Menu EN

S360MAG

7 October

Sosyal Sorunların Çözümü için Açık İnovasyon

Günümüzde çevresel ve ekonomik sorunlarla baş etmeye çalışırken bir yandan da toplum refahını yükseltmek için çaba gösteriyoruz. Sosyal sorunlar, gittikçe karmaşıklaşan dünyada daha da karmaşık bir hâl almaya devam ediyor. Dolayısıyla sosyal sorunların çözümlerine yönelik fikirler de daha kapsayıcı olmalı.

Sosyal inovasyon fikri de tam olarak bu amaçla ortaya çıktı. Sosyal inovasyon yapanlar inovasyonu sosyal konulara odaklayarak hareket ediyor ve toplumun refahını arttırmak için çözümler üretiyor. Stanford İşletme Fakültesi’ne göre sosyal inovasyon, mevcut sosyal sorunlara daha sürdürülebilir, daha etkin ve daha verimli çözümler üretmek için ortaya çıkmış bir kavram. Günümüzde şirketler inovasyonu ya da yenilikçiliği genel olarak ürün ve süreç geliştirme aşamalarında kullanıyor, daha etkin süreçler, daha verimli ürünler üretmek adına bir araç olarak görüyorlar. Ancak sosyal meselelerin çözüme kavuşturulması için inovasyonu kullanmaya başlayan şirketlerin sayısı da az değil.    

Son on yılda yeşeren bir başka kavram da açık inovasyon. Geleneksel olarak şirket içerisinde yapılan inovasyondan farklı olarak, çözüme gereksinim duyan konuyu dışarıya açan ve ilgili tüm paydaşları çözümün bir parçası olmaya davet eden açık inovasyon, kavramı ilk kez kullanan Chesbrough’ya göre, kârlılığın da anahtar aktörlerinden birisi. Bilginin bu kadar ucuzladığı ve erişilebilir olduğu bir dönemde, yazılı bilgiye ulaşmak mesele olmaktan çıktı. Artık mesele bu bilgiyi (information) anlamlı bilgiye (knowledge) dönüştürebilmek. Bunu da kalabalık kitleler halinde ve işbirliği içerisinde gerçekleştirmek daha akla yatkın. Finansman gibi konuların crowdsourcing gibi yöntemlerle dışarıya açıldığı ve başarılı da olduğu bir dönemde, parlak fikirler için de neden aynısı yapılmasın? Annenberg İletişim Fakültesi’nden Douglas Thomas’ın sözleriyle söyleyecek olursak, “Geleneksel ve mükemmeliyetçi sistemde çözüme katkı sağlayanların sayısını arttırırsanız, hata yapma şansınız artar. Ancak “açık bilim” ya da “kalabalıkların bilgeliği” gibi kavramları temel alırsanız, daha fazla insanın katkısı yalnızca sorunun çözümü olasılığını arttırır.’’

Ülkemiz, sosyal gelişmişlik endekslerinde üst sıralarda yer alamıyor. Bunun birçok nedeni var ve çözümler için sorunları farklı açılardan ele almaya başlamak gerekiyor. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar almaya çalışmak bizi başarıya ulaştırmayabilir. Geçtiğimiz hafta, Türkiye’deki sosyal sorunlara çözüm üretmek için açık inovasyon yöntemini kullanan bir etkinliğin parçası olduk. Zorlu Holding, AtölyeLabs ve S360 ortaklığında gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar tasarım odaklı düşünme yöntemini kullanarak, belirli bir sosyal konuda yenilikçi, sosyal etkisi yüksek fikirlerini nasıl uygulanabilir iş modellerine dönüştürebileceklerini tartıştı. Üç gün süren etkinlikte öğrenciler, profesyoneller, genç girişimciler; uzmanlardan aldıkları bilgiler ışığında, daha sonra gerçekleştirdikleri saha çalışmaları ile derinleşerek fikirlerini sağlam bir zemine oturtmaya çalıştılar.

Türkiye’deki mevcut sosyal sorunların çözümüne katkı sunmayı amaçladığımız bu etkinlik ile farklı alanlardan birçok katılımcının ortak bir sorun özelinde nasıl yenilikçi çözümler üretebileceğine tanık olduk. Farklı yöntemleri uygulamaya koyan benzer etkinliklerle ülkemizde toplumsal sorunlara çözüm getiren inovatif fikirlerin yeşermesine katkı verenlerinden arasında yer almaya devam etmeyi umuyoruz.

PAYLAŞ: