Menu EN

S360MAG

20 May

Gençlik Moda Zirvesi ve Moda Sektörünün Değişimi

40 farklı ülkeden 116 öğrenci genç, gelecek neslin tasarımcı ve iş dünyası liderlerinin aşırı tüketim sorunuyla nasıl mücadele edebileceklerini ve sektörün sürdürülebilir olmayan iş modellerinden nasıl kurtulabileceğini, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ekseninde tartışmak üzere 9-11 Mayıs tarihlerinde Kopenhag’da gerçekleşen Gençlik Moda Zirvesi’nde bir araya geldi. Zirve sonunda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri‘nin moda sektörünün değer zincirinde nasıl hayata geçirilebileceğine dair bir çerçeve oluşturan grup, çalışmaları ekseninde hazırladıkları manifestoyu daha fazla insana ulaştırmak amacıyla 12 Mayıs tarihinde gerçekleşen Kopenhag Moda Zirvesi’nde okudu.



Moda sektörü üretime bağlı çevresel konular, olumsuz çalışma koşulları ve çalışan haklarıyla ilgili tartışmalı olayların yaşanması nedeniyle sürdürülebilirlik ile ilgili konularda sık sık gündeme gelen sektörlerden biri olarak köklü bir değişime ihtiyaç duyuyor. Moda sektörünün günümüzdeki sürdürülebilir olmayan, kaynak yoğun ve kirleten iş modelleriyle değişemeyeceğini, ancak bilinçli bir neslin bunu değiştirebileceğinden hareketle yola çıkan gençler modada yeni bir ses oluşturmayı planlıyorlar.

Moda Sektöründen Gençlik Moda Zirvesinde Dile Getirilen Talepler

Cümlelerine “sahip olduğunuz unvan ve rollerin mirasçıları olarak…” şeklinde başlayan gençler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni moda sektörü sorunlarıyla bağlayan aşağıdaki manifesto ile moda dünyasına seslendiler. Biz de sizler için, okunan manifestoyu derledik.

1. Sahip olduğunuz unvan ve rollerin mirasçıları olarak, çalışanların ve tüketicilerin güçlendirilmesi ve eğitilmelerini talep ediyoruz. [Küresel Hedef 4: Nitelikli Eğitim, Küresel Hedef 17: Hedefler için Ortaklıklar, Küresel Hedef 12: Sorumlu Tüketim ve Üretim]

2030 itibarıyla moda sektörü kamu, şirketler ve medya ile dokundukları paydaşlarının refahını sağlayacak bir ortaklık oluşturmuş olmalı. Online öğrenme platformları kurulmalı ve sektörde faaliyet gösteren herkese teknik ve kişisel becerilerin geliştirilmesini sağlayacak eğitimler verilmeli. Bu yolla, çalışanların memnuniyeti ve verimlilikleri artırılmalı. Ayrıca, eğitimlerin sadece üretim için çalışan işçileri değil, aynı zamanda tüketicileri de kapsaması gerektiğine inanıyoruz. Etki ve yaygınlıklarıyla hükümetler ve iş dünyası, medya ile el ele vererek tüketiciler arasında davranış değişikliğini sağlayabilirler.

2. Moda sektörünün bir kaynak olarak suya bağımlılığını azaltacak kapalı devre su yönetim sistemlerinin uygulanmasına yönelik derhal ve etkin aksiyonlar alınmasını talep ediyoruz. [Küresel Hedef 6: Temiz Su ve Sıhhi Koşullar]

BM'ye göre, moda endüstrisinin derhal aksiyon almaması durumunda, 2030 yılına kadar temiz su artık dünya nüfusunun yarısı için erişilebilir bir kaynak olmayacak. Biz, moda sektörünün artık dünyanın ikinci büyük su tüketen sektör olmadığı bir gelecek hayal ediyoruz. 9 milyar insanı ve tatlı su kaynaklarımızı etkileyen kimyasallar konusunda farkındalığın olduğu bir dünya hayal ediyoruz. Kaynaklarımızın değerine saygı duyan bir kültürle suyun geri dönüştürülmesini sağlayan teknolojilerin kullanılmasını istiyoruz.

3. Adil ücret, altyapıların iyileştirilmesi, gıda güvenliğinin sağlayarak tüm toplumun refahına uzun vadeli yatırımlar yapmanızı talep ediyoruz. [*Küresel Hedef 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme]

Yerel toplumların gelişmesini kapsayan bir kurum kültürü yaratmak mümkün. Şimdi, el ele çalışarak ve karşılıklı kazanarak toplumu sektörün ve moda sanayinin bir parçası, sanayiyi de toplumunun bir parçası yapmak mümkün. Bu çalışmalar sadece nihai ürünün kalitesini artırmayacak, aynı zamanda toplumun yaşam kalitelerini de artıracak. Topluluklar ve sektör ancak bu yeni modelde, giysinin yaşam döngüsünde emeği olan ellere ve kalplere saygı duyarak birlikte gelişebilir.

4. Sermaye, kâr ve başarının yeniden tanımlandığı ve parasal değerden daha fazlasıyla ölçüldüğü bambaşka bir moda sektörü için işbirliği yapmanızı talep ediyoruz. [Küresel Hedef 17: Hedefler için Ortaklıklar]

2030 yılından itibaren, bu kavramlar, refah, sosyal güvenlik ve küresel sağlık bütünsel bir bakış ile yan yana ölçülmeli. Öncelik, kalkınma ve refahın eşit dağılması önündeki engellerin, iş birliği ve bilgi paylaşılmasıyla azaltılmasında olmalı. Biz, başarının yalnızca finansal kazançlar yoluyla değil, bilginin paylaşılması ve artırılması, teknolojik yenilikler, sosyal ve çevresel ilerlemeyle ölçüldüğü bir düzen hayal etmenizi istiyoruz.

5. 2030 yılında artık, moda sektörünün dünyanın ikinci en büyük kirletici sanayi olarak anılmamasını istiyoruz.  [Küresel Hedef 15: Karasal Yaşam]

Siz, dünyanın farklı yerlerinden gelen politika yapıcılar, daha fazla arazi suistimalinin gerçekleşmemesi için yasalar oluşturmak ve uygulamak için sivil toplum kuruluşları, markalar ve şirketler ile birlikte çalışmalısınız. Ayrıca, yaşam için daha fazla fırsat yaratmalıyız. Bu dünya gelişmeye izin vermek için, geri getiremeyeceklerimizi doğadan almaktan vazgeçmeli, bunu durdurmalıyız.

6. Tasarımcılar, markalar ve hükümetlerden işbirliği içerisinde, döngüsel bir sistemi sağlamak için gerekli olan teknoloji ve altyapıya yatırım yapmalarını talep ediyoruz. [Küresel Hedef 9: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı, Küresel Hedef 12: Sorumlu Tüketim ve Üretim]

Bugünün tekstil sektörü kaynakları tüketiyor ve atık yönetimi yapmıyor. Bu konuda çalışmalar, ürünün başka ürünün kaynağı olmak üzere dönüştürülecek içerikte olması ve kullanılan ürünlerin toplanmasıyla mümkün olabilir. Sıfır atık uygulamalarıyla, çevreye zarar vermeyen bir moda sektörü hayal ediyoruz. Bu, üretim öncesi, tüketim sırasında ve tüketim sonrasında ortaya çıkan atıkların ortadan kaldırılması için sektörler arası stratejik yol haritaları hazırlanmasını gerektiriyor. Markalar proaktif olarak döngüsel iş modelleri, tasarımlar ve sistemler üzerine çalışmalıdırlar. Hedefimiz 2030 yılında döngüsel iş modellerinin olduğu bir moda dünyasıdır.

7. Sürdürülebilirliğin bir norm olarak kabul edildiği yepyeni iş modelleri talep ediyoruz. [Küresel Hedef 12: Sorumlu Tüketim ve Üretim]

Sürdürülebilirliğin ödüllendirilmesi gerekiyor. Dünya Mutluluk Raporu, mutluluğun katlanarak artan finansal büyüme ile artmadığını doğruluyor. Bu nedenle, bizim sektörümüzün başarının diğer ölçütlerine bakması gerekiyor. Sürdürülebilirlik prensibiyle hareket etmeyen tüm aktörlerin cezalandırılmasını ve bu yolla elde edilen gelirleri sürdürülebilir moda girişimlerine yatırılmasını talep ediyoruz. Biz gelecekte, çevresel ve sosyal anlamda olumsuz etkisi olanları ortaya çıkaracağız ve teşhir edeceğiz. Bizim sektörümüz, değişim için çalışan herkesi ödüllendirmelidir.

PAYLAŞ: