Menu EN

S360MAG

23 September

Sürdürülebilir MBA Programları

2000’li yılların başında ilk “Sürdürülebilir MBA” programının açılmasından bu yana iş fikirlerini daha iyi bir dünya yaratmak için kullanmak isteyen adaylar için “yeşil MBA” programlarının gün geçtikçe çeşitlendiğine tanıklık ediyoruz. Sürdürülebilir MBA programı sunamayan kurumlar ise, iş hayatının sosyal etkilerini anlamak isteyen öğrencileri aydınlatmak adına müfredatlarını güncelliyorlar. Aspen Enstitüsü’nün Sürdürülebilir MBA programları ile ilgili düzenlediği araştırmaya göre, 2001-2011 yılları arasında öğrencilerin bir MBA programı vasıtasıyla aldığı iş hayatı ve toplumsal meseleler konulu dersler %130 üzerinde artış göstermiş durumda.

Bu noktada, adalet ve sürdürülebilirlik gibi sosyal sorunlara işletme eğitiminde ne kadar yer verilmesi gerektiği sorusu akla geliyor. Pinchot Üniversitesi kurucularından Gifford Pinchot, bu soruyu ‘’Temel değerlerini işlerine de yansıtmaları konusunda eğitilmeyen insanların iş dünyası liderleri olarak nasıl yetiştirebilirsiniz ki? ’’ şeklinde başka bir soru ile cevaplamayı tercih ediyor ve toplumsal değerleri yakalayamayacak işlerin risk altında olduğuna inandığını belirtiyor.

Bazı geleneksel işletme okulları, öğrencilerine yeşil MBA programları sunmasa da mezunlarını sürdürülebilir ve etik işlere yönlendiriyor. Örneğin New York, Yale, Columbia Üniversiteleri’nin yanında birçoğu sertifikalı B Corp’larda iş bulan öğrencilerinin okul kredilerini siliyor; böylece öğrenciler, iş modelleri ile sosyal ve çevresel fayda oluşturmaya çalışan şirketlerdeki pozisyonlar için teşvik ediliyor. Yapılan araştırmalar bu tip programların popülaritesini açıklamaya yetiyor. Sayısı gün geçtikçe artan Y jenerasyonundan profesyoneller, belli bir amacı karlılığın üzerinde tutan şirketlerde çalışmayı istiyor. B Corp’un elde ettiği verilere göre yeşil MBA’den yeni mezun öğrencilerin işe alım oranları da şaşırtıcı derecede yüksek seviyede. Virginia’daki TMI adlı danışmanlık şirketinin CEO’su Tiffanny Jana, B Corp dünyasındaki en büyük sürprizin Y jenerasyonu ile tanışmak olduğunu söylüyor ve TMI için çalışmak isteyen yüksek nitelikli, azimli ve çeşitli değerlere sıkı sıkıya bağlı profesyoneller bulmanın artık oldukça kolay olduğunu da ekliyor.

Tüm MBA programlarının benzer tipteki iş ve konulara odaklanmadığını söylemek mümkün. Böylece öğrencilerin karar aşamasında birçok seçenekleri bulunuyor. Daha dar bir bakış açısı sunan bazı programlar öğrencilerini daha çok sosyal ve çevresel sorunlara çözüm arayışında olan şirketlerde veya kar amacı gütmeyen kuruluş ve organizasyonlarda çalışmak üzere yetiştirmeyi hedefliyor. Kimi okulların her türlü iş modeline uyum sağlayabilecek geniş programları sayesinde ise mezunlar, şirketin misyon ve kararlarında sürdürülebilirliğe yer veren işlerde çalışabiliyor.

PAYLAŞ: