Menu EN

S360MAG

26 February

İş Dünyası ve Sosyal İnovasyon

Sosyal eşitsizliğin azaltılması ve sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin sağlanması bugünün ekonomilerinin en önemli sorunları arasında yer alıyor. Dünya Ekonomik Forum hükümetleri, özel sektör temsilcilerini, uzmanları, sivil toplum liderleri ve sosyal girişimcileri içeren paydaşları sürece katmak ve söz konusu zorlukların ortadan kaldırılmasını destekleyecek çalışmalar yapmak üzere “Ekonomik Büyüme ve Sosyal Kapsayıcılık üzerine Küresel Zorluklar Girişimi”ni oluşturdu. Söz konusu girişim Şubat ayında, iş dünyasının, sosyal fayda ve iş değeri yaratmada sosyal inovasyon fırsatlarını nasıl değerlendirebilecekleri konusuna rehberlik etmek üzere, sosyal girişimcilik üzerine çalışmalar yapan Schwab Vakfı işbirliğinde Sosyal İnovasyon: Kurumsal ve Toplumsal Değerin Sağlanması Rehberi isimli raporu yayımladı.

Rapor, lider uzmanlar, düşünce liderleri ve akademisyenlerden oluşan bir danışma kurulu olan “Dünya Ekonomik Forumu Sosyal İnovasyon üzerine Küresel Gündem Konseyi” koordinasyonunda, dünya genelinden lider şirketlerin 30’dan fazla yöneticisiyle yapılan workshop ve röportajların çıktıları ile oluşturuldu.

Sosyal inovasyon, genel anlamda tüm toplum başta olmak üzere, düşük gelirli ve yetersiz hizmet alan kesimler için fayda yaratmayı sağlayacak inovatif, uygulanabilir, sürdürülebilir piyasa merkezli yaklaşımlar olarak tanımlanıyor. Düşük gelirli toplumların küresel ekonomiye katılmalarında fırsat yaratmada sosyal inovasyon, daha stratejik, daha tutkulu ve daha işbirliğine dayalı modeller sunmasıyla ön plana çıkıyor.

Rapor, sosyal inovasyonun neden gün geçtikçe bugünün iş dünyası için daha anlamlı bir strateji haline gelmesi gerektiğinin altını çiziyor. Raporda, sosyal inovasyonun şirketlere finansal getiriler sağlamanın ötesinde itibar ve güven artışı gibi fırsatlar da sunduğunu vurguluyor. Örneğin, Edelman Güven Barometresi 2015 verilerine göre, kamunun iş dünyasına güveni 2008 yılından bu yana en düşük seviyede kaydedildi. Bunun yanı sıra PWC yıllık CEO anketinde de, CEO’ların yarısından fazlası (%55’i) iş dünyasına azalan güven konusundaki endişelerini belirtiyorlar.

Rapor, aşağıdaki görselde yer alan adımlar ekseninde geliştirilecek sosyal inovasyon stratejilerinin nasıl fırsatlar ve faydalar sağlanacağının altı çiziliyor ve şirketlerin sosyal inovasyon gerçekleştirme isteklerini nasıl aksiyona çevirebileceklerine odaklanıyor. 



Şirketler kurumsal vatandaşlıklarını uzun yıllardır, hayırseverlik ve kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında ele alıyorlar. Ancak sosyal inovasyon, daha ölçülebilir ve somut iş faydaları sağlaması itibariyle söz konusu geleneksel yaklaşımlardan ayrılıyor. Sosyal inovasyon stratejileri;

Şirketin inovasyon ajandası ve iş stratejisinde doğrudan içerisinde yer alan,
İnsan kaynağı, değer zinciri, teknoloji ve dağıtım sistemleri gibi şirketlerin karlılığına etki eden varlıklarını güçlendiriyor.  
Gitgide artarak, bir şirketin temel operasyonları ve iş bölümleri tarafından yönetiliyor.

Özetle, sosyal inovasyon, şirketlere, uzun vadede rekabet sağlıyor, yeni piyasa ve tüketiciler, daha güçlü bir tedarik zinciri ve yeteneklerin şirket bünyesinde tutulmasını sağlıyor.

PAYLAŞ: