Menu EN

S360MAG

16 December

Su Riski ve Finansal Etkilerinin İş Dünyasına Yansıması

2016 yılında, su kaynaklı risklerin finansal etkileri geçen yıllara göre beş kat daha fazla hissediliyor. Buna rağmen şirketler kuraklık, kirlilik veya sel baskınları gibi etkileri azaltmak veya bu etkilerden korunmak adına yeterince hızlı aksiyon alamıyorlar. Yalnızca 2016’da dünya genelinde şirketler, artan çevresel düzenlemelere rağmen su kaynaklı sorunlardan korunmak adına 14 milyar dolarlık harcama yaparken bu rakam 2015 yılında 2,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

COP22 Marakeş’te CDP tarafından sunulan ve yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan “Thirsty Business: Why Water is Vital to Climate Action” adlı yeni rapor, dünya genelinde 67 trilyon dolarlık malvarlığını elinde bulunduran 643 kurumsal yatırımcı ve CDP ortaklığındaki çalışmanın verilerini ele alan çalışma, daha yeşil bir gelecek için diğer yatırımcıları da bilgilendirmeyi hedefliyor. Su riski konusundaki bilincin arttığını söylemek mümkün; öyle ki, giderek büyüyen risklerin finansal etkilerinin farkında olan toplamda 607 şirket, 2015 yılına göre %49’luk bir artışla, CDP ile işbirliği yapmaya başladı. Örneğin, ABD’de General Motors, kuraklık ve hidroelektirik nedeniyle artan su maliyetleri kaynaklı sekiz milyar dolar harcadı ve United Technologies Corporations, NASA’nın son yılların mega kuraklığının yaşanacağı yönünde uyarıda bulunduğu Güney Kaliforniya’da su tasarrufu altyapısına 1,7 milyon dolarlık yatırım yaptı. Japon enerji şirketi Tepco ise 2011 yılındaki tsunami’nin ardından Daiichi’deki nükleer santralde meydana gelen kazadan sonra yer altı sularının kirlenmesi sebebiyle 10 milyar dolar harcamak zorunda kaldıklarını açıkladı.

CDP raporuna göre şirketlerin takip eden altı yıl içerisinde artan su riskleri sebebiyle finansal risklerle daha çok karşı karşıya kalması bekleniyor; su kalitesini düzenleyen yeni yasalar ile operasyonel harcamaların giderek artması ve yeni tesisler için yapılması gereken yatırımlar başlıca etkiler arasında gösteriliyor. CDP CEO’su Paul Simpson’a göre bu senenin bulgularından yola çıkarak özel sektörün çıkarması gereken önemli dersler bulunuyor. İlk olarak, su risklerinin önlem alınmadığı takdirde iş dünyasında ciddi tehditler oluşturacağının farkına varılması ve en önemlisi de düşük karbonlu ekonomiye geçişte su konusunun en önemli küresel emtialar arasında olduğunun bilincine varılması gerekiyor.

Su riskinin ortaya çıkardığı ve her geçen yıl büyüyen tehditlerin farkında olan kurumlar, şeffaflık, etkilerin ölçülmesi ve takibi, risk değerlendirmesi ve yönetimi ile hedef ve amaçların belirlenmesi gibi konularda aşama kaydetmiş bulunuyor.



2016 yılında şirketlerin %61’i su kullanımlarını izlediklerini söylerken, CDP’nin bu raporunu hazırlanması için destek veren şirketlerin sayısı 2015 yılına göre yarı yarıya arttı. Sektörel olarak bakıldığında bilişim %73, temel tüketici ürünleri %58, materyal %54 ve sağlık hizmetleri %51 ile en yüksek cevap verme oranına sahipken su riski kaynaklı finansal etkileri en çok hisseden sektör ise temel olmayan tüketici ürünlerinde gerçekleşti.




Bu ciddi sorun konusunda yatırımcı paydaşlarını bilgilendirmeyen Exxon Mobile, Chevron ve Royal Dutch Shell gibi enerji şirketleri ve sektörün üçte birinden fazlasını oluşturan diğer şirketler, su riskinin gelecekteki etkileri konusunda yeterince bilgi sahibi gözükmüyor. Rapora göre gelecekte su güvenliğinin sağlanması, düşük karbon salımları ve şirketler ile iş dünyasının iklim değişikliği konusunda aksiyon alınması yönünde önemli bir adımı oluşturuyor. Örneğin, şirketlerin %54’ü doğru su tüketimi ile sera gazı salımlarının azalacağına inanıyor. Şirketlerde stratejik değişimler ve yüksek yönetimin katılımını gerektiren su güvenliği konusunda en başarılı şirketlere yer veren liste, şeffaflık, farkındalık, yönetim ve liderlik metodolojilerine göre değerlendirildi. Su konusunda liderliği ele alması zor olan sektörlerden dahi çeşitli şirketlerin yer aldığı listeden, Avrupa Coca-Cola Partnerleri, Colgate Palmolive ve Ford Motor gibi örneklerin yanında geçen seneye göre en iyi iyileştirmeler ile karşımıza çıkan Ford, Fiat Chrysler ile Toyota en iyi örnekleri oluşturuyor. Listenin tamamına ve rapora bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ: