Menu EN

S360MAG

21 October

Otomotiv Sektöründe Sürdürülebilirlik

Düşük karbonlu ekonomiye geçişte otomotiv sektörünün dönüşüm içerisinde olduğu şu günlerde büyük yatırımcılar, sektöre ayrılan kaynakların devamlılığın sağlanabilmesi için sektöre hatırlatmalarda bulunuyor.

24 trilyon dolarlık varlığı elinde bulunduran ve 250 kişiden oluşan bir küresel yatırımcı ağı, otomobil üreticilerinin yönetim kurullarında iklim değişikliği konusunda uzmanlaşmış kişilere yer verilmesi, yasa koyucular ile daha iyi ilişkiler kurulması ve düşük emisyonlu araçlara yatırımların artırılması gibi taleplerini dile getiriyorlar. Geleneksel otomotiv endüstrisinin de söz konusu beklentilere cevap vermek adına elektrikli ve hibrit modeller üzerine çalışmalarına ivme kazandırdığını söylemek mümkün. 2016 yılının sonunda dünya genelinde sayısı iki milyonu aşması beklenen elektrikli araç, bu dönüşümün daha da hızlanmasını sağlayacak.



ABD’de elektrikli araçların bir milyon gibi bir satış rakamına ulaşması beklenirken, sürüş mesafesinin kısa, fiyatların da yüksek olması sebebiyle ancak dörtte biri kadar satılan elektrikli araçlara olan ilgi beklenenin aksine az olsa da bu araçların Avrupa ve Çin’in otomotiv piyasasındaki payı şimdiden %1’i geçmiş bulunuyor. Pazarda dünya lideri olmayı hedefleyen Çin’in bir dizi teşvik kararı aldığı ve üreticilerinin uzmanlaşabilmesi adına güçlü bir yerel piyasa oluşturmaya çalıştığı biliniyor. Ne var ki şu anda lider olan İsveç’te araba piyasasında elektrikli araçlara doğru ciddi bir kayma söz konusu;  büyük vergi indirimleri ve belli başlı altyapı yatırımları sayesinde satılan her üç arabadan birisi elektrik enerjili ve bu oran her geçen gün artmaya devam ediyor. İsveç ve benzer şekilde lider pozisyondaki Hollanda 2025 itibariyle fosil yakıtlar ile çalışan arabaları devre dışı bırakmayı hedefliyor.

Almanya Federal Meclisi’ne sunulan önergeye göre 2030 yılında fosil yakıtlar ile çalışan arabaların yasaklanması gündemde; buna göre Alman vatandaşlarının yalnız elektrikli veya hidrojen yakıtlı arabaları satın almasına izin verilmesi ön görülüyor. Paris Anlaşması kapsamında sıfır salım hedeflerine ulaşmada fosil yakıtlı araçların yasaklanması gerektiği vurgusu yapan Yeşil Parti’den meclis üyesi Oliver Krischer, aynı zamanda bu değişimin Alman otomotiv endüstrisindeki işgücündeki yansımalarını değerlendirdi. Krischer, ihtiyaç duyulan işgücünün %10 oranında azalarak işsizlik sorununa sebep olabileceğini fakat Alman otomotiv endüstrisinin dünya çapındaki lider pozisyonu göz önüne alındığında böyle bir öncü harekete ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Benzer şekilde İngiltere’de de elektrikli araçlara trafikte öncelik verilmesi önerisi sunuldu. Her yıl 50.000 kişinin ölümüne sebep olan ve topluma £ 27,5 milyar zarar veren hava kirliliğinin önlenmesi, NO2 seviyesinin düşürülmesi adına temiz hava sahası ilan edilen beş büyük şehirde yerel çalışmalar başlatıldı.

PAYLAŞ: