Menu EN

S360MAG

22 April

Panama Belgeleri: Ulusların Gizli Zenginliği

Alman anonim bir kaynak tarafından, Mossack Fonseca hukuk firmasından sızdırılan yaklaşık 11 milyon gizli belgeyi kapsayan “Panama Belgeleri”, onlarca farklı ülkede elde edilen gelirlerin offshore (denizaşırı) şirketler aracılığıyla vergilendirilmeden nasıl gizlendiğini ve ne denli büyük bir yolsuzluk gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) yürüttüğü ve artık kamuoyunun da detaylarını bildiği Panama Belgeleri skandalı, dünya genelinde aralarında 12 ülke liderinin de bulunduğu toplamda 143 politikacının, ailelerinin ve yakın olduğu kuruluşların vergi cennetlerindeki offshore şirketler aracılığıyla nasıl yolsuzluk yaptığını gösteriyor.



Dünyanın dördüncü büyük offshore hizmet sağlayıcısı olan Mossack Fonseca bünyesinde birçoğu İngiltere bağlantılı 300.000’den fazla şirket mevcut. Panama Belgeleri 11,5 milyon belge ve 2,6 terabayt bilgi ile tüm zamanların en büyük sızıntısı olarak kayıtlara geçti.



Her ülke vergilendirme ile ilgili kanun ve mevzuatları nasıl düzenleyeceği konusunda kendi kurallarını koyma ve karar verme özgürlüğüne sahip. Fakat “vergi cenneti” olarak ifade edilen ülkelerdeki durum, özgürlüğün de ötesinde olarak tanımlanıyor. Söz konusu ülkeler, varlıklı kişilerin kendi ülkelerindeki vergilendirme kanun ve mevzuatlarından dışında kalmalarına aracı olarak vergi gelirlerini kaçırmalarına aracı oluyorlar. Mevcut zenginliğin gizlenmesi adına küçük vergi daireleri ile işbirliği yapmak, çok uluslu şirketlere varlıklarının büyük bir kısmının aktarılarak suni olarak el değiştirmesini sağlamak, para aklama faaliyetlerini kolaylaştırmak için uygulanan yöntemlerden birkaçını oluşturuyor. Tahminlere göre denizaşırı ülkelerin bankalarında, dünyada genelindeki hane halkları refahının yaklaşık %8‘inedenk gelen 7,6 trilyon dolarlık hesaplar mevcut. Latin Amerika için bu oran %20’den fazla iken Afrika’da %30, Rusya’da ise neredeyse %50’lere kadar çıkıyor. Bu ülkelerin gelişimi, ekonomik ve sosyal eşitsizlik konuları ele alındığında yapılabilecek çıkarım oldukça ciddi; tahminlere göre vergi cennetlerine kaçırılan miktarlarla devletlerin gelirlerinde yılda yaklaşık 200 milyar dolarlık bir kayıp söz konusu.

Uzmanlık alanı vergi cennetleri olan ve bu konuda çok sayıda yayını olan ekonomist Gabriel Zucman, dünyada genelindeki toplam finansal borçların, yatırımcıların tespit ettiği miktarların çok üzerinde olarak trilyon dolarları bulduğunu ifade ediyor ve söz konusu miktarların vergi cennetlerindeki yatırım fonlarında işlem gördüğünü vurguluyor. Dünyada vergi kaçırmakta kullanılan offshore şirketlerin bir haritasını çıkarmaya başlayan Zucman, vergi cennetlerine ve vergi kaçırmaya bağlı olarak gelir dağılımındaki artan eşitsizliğe de dikkat çekiyor.

Son yıllarda vergi kaçakçılığını önleme konusunda alınan önlemlerin sayısı artsa da gerekli denetimlerin sıkılaştırılması gerektiği Panama Belgeleri ile bir daha ön plana çıkıyor. Vergi kaçakçılığı ile mücadele için finansal varlıkların kapsamlı olarak kayda geçirilmesi gerekiyor. Birçok ülke bu kayıtları hali hazırda uzun yıllardır tutuyor ancak çoğunlukla mülkiyetin edinildiğine dair bilgiler içeren kayıtlarda mülkiyeti kimin edindiği, yatırım ortaklığının olup olmadığı gibi bilgilere yer almıyor. Buna ek olarak, tutulan finansal kayıtlar birçok ülkede özel kuruluşlar tarafından yönetiliyor ve kullanılıyor. Bu şirketlerin amacı vergi alımını icra etmek veya istatistik oluşturmak yerine yalnızca güvenlik önlemleri almak olduğunun farkına varmak da önem teşkil ediyor.

 *Başlık, ekonomist Gabriel Zucman’ın aynı isimdeki kitabından alınmıştır.

PAYLAŞ: