Menu EN

S360MAG

2 September

Temiz Enerji Devleri: Carbon Clean 200

3.4 trilyon Dolar’ın üzerindeki varlığı elinde bulunduran kurumsal ve bireysel yatırımcılar,  geride bıraktığımız beş yıldan bu yana fosil yakıtlara yaptıkları yatırımları belli oranlarda çekmeye başlayarak, temiz enerji yatırımlarına yönelmeye başladı. Temiz enerji sektörüne yapılacak yatırımları tartışmak ve yönetmek adına oluşturulan Carbon Clean 200 (Clean200TM), karbon ayak izi ve fosil yakıt kullanımlarını da göz önüne alarak temiz enerji teknolojilerine yatırım yapan dünya çapındaki 200 büyük şirketi raporunda değerlendirdi. Şirketlerin sıralamaya girmeleri için piyasa değerlerinin en az 1 milyar Dolar olması ve aynı zamanda gelirlerinin %10’luk kısmını temiz enerjiden elde etmeleri gerekiyor. Çalışmaya petrol ve doğalgaz şirketleri ile enerjisinin %50’sinden azını yenilenebilir kaynaklardan elde eden ve negatif iklim lobisi yapan veya ormansızlaşmaya sebep olan, silah üretimi yapan ve çocuk işçi çalıştıran şirketleri değerlendirmeye dâhil edilmedi.

Listede yer alan şirketlerin %70’inden fazlası gelirlerinin çok büyük bir kısmını temiz enerjiden elde ederken ülkeler arasında toplamda 66 şirket ile Çin en çok paya sahip ülke oldu, onu ise 40 şirket ile ABD izledi.



Şirketler bazında Toyoto Motor başı çekerken onu Siemens, Schneider Electric (4), Panasonic (5), Vestas Wind (7), Philips Lighting (8), Tesla Motor (17) ve Samsung (23)





Fosil yakıtlardan çekilen yatırımların sorumlu bir iş dünyası kurmaktaki önemi yeterince tartışılsa da ekonomik boyutları hala belirsizliğini koruyor. İnsanların hala benzinli araç kullandıkları günümüzde yatırımcıların fosil yakıt hisselerini satmaları garip gözükse de temiz enerji sektörü büyüyüp fosil yakıtlara olan talep azaldıkça bu yakıtların yerini temiz enerjinin alması ve yatırımların da temiz enerjiye yönelmesi çok da zaman almayacaktır. Örneğin, Silikon Vadisi’ndeki önemli risk sermayedarı John Doerr, yüksek karbonlu ekonomiden düşük karbonlu ekonomiye geçişteki yatırımların 21. yüzyılın en büyük ekonomik fırsatı olacağını söylüyor. Sera gazı salımlarının %40’ından sorumlu kömür örneğini ele aldığımızda endüstrinin hızla değer kaybettiğini görmek mümkün; özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde başta Peabody olmak üzere Arch ve Alpha gibi büyük kömür şirketleri iflasa karşı önlemler almaya başladı ve Dow Jones Kömür Endeksi (The Dow Jones Coal Index) %93 düşüş yaşadı. Deloitte Enerji Çözümleri Merkezi (Deloitte Center for Energy Solutions) ve yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre benzer problemler petrol endüstrisinde de yaşanıyor. 2015’den bu yana 52 adet şirket iflasa giderken dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz şirketlerinin üçte biri 150 milyar dolardan fazla borçlu durumda olup düşük petrol fiyatları sebebiyle nakit akışı sıkıntısı yaşıyor.

Fosil yakıt sektöründe yaşanan düşüşlerin aksine temiz enerji sektörüyse yükselişte; Bloomberg New Energy Finance (BNEF) tarafından yapılan çalışmalara göre kömür, petrol ve doğalgaz kombinasyonlarından elde edilebilecek enerjinin iki katı kadar temiz enerji üretme kapasitesine sahibiz. Ayrıca gelişen teknoloji ve iyileşen finansman ve ölçek ekonomisi sayesinde rüzgâr ve güneş santrallerinin maliyetlerinin düştüğünü söylemek mümkün. Benzer şekilde McKinsey, önümüzdeki 10 sene içerisinde yakıt verimliliği ve elektrikli arabalar gibi rekabetçi teknolojiler sebebiyle petrol talebinin de doygunluğa ulaşacağını bekliyor; örneğin, batarya fiyatları geçen yıla oranla %35 düşmüş ve elektrikli araba satışları da %60 oranında artış göstermiş durumda. Üstelik teknolojiye artan talep, fiyatları aşağı çekerken emtiaya olan talep de artış gösteriyor.

Carbon Clean 200 listesinde yer alan şirketler, bu on yıllık süreçte fosil yakıt performanslarını diğer şirketlere oranla üç kat arttırdılar ve böylece temiz enerji şirketlerinin yatırımcılarına somut ve ölçülebilir fırsatlar sunduklarını kanıtlamış oldular. Birçok temiz enerji yatırımı oldukça karlı hale gelmiş durumda ve temiz enerjinin, uzun vadede gelişen teknoloji sayesinde daha da cazip hale geleceğini ve daha fazla yatırımcının fosil yakıtlar yerine temiz enerji yatırımlarına yöneleceğini söylemek mümkün.

PAYLAŞ: