Menu EN

S360MAG

25 March

Ülkelerin Gündeminde COP21

2015 Aralık ayında gerçekleşen ve Paris İklim Anlaşması’nın kabul edilmesiyle sonuçlanan COP21’de iklim değişikliği ile mücadele konusunda önemli aksiyonlar alınmış, yasal açıdan da bağlayıcılığı olan ve sıcaklık artışının sanayi devriminden önceki ortalama sıcaklık olan 2°C’nin, hatta mümkünse 1.5°C’nin altında tutulması konusunda evrensel hedef konmuştu. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre 2015 yılında 35 milyar ton CO2 salımı gerçekleşirken, bu değerlerin 2013 ve 2014 yılları ile hemen hemen aynı seviyede olduğu ortaya konuyor. 2015 yılının kayıtlara geçmiş en sıcak yıl olmasının ardından, geçtiğimiz Aralık’tan bu yana sera gazı salımları sebebiyle rekor kıran sıcaklık değerlerinin kaydedilmesi, okyanuslardaki sıcaklık artışı ve 2016 Ocak ayının o güne kadarki en sıcak Ocak ayı olması dikkat çekiyor.

190 ülkenin imzacısı olduğu Paris Anlaşması’nın kabul edilmesinden bu yana bazı ülkelerde neler olup bittiği şöyle özetleniyor;

·Amerika Birleşik Devletleri:

Geçtiğimiz 3 ay, iklim değişikliğini durdurmak adına ABD’nin vermiş olduğu taahhütleri hayata geçirme konusunda Başkan Obama için oldukça zorlu geçti. Sera gazı salımını kısıtlayacak olan Temiz Enerji Planı’nın senatodan geçmesi konusunda da sıkıntılar yaşanıyor. Gelecek seçim sonuçlarının iklim politikalarını nasıl etkileyeceği ise merak konusu.

·Çin:

2030 yılına kadar kirlilik artışını durdurma hedefi koyan Çin’deki çalışmalar neticesinde kömür tüketiminin 2014 yılında önemli oranda düşmesi ve Çin’in Paris Anlaşması’ndan önce taahhütlerini gerçekleştirmeye yaklaşmış olması ile Çin’e daha iddialı hedefler koyması konusunda baskı yapılıyor. Aynı zamanda hayati tehlike oluşturacak seviyelerde olan hava kirliliğini de önlemek adına yenilenebilir enerjiye geçişin iklim değişikliğine etkisinin önemli olacağı savunuluyor.

·Hindistan:

1.2 milyarlık nüfusu ve gelişmekte olan ekonomisiyle Hindistan, sera gazlarından kaynaklanan kirliliğin en büyük sorumlusu olan ülkelerden biri. Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin iklime olan olumsuz etkilerini azaltma konusunda bazı gelişmiş ülkelerin gönüllü olmayı istemesi, Paris Anlaşması’nın bir diğer önemli gelişmesiydi. Fakat bu zamana kadar aradığı finansal desteği bulamayan Hindistan taahhüt ettiği enerji verimliliği ve güneş enerjisi panelleri projelerini henüz hayata geçiremedi.

·Japonya:

5 yıl önce yaşanan Fukushima felaketinin ardından nükleer enerjiden elektrik enerjisine geçişin sancılarının yaşanmasına rağmen geçtiğimiz ay Japon hükümet yeni kömür santrallerinin inşasına karşı sergilediği olumsuz tutumdan vazgeçti. Özellikle de kömür enerjisinin çevreye zararları düşünüldüğünde Japonya’nın vermiş olduğu taahhütleri nasıl yerine getirileceği merak ediliyor.

·Avrupa:

Sera gazı salımlarının %70’inin şehirlerden kaynaklandığı gerçeği ile birlikte C40 Şehirler İklim Liderlik Grubu ağında bulunan şehirler 2009’dan bu yana 10.000’den fazla aksiyon almış bulunuyor.

Avrupa’nın önde gelen şehirleri vatandaşlarına ve gelecek nesillere sağlıklı bir ortamda yaşama hakkı sağlamak ve onların hayat kalitelerini arttırmak adına özellikle otomobil sektöründeki üreticilere bazı kısıtlamalar getirdi. Ekim 2015’den bu yana otomobil sektörünün yasalarla belirlenmiş olan emisyon oranlarını aşmasını engelleyecek bir dizi karar alınmış bulunuyor.

PAYLAŞ: