Menu EN

S360MAG

22 July

Gerçekten Gelişmiş Bir Ülke Misiniz?

Son 50 yıl içerisinde ekonomik kalkınma ile  toplumların refah düzeyinin arttığına tanık olduk. Günümüzde ise ekonomik kalkınma kavramına yaklaşım köklü bir değişiklikten geçiyor; artık, sadece ekonomik gelişmeyle ilişkilendirilen kalkınma modellerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı daha da açıkça görülüyor. İnsanların temel ihtiyaçlarını gözetmeyen, hayat standartlarını iyileştirmeleri için bireylere insiyatif vermeyen ve çevreyi koruma bilinci ile hareket etmeyen ülkelerin başarısız olduklarını görüyoruz. Bu yüzden sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik ilerlemenin yanında sosyal gelişmeyi de kapsaması gerektiği vurgulanıyor.

Bu bağlamda 2012 yılından beri faaliyet gösteren Social Progress Imperative, sosyal gelişmenin, ekonomik büyüme ve gayrisafi yurtiçi hasıla gibi kavramlarla eş öneme sahip olduğunu vurgulamak için çalışıyor. Sosyal gelişmeyi, bir toplumun, temel ihtiyaçlarını karşılayabilme, bireylere ve topluluklara yaşam kalitelerini artırabilmeleri için inisiyatif verebilme ve herkese potansiyelini ortaya çıkarması için gerekli imkanları sağlayabilme kapasitesi olarak tanımlayan Social Progress Imperative, “Sosyal Gelişme Endeksi 2016’yı (Social Progress Index)” yayımladı. Rapor, sosyal gelişmenin tanımından hareketle 3 ana alanda yapılan değerlendirmelerden oluşuyor; Temel İnsani İhtiyaçlar, Refahın Temelleri  ve Fırsatlar (Opportunity) başlıkları altında toplamda 12 bileşene (ve bunların altında bulunan 53 indikatöre) sahip olan endeks, sosyal gelişmişliği gayrisafi yurtiçi hasıla kavramının ötesinde onu tamamlayıcı bir şekilde ölçmeyi amaçlayan ilk yapı olması ile de dikkat çekiyor.




Günümüz koşulları nedeniyle gayrisafi yurtiçi hasıla kavramının insani ve toplumsal gelişimi gözlemlemede yetersiz kalması sonucu ortaya çıkan endeks, büyümeyi bütüncül bir şekilde ele alabilmemize olanak sağlıyor.Sosyal gelişimi bu şekilde ölçümlemek ekonomik kazanımları daha anlamlı sosyal ve çevresel performansa dönüştürmek adına yol gösterici oluyor. 



2016 Sosyal Gelişme Endeksi, dünya nüfusunun %94’ünü barındıran 133 ülkeyi kapsıyor. Buna ek olarak bileşenlerden 9-11 tanesi hakkında veriye sahip 27 ülke de endekse dahil ediliyor ve böylelikle dünya nüfusunun %99’u endeks kapsamında değerlendiriliyor.



Sosyal gelişme endeksi ortalaması alınmış ve 62,9 olarak hesaplanmıştır. Bu ortalama Kırgizistan ve Moğolistan skoruna eşittir. 



Bu ortalama Temel İnsani İhtiyaçlar, Refahın Temelleri (Foundations of Wellbeing) ve Fırsatlar (Opportunity) ve onların altındaki bileşenler düzeyinde incelendiğinde ise ciddi farklılıklar gözlemleniyor .



Bu ortalamalara göre insan beslenme ve temel sağlık hizmetleri, temel bilgiye erişim, ve kişisel tercihler alanlarında pek de sorun yaşamıyorken, hoşgörü ve katılım ile kişisel haklar konularında sıkıntı yaşıyor.



Alt ve orta sosyal gelişmişlik skalasında olan 2 milyarın üzerinde nüfusa sahip Çin (ile düşük sosyal gelişmişliği olan Hindistan  dünya ortalamasını en çok etkileyen iki ülke konumundalar.. Yüksek sosyal gelişmişliğe sahip ülkelere baktığımızda hem nüfuslarının daha az, hem de yaş ortalamalarının daha yüksek olduğu görülüyor. Sosyal gelişme endeksinin alt sıralarında yer alan ülkelerde yaşam beklentisinin düşük olmasına rağmen doğum oranlarının yüksek olması dikkat çekiyor. Çalışmanın yapıldığı ülkelerdeki insanların %40’ı  55 yaşının üzerinde ve orta-üst sosyal gelişmişliğe sahipken yalnızca %22’si 25 yaşın altında; kısacası daha düşük sosyal gelişmeye sahip popülasyonun giderek gençleştiği görülüyor.

-Sosyal Gelişme Endeksi’nde ülkelerin genel durumuna bakıldığında ilgili boyutların ortalaması alınarak belirlenen en yüksek sosyal gelişmişliğe sahip 3 ülkenin sırasıyla Finlandiya, Kanada ve Danimarka olduğu, en kötü performansa sahip ülkelerin ise sırasıyla Orta Afrika Cumhuriyeti, Afganistan ve Chad olduğu görülüyor. Türkiye ise dünyada 67,82′lik skor ile 58. sırada bulunuyor. Bu noktada kimi indikatörlerde Türkiye’nin ciddi eksiklerinin olduğunu söylemekte fayda var.

-Sosyal Gelişme Endeksi’nin oldukça ilgi çekici sonuçlarından biri ise ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasıla değerlerine göre gösterdikleri performansları sınıflandırması olmuş. Göreceli olarak daha düşük GYH’ya sahip olsalar da yüksek sosyal gelişmişliğe ulaşmış ülkelerover-performers, yüksek GYH’larına rağmen düşük sosyal gelişmişliğe sahip ülkeler ise under-performers kategorisine giriyor. Kosta Rika, Kırgızistan ve Moldova göreli performansları en iyi olan 3 ülke iken, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ise yüksek GYH’na rağmen sosyal gelişme düzeyi düşük olan ülkeler kategorisinde bulunuyor. Daha fazlası için Sosyal Gelişme Endeksi’nin 2016 sonuçlarına ve interaktif data gezginine ayrıntılı göz gezdirebilirsiniz.

PAYLAŞ: