Menu TR

S360Mag

6 November

Gıda Şirketleri İçin Sürdürülebilirlik Üzerine 6 İpucu

Bu seneki Dünya Gıda Günü’nün odak noktası kırsal alandaki yoksulluk döngüsünü kırmaktı. Artan küresel nüfus, beraberinde gıda talebindeki artışı da getirdi. Bu durum nedeniyle gıda şirketlerinin, çiftçileri ve temel sanayi üreticilerini korumayı da hedefleyen ‘tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik’ kavramını gündemlerine yerleştirmeleri zorunlu bir hal aldı.

İş ortağımız DNV-GL'in katkılarıyla Guardian Sustainable Business gıda şirketlerine kurum tarafından içselleştirilmiş bir sürdürülebilirlik stratejisi kurmak, tedarik zinciri entegrasyonu ve tüketicilerin sürdürülebilirlik taleplerini karşılayabilmek için ipuçları hazırladı. Gıda Bilimi ve Teknolojileri Enstitüsü (IFST) büyük gıda şirketlerini bir araya getiren bir sempozyum düzenleyerek, paydaşların gıda şirketlerinden beklentilerini ölçtü. Buna göre kurum çapında uygulanan sürdürülebilirlik stratejileri, tedarik zinciri entegrasyonu ve müşteri memnuniyeti gibi kriterler değerlendirildi ve gıda şirketlerinin sürdürülebilirlik politikalarını belirlerken dikkate alabilecekleri 6 ipucu ortaya çıktı. Buna göre güvenilir iletişim, izlenebilir tedarik zinciri, sektörel işbirlikleri ve bilgi ve deneyim paylaşımı, tüketici sağlığını gözeten uygulamalar ve bilinçlendirme çalışmaları, her kararın ekonomi, çevre ve toplum dikkate alınarak alınması, fiyat yerine değer odaklı olma gibi noktalar gıda şirketlerinin en çok özen göstermesi gereken konular. 

Temel tartışma konularından bazıları; gıdanın üretim ve tedarik süreçlerinden kaynaklı israflar, genetik değişiklikler, yakında gerçekleşmesinden korkulan gıda kıtlığının üstesinden gelmek için geleneksel gıda üretim yöntemleri teknolojiyle nasıl desteklenebilir, enerji fiyatındaki dalgalanmanın, petrol kaynaklarının azalmasının ve ticaret yollarının değişmesinin tarım üzerindeki etkileriydi.

Sürdürülebilir işletme olarak, stokçularınızı ve nihai tüketicileri sizin tedarik zincirinizin güvenilir olduğuna nasıl ikna edersiniz? Tüketiciler neden diğer ürünlerdense sizin ürünlerinizi tercih etmeli? Tüketici olarak bir ürünün tam olarak aradığınız ürün olduğunu nereden bileceksiniz?  Adil Ticaret ya da DNV GL sertifikalı bir ürün aldığınızda bu aslında ne anlama gelir?

1.    Güvenilir İletişim

Kendi değerlerinizle liderlik edin.  Değerlerinizi marka amacınızla birleştirmeli,  organizasyonunuzun sürdürülebilir strateji ve iletişimine dayandırmalısınız.

Ne yönettiğinizi ölçün. Paydaşlar söylemlerinizin kanıtlarla desteklenmesini isterler.

Tüketiciler bir yandan şirketlere giderek daha az güvenirken, şirketlerden beklentileri büyüyor. Paydaşların sizin söylemlerinize inanmasını beklemek yerine, değerlerinizin sürdürülebilirlik temelli olduğunu keşfetmelerine izin verin. Örnek olarak paketlemedeki azalım, daha kaliteli ya da daha besleyici ürünler verebiliriz.

2.    Üçlü Kar Hanesini (Toplum, Ekonomi, Çevre) Unutmayın

Verimliliği arttırmak için, sürdürülebilirlik girişimlerine yaklaşımınızda, çevresel ve sosyal faydalar dışında aynı zamanda yatırımdan sağlanacak olan getiriyi de dikkate almalısınız. Birçok organizasyon sürdürülebilirlik girişimlerinin sadece gayri maddi getirileri üzerine odaklanıp, kendi sürdürülebilirlik performansları ve finansal başarı arasındaki bağlantıyı kuramıyorlar.  

3.     İzlenebilirlik: Çizgiyi Nerede Çekmelisiniz?

Büyük ve karmaşık tedarik zincirlerinde görünürlük zordur. Paydaşlar üreticilerden ve perakendecilerden giderek daha fazla izlenebilirlik talep ediyor. Peki çizgi nerede çekilmeli?

Bazıları ikinci kategori tedarikçilerinde çizgiyi çekerken, bazıları ise bütün aracıları çıkartıp tedarikçilerle direkt ilişkiler kurmaktan yana. Denetimi arttırmak dikey entegrasyon gıda kalitesi ve izlenebilirliğini arttırmak için yararlı bir uygulama; fakat ticari denge ve değer bazlı yaklaşımın önemi de yadsınamaz.

Tedarik zincirinde her sürdürülebilirlik girişimi için sorulması gereken sorular var: Bu uygulama ticari açıdan faydalı mı? Giderleri azaltabilir mi? Şirket itibarına ilişkin risklerin yönetiminde yardımcı olabilir mi? Eğer cevap hayır ise, şirket bu uygulamayı başka gelirlerle desteklemeyi kaldırabilir mi?


4.    İşbirliği Yapın

Bazı problemler tek başınıza üstesinden gelmek için çok zordur; bu nedenle başkalarıyla – özellikle tedarikçilerinizle – işbirliği yapmak herkes için daha kazançlı sonuçlar doğurur. Teknik bilgi ve kaynakları paylaşarak organizasyonlar tedarikçilerinin sürdürülebilirlik girişimlerini daha kısa zamanda gerçekleştirmelerine yardım edebilirler, sonuçta iki taraf da faydalanır.

5.    Fiyat Ve Maliyet Arasındaki Farkı Bilin

Tedarikçinizle ilişkinizi bir ürünün alımından ibaret görürseniz sadece fiyat odaklı karar verirsiniz. Tam tersine ilişkinizi ortaklık olarak görürseniz, daha değer odaklı olursunuz.

Büyük resmi gözden kaçırmayın: Sadece fiyat odaklı satın almak daha karlı gözükse de, uzun vadede maliyetiniz yönetim giderleri, denetleme giderleri, değerlerinizi paylaşmayan tedarikçilerle anlaşmazlıkların doğurduğu giderler anlamında daha fazla olacaktır. Sizin değerlerinizi paylaşan az miktardaki saygıdeğer tedarikçilere daha yüksek bir fiyat ödemek,  uzun vadede daha kazançlı.

6.    Konu Sağlığa Geldiğinde Tüketicinin Tercihini Dikkate Alın

Sağlıkla ilgili endişeler, yüksek miktarda şeker, doymuş yağ ve tuz içeren gıda ürünlerin satışının sorgulanması şeklinde sıkça gündeme geliyor. Perakendeciler, raflarından sağlıksız ürünleri tamamen kaldırarak tüketicilerin seçim şanslarını kısıtlayamazlar. Peki, bunun çözümü ne olabilir?

Ürünlerin sağlığa etkilerini iyileştirerek üreticiler ve perakendeciler tüketicileri seçime zorlamak yerine, seçimi onlar için perde arkasında yapıyorlar.

Sürdürülebilirlik, beraberinde zorlukları ve fırsatları birlikte getiriyor. Gelecekteki çözümlerin birçoğu akademisyenler, perakendeciler, sivil toplum kuruluşları ve devlet kurumları arasındaki sorumlu işbirliğinden doğacak.

SHARE: