Menu EN

S360MAG

21 October

Havacılık Kaynaklı Emisyonlara Karşı Önlemler

Havacılık sektörünün neden olduğu sera gazı kirliliğini önlemek adına Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan 191 ülkenin imzacısı olduğu anlaşma kabul edildi. Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) toplantısında bir araya gelen 2.000 delege tarafından, yıllık 10.000 tondan fazla sera gazı salımına sebep olan yolcu ve kargo uçuşlarının küresel salımlarını azaltması adına bir yol haritası belirlendi. Avrupa Taşımacılık Komisyoneri Bulc, bu anlaşmanın uluslararası havacılık literatüründe yeni bir dönem başlatacağını ifade etti ve sürdürülebilirliğin sektörün bir parçası olması için önemli bir çalışma olduğunun altını çizdi. Önlemler alınmadığı takdirde 2050 yılına kadar %300 artması beklenen havacılık sektörünün sebep olduğu emisyonların azaltılması konusunda Avrupa’nın izlediği kararlı tutum ve aksiyonların bu anlaşmayla daha somut hale geldiğini de ekledi.

Havacılık sektörünü, faaliyetleri sebebiyle oluşan CO2 emisyonlarının azaltması adına sorunlara farklı yaklaşımlar da getirmesi gereken bir sektör olarak tanımlamak mümkün. Salımların ücretlendirilmesi yerine örneğin, rotaların ormanlık alanlardan geçmemesi, karbon tüketimini azaltan aktivitelerin teşviki gibi aksiyonlar alınması planlanıyor. Uçak yolculuklarının küresel iklim değişikliğine olan etkisini azaltmayı amaçlayan anlaşma 2021’den başlayarak tüm Avrupa ülkelerinin de yer aldığı toplamda 65 ülke arasında yürürlülükte olacak. 2027’den itibariyle anlaşmanın zorunlu hale gelmesiyle birlikte diğer ülkeler arasında yapılacak uçuşlardan ortaya çıkan emisyonların telafisi zorunlu hale gelmiş olacak. Küresel karbon salımının büyük bir kısmından sorumlu olan ABD ve Çin gibi ülkelerin de kabul ettiği anlaşma ile küresel sera gazının toplamda %1,3’ünden sorumlu havacılık sektöründe bir şeyler değişmeye başlayacak gibi görünüyor.

Geçtiğimiz ay resmen yürürlüğe giren Paris Anlaşması doğrultusunda karbon salımlarının azaltılması, küresel sıcaklık artışının 20C’de sınırlaması gibi taahhütlerin yerine getirilmesi adına oldukça önem taşıyan bu anlaşma ile havacılık sektörüne ilişkin net hedefler konmamış, gündeme alınmaması tartışmalara sebep olmuştu. Anlaşma, gereken aksiyonlara açıkça yer vermeyen Paris Anlaşması’ndaki büyük boşluğun doldurulması açısından umut verici olarak değerlendiriliyor.

PAYLAŞ: