Menu EN

S360MAG

22 July

Okyanus Dosyası

Oksijen ihtiyacının yarısını karşılarken milyarlarca insana gıda ve geçim kaynağı sağlayan deniz ve okyanuslar küresel ekonomilere yılda 128 milyar dolar GDP (Gayrısafi Yurtiçi Hasıla) yaratarak katkı sağlıyor. Buna rağmen, deniz ve okyanusları atıklarımız için ayrılmış birer havuz gibi kullanmaya devam ediyoruz. Okyanusların mevcut durumundan sorumlu en büyük grubu G7 ülkelerindeki üreticiler ve tüketiciler ile orta sınıf oluşturuyor. Daha önce bizim de bir haberimizde yer verdiğimiz G7 Zirvesi’nde bir araya gelen bir grup bağımsız araştırmacı, okyanuslarda küresel ekonomiyi etkilemesi muhtemel olan sorunları ele alan bir rapor yayımladı. Okyanusları tehdit eden önemli başlıklar ise şöyle:

1. Plastik Üretimimiz Giderek Artıyor ve Atıkları Okyanuslara Gidiyor:

PlasticsEurope’un yakın yürüttüğü çalışmaya göre, son 50 yılda plastik üretiminin 20 kat artarak 350 milyon tona ulaştığı tahmin ediliyor. Mevcut düzen devam ettiği takdirde 2050 yılına gelindiğinde okyanuslara balıklardan daha fazla sayıda plastik şişe olacağı hesaplandı ancak bunların nasıl dağılım göstereceği veya etkileri hakkında yeterli bilgiye ulaşılamıyor. Bir plastik torbanın ortalama kullanım ömrü yalnızca beş dakika olmasına rağmen çözünmesi 1.000 yılı alıyor ve her yıl sekiz milyon ton plastik okyanuslara atılıyor. Küçük değişikliklerle bile büyük etkiler yaratabileceğimizi farkına etmemiz gerekiyor. Şirketleri ve tüketicileri tercihlerinin çevresel etkileri üzerinde düşünmeye ve fark yaratmaya çalışan birçok şirket, bu atık plastiklerden günlük kullanıma uygun ayakkabılar, koşu ayakkabıları, mayolar ve yoga pantolonları  üretmeye başladı.




2. Gürültü Kirliliği Okyanus Hayatı İçin Ciddi Bir Sorun

Plastik kirliliğinin yanında gürültü kirliliği de okyanuslardaki hayati sorunlardan bir tanesi. Bir yük gemisinin motoru ortalama 190 desibel ses çıkarıyor ki bu, patlayan bir bombanın ortasında kalınmışçasına büyük bir gürültü anlamına geliyor. Balina ve yunuslar gibi ses yolu ile haberleşen canlılar için herhangi bir zaman diliminde yaklaşık 60.000 geminin çıkardığı gürültü nedeniyle okyanusların onlar için ne kadar korkunç bir hale dönüştüğünü tahmin etmek hiç de zor değil. 

3. Madencilik Faaliyetlerinin Olası Etkileri Bilinmiyor:

Bilgisayarlarda, cep telefonlarında ve diğer elektronik cihazlarda kullanılan ve nadir bulunan elementler, yoğunlukla Çin’de mineral olarak çıkarılıp işlenmek üzere gemi yoluyla başka yerlere gönderiliyor. Madencilik şirketleri şimdi de bu elementlere ve diğer değerli kaynaklara ulaşmak amacıyla okyanus tabanında taramalar yapıyor. Derin deniz hakkında sahip olunan bilgi oldukça kısıtlı olsa da bu aktiviteler sonucunda okyanuslar üzerinde nasıl etkilerin yaratılabileceğini tahmin etmek çok da zor değil.  

4. Okyanuslardaki Sıcaklık ve Asidite Artışı Ciddi Bir Tehdit:

Artan sera gazı salımları sebebiyle günümüzde 10 kat fazla ısı okyanuslar tarafından emiliyor ve bu ısının olağanüstü hava koşulları ile iklim çeşitliliği gibi yansımaları olacağı biliniyor. Ek olarak, okyanuslardaki asit oranın artmasına sebep olan CO2 seviyesinin artışı da son 66 milyon yıldakinden kat be kat fazlayken, artan asitleşmeye son vermenin tek yolu ise karbon salımlarını durdurmaktan geçiyor. Yüksek asit oranı, artan okyanus sıcaklığı ile birleştiğinde özellikle mercanlar ile kabuklu deniz canlılarının arasında bulunduğu bazı okyanus ekosistemlerini yaşam mücadelesi vermek durumunda bırakacak. Örneğin gezegendeki en büyük mercan resifi olan Büyük Set Resifi, artan su sıcaklığı sebebiyle bir dizi tehlike ile karşı karşıya. Geçtiğimiz Nisan ayı itibariyle resifin %93’ü renklerini kaybederek beyazladı. 


 

PAYLAŞ: