Menu TR

S360Mag

20 January

Evsizliğin çözümü para yardımı kadar basit olabilir mi?

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

2018’de Vancouver merkezli bir sivil toplum kuruluşu ‘Evsiz bir insana tekrar kendi ayakları üzerinde durabilmesi için binlerce dolar para verilse ne olur?’ sorusunu sorarak evsizlikle mücadeleye yeni bir yaklaşım getirdi. Bu yaklaşımın oldukça basit bir önermesi bulunuyordu: Eğer birisinin paraya ihtiyacı var ise olabilecek en etkili çözüm yolu koşulsuz olarak ona bu parayı vermektir.
 
New Leaf Project programı kapsamında gerçekleştirilen deneyler, bu yaklaşımın doğruluğunu ortaya koyuyor. Yapılan çalışma kapsamında kendilerine 7500 Kanada Doları verilen 50 evsiz, para yardımı almayan kontrol grubundakilere kıyasla daha hızlı bir biçimde düzenli olarak kalabilecekleri bir eve yerleşti ve gıda güvenceleri arttı. Hatta sene sonunda yardım olarak verilen paranın bir miktarı birikime dönüştü. Üstelik, hükümetin evsizlere yönelik yardım programlarına kıyasla New Leaf Project programının daha düşük maliyetli olduğu görülüyor.
 
New Leaf Project nasıl ortaya çıktı?
 
Programın kurucu ortakları, harekete geçme kararını 2017 yılında Hollandalı tarihçi Rutger Bregman’ın TED konuşmasını dinledikten sonra aldı. Bregman konuşmasında, yoksulluğun sona ermesi için evrensel temel gelirin uygulanabileceğinden bahsediyordu. Konuşmada geçen fikirler üzerine araştırma yapan ortaklar, Londra’da 13 evsiz insana nakdi yardım yapılan ve 1 yıl sonra 11 katılımcının düzenli ikamet edebildikleri bir eve sahip olduğu küçük çaplı bir deneyle karşılaştı. Doğrudan para transferi hakkında araştırmalarını derinleştiren ortaklar, Kenya’da yoksullukla mücadele kapsamında en fazla yardıma muhtaç ailelere nakit para yardımı yapan GiveDirectly gibi çeşitli başarı örnekleriyle karşılaştı.
 
Bu örnekler ve evsizlerle mücadele eden kurum temsilcileriyle yapılan görüşmeler, Vancouver’da artan evsiz sayısını fark eden ortakları, kendi uygulamalarını ortaya koymaları için teşvik etti.
 
Araştırma çıktıları ne gösteriyor?
 
British Columbia Üniversitesi iş birliği ile yapılan ilk uygulama, son zamanlarda evsiz kalmış ve akıl hastalığı veya madde bağımlılığıyla mücadele etmeyen kişilere odaklandı. Programın katılımcılarından birisi olan Ray, programın katılımcılarına sağladığı faydaları anlamak için iyi bir örnek oluşturuyor. Ray, çok uzun bir süre inşaat sektöründe çalıştıktan sonra işten çıkarıldığı ve hükümet tarafından yapılan yardımlar için gerekli niteliklere sahip olmadığı için barınaklara yerleşmek zorunda kalmış. Bu süre zarfında geçici bir işe girmesine rağmen yeni bir eve çıkacak kadar birikim oluşturamayan Ray’e verilen 7500 Kanada Doları pek çok yeni imkân için bir başlangıç noktası oluşturmuş. Aldığı nakdi yardımla bir daire kiralayan Ray, aynı zamanda kamu hizmeti çalışanı olarak eğitim almaya başlamış.
 
Ray ve daha pek çok katılımcı için programın etkileri çok olumluydu; Program kapsamında nakdi yardım alan insanların yarısı, ortalama olarak bir ay içerisinde düzenli olarak kalabilecekleri bir eve yerleşti, %70’inin gıda güvencesi arttı. Araştırmanın ilginç çıktılarından biri ise alkol, uyuşturucu ve sigara için bir yıl süresince harcanan paranın ortalama %40 seviyesinde düşüş göstermesi. Bunlarla birlikte, bazı katılımcılar, 12 ayın sonunda ortalama 775 Dolar değerinde para biriktirmeyi dahi başardı.
 
Hükümet destekli barınaklarda daha az kalan bu kişiler, devletin yılda kişi başı 8100 Dolar değerinde tasarruf etmesine sebep oldu. Halihazırda kapasite limitini doldurmuş olan barınak sistemleri üzerindeki baskının azalması da ayrıca programın olumlu etkileri arasında.
 
Programı bundan sonra neler bekliyor?
 
Program başarılı kabul edilse ve farklı şehirlerde uygulamalar için hazırlıklar sürüyor olsa da tabii ki program kapsamında karşılaşılan bazı zorluklar da mevcut. Örneğin katılımcıların halihazırda var olan faydalar vesilesiyle sahip oldukları paranın kesilmemesi için program yöneticileri British Columbia hükümetiyle birlikte çalışıyor. Sivil toplum kuruluşları bağış yoluyla elde ettikleri parayı değerlendirirken bazı kurallara uyması gerektiğinden, ilerleyen dönemlerde programın başka kurumlar tarafından gerçekleştirilmesinin önünde de birtakım engeller bulunuyor.
                                                                                         
Geleceği henüz belli olmasa da program, yoksulluk içerisinde yaşayan insanların doğru finansal tercihler yapamayacağı nedeniyle onlara para verilmemesine yönelik var olan algıyla mücadele etmesi açısından ezber bozan bir yaklaşıma sahip. Para yardımı yapılan kişilerin hayatları üzerinde kontrol hissettiklerini belirtmeleri ve kontrol hissiyle birlikte kendileri için doğru kararlar vermeleri programın belki de en önemli çıktısı.
 
 
 

SHARE: