Menu EN

S360MAG

15 January

Döngüsel Ekonomi Nedir?

Döngüsel ekonomi hem kavram, hem de uygulanabilir bir model olarak giderek daha fazla ilgi çekiyor. Döngüsel ekonomi, temelde işletmeleri, tedarik zincirlerini ve pazarları yeniden uyarlayarak büyümeyi kaynak kısıtlamasından kurtarmayı, ‘değer’ kavramına verilen önemi artırmayı ve ‘çöp’ kavramını tarihe karıştırmayı hedefliyor.  

Peki, döngüsel ekonomi nasıl işliyor?

Ethical Corporation tarafından hazırlanan 2015 Döngüsel Ekonomi Raporu’na göre, döngüsel ekonomi şu anda hâkim olan, ürünlerin tekrar kullanım, tekrar üretim gibi endişeler gözardı edilerek üretildiği lineer ekonomik düzenin yerini alıyor. Eski “al, yap, at” modeli yerine döngüsel ekonomi, sınırlı doğal kaynakları korumakla kalmayıp yeni fırsatları ve büyümeyi beraberinde getiren sürdürülebilir bir model sunuyor.

Döngüsel ekonomi stratejilerinde ürünler, kullanım ömrü uzatılarak, dayanıklı, atık üretimi en düşük seviyeye indirilerek ve yenilenebilir ya da düşük karbonlu enerji ile üretiliyor.

Şirketlerin döngüsel ekonomiden kazanabilecekleri birden fazla alan var. Bunlardan bazıları, arz ve malzemelerin fiyatları üzerindeki belirsizliğin azalması ile şirket itibarının iyileştirilmesi. Fakat bu faydaların çoğunlukla uzun vadede gerçekleşeceği ve ölçümünün zaman zaman zor olabileceği unutulmamalı.

Dr. Daan Elffers, Hollanda merkezli EMG danışmanlık şirketinin CEO’su, lineer endüstriyel model egemenliğine devam ettikçe materyallerin maliyetinin ve yetersizliğinin artmaya devam edeceğini söylüyor. Dr. Elffers’a göre; “Döngüsel modele geçerek işletmeler tedarik zincirlerini bu riskten ayırabilirler ve ileride işletmelerini hammadde fiyatlarındaki hızlı artıştan koruyabilirler. Bu geçişi ne kadar hızlı yaparlarsa, şirket bu getirileri görmeye o kadar erken başlar. Zamanla, bu getiriler büyümeye devam edecektir, üstelik daha hesaba katılmamış olan rekabet avantajı gibi başka yararlar da olacaktır.”

Maersk Line’a göre ise bu yolda bilgi paylaşımı ve aynı görüşlerde olan şirketler ve organizasyonlar arasında işbirliği yapılması en iyi yöntem. “Bazen bu bizim daha önce yabancı olduğumuz bir alanda varlık göstermemiz anlamına geliyor, bazen ise karşılıklı fikir paylaşımı. “

New York Times’da yayınlanan son ekonomik kriz sırasında yapılan araştırmaya göre, tüketiciler genel olarak anlık, düşünmeden yapılan alışveriş yerine daha dayanıklı ve değeri yüksek ürünlere daha fazla harcamayı tercih etmeye başladılar. Patagonia, bu hedef kitleye hitap etmek amacıyla Common Threads anlaşmasını ortaya çıkardı. İki yıl içerisinde 75,000 imzacıya ulaşan anlaşma ile Patagonia müşterileri sadece ihtiyaç duydukları ürünleri satın almaya, bozulduğunda ürünlerini tamir etmeye, satmaya ya da tekrar kullanım veya geri dönüşüm için vermeye söz verdiler.

1996 yılından beri Patagonia pamuklu ürünlerinde sadece organik pamuk kullanıyor. Buna rağmen, asıl endişe ürünün satışından sonra ortaya çıkıyor. Bu nedenle şirket, müşterilerini de bu sürece dâhil etmek için çıktığı arayışta Common Threads Pledge’i, ve Worn Wear kampanyasını yarattı.  

Kar amacı gütmeyen Waste and Resources Action Programme (WRAP) adlı organizasyonun yaptığı araştırmaya göre bir şirketin çevreye olan olumsuz etkisini azaltmasının en iyi yolu, mümkün olduğunca dayanıklı ürün üretmekten geçiyor, bu da Patagonia’nın doğru yolda olduğuna bir işaret.
 
 

PAYLAŞ: