Menu EN

S360MAG

3 June

Küresel Rekabetin Belirleyicisi İnovasyon Olacak

    Dünya Ekonomik Forumu, dünya genelinde ülkelerin ekonomik rekabet karnelerini çıkardığı Küresel Rekabet Raporu’nu yayımladı. Her yıl yayımlanan raporun oluşturulmasını sağlayan Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde, 140 ülkenin ekonomik gücünü ve küresel koşullara uyumu, 12 ana alanda belirlenen, inovasyon kapasitesi, alt yapı, sağlık hizmetleri gibi alanlardaki 114 indikatör üzerinden ülkelere dair analiz yapılıyor ve ülkelerin detaylı profilleri çıkarılıyor.

Günümüzde rekabetin güçlendirilmesi yalnızca piyasaların doğru işlemesiyle değil, bunun yanı sıra değişikliklere uyum sağlayabilen güçlü kurumların oluşturulması ve inovasyon kapasitesinin artırılmasıyla mümkün oluyor. 2004 yılından bugüne ülkelerin performanslarını değerlendirmeyi sağlayan Küresel Rekabetçilik Endeksi’ne, günümüzde değişen küresel ekonomik koşullarda rekabeti etkileyen tüm unsurları dahil edilerek ve indikatörler genişletilerek endeksin güvenilir bir ölçüm kaynağı olması sağlanıyor. Dünya Ekonomik Forumu söz konusu çalışma ile ulusal verimliliğin ve refahın artırılmasına katkı koyan tüm faktörleri ele alan söz konusu indikatörlerle, ülkeler arasında interaktif bir harita ile küresel ve bölgesel kıyaslama aracı sunuyor. 2015-2016 yılı verilerini ele alan güncel raporun şu ana kadar küresel risklerin ve rekabete bağlı etmenlerin anlaşılabilmesini sağlayan en kapsamlı değerlendirme olarak belirtiliyor. Raporda sağlanan veriler küresel ekonomik trendler konusunda ekonomik politika yapıcılara ve tartışmalara önemli bir kaynak oluyor.                                                     

2015-2016 yılı sıralamasını etkileyen en önemli faktör toplum için inovasyon olarak belirlenmiş. Endeksin çıktılarına göre rekabet gücü sıralamasında bu yıl ilk sırada İsviçre, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor. Diğer ülkeler ise sırasıyla Almanya, Hollanda, Japonya, Hong Kong, Finlandiya, İsveç ve İngiltere.

Türkiye 2015-2016 Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde, bir önceki döneme kıyasla 6 basamak gerileyerek 51. sırada yer aldı. Bunun sebebi olarak, 12 değerlendirme kriterinden 10’unda gerçekleşen performans düşüşü gösterildi. En çarpıcı gerileme ise kurumsal yapı kriterinde gerçekleşti.



Raporda Türkiye’nin rekabet gücünde gözlenen düşüşün, ülkenin politik anlamda özel bir dönemden geçişi (genel seçimlerin gerçekleşmesi) ve jeopolitik konum kaynaklı sorunların devam etmesinin etkisi olduğu belirtiliyor. Ülkenin belirsizliğin baskın olduğu bir dönemden geçmesinin, uluslararası özel sektör yatırımlarının durağanlaşmasına, bunun da rekabet gücünün düşüşüne sebep olduğunun altı çiziliyor. Enflasyonun hedeflerin oldukça üzerinde gerçekleşmesi, yerel finans sektöründeki verimliliğin düşüşü, dış finansmana aşırı bağlılık, piyasalardaki yapısal reformlarda yeterince ilerleme gösterilememesi gibi sorunların, ülkenin üretkenliğinde sorunlara sebep olduğu ve yapısal reformların hızla gerçekleştirilmemesinin Türkiye’nin uzun vadedeki rekabetçiliğini sürdürmesine ciddi anlamda etki edeceği belirtiliyor.

PAYLAŞ: