Menu TR

S360Mag

30 January

İskandinav Yatırım Fonları Yöneticisi Nordea Kömür Yatırımlarından Vazgeçti

Financial Times'ın haberine göre, İskandinav ülkelerinin en büyük fon yöneticisi Nordea yaklaşık 40 tane kömür üreticisi şirketi kara listeye alarak, fosil yakıt şirketlerine yaptıkları yatırımı kesen yatırımcılar arasına girdi. 

228 milyar USD değerinde varlık yöneten Nordea, çevreye en çok zarar veren fosil yakıt olarak bilinen kömür yatırımlarından çekilme kararının arkasında gerekçe olarak, çevresel risklerin fazla olmasını gösterdi. 

Şirketin kurumsal yönetim direktörü Sasja Beslik, Mart sonunda tamamlayacakları yasaklı şirketler listesinin, şirketin varlıklarının yaklaşık 100 milyon USD'lik bir kısmını etkileyebileceğini belirtti. 

Geçtiğimiz yıl başka bir çok yatırımcı fosil yakıt yatırımlarını azaltmıştı. Norveç'in en büyük emeklilik fonu KLP, Kasım ayında gelirinin yarısından fazlasını kömür bazlı faaliyetlerden sağlayan şirketlere daha fazla yatırım yapmama kararı almıştı. Bu durumdan etkilenen şirketler arasında dünyanın en büyük kömür üreticisi Peabody Energy ve Hint devi Tata Enerji de vardı. 

İsveç ulusal emeklilik fonu AP4'ün CEO'su Mats Andersson, Eylül ayında Dünya Bankası'na yaptığı açıklamada, AP4'ün doğrudan veya dolaylı oalra çevreyi kirleten şirketleri belirlemek için endeksleri kullandığını, yatırımlarını çevreyi kirleten şirketlerden alıp daha az karbon yakan şirketlere yönlendirdiğini bildirmişti. 

An itibariyle 800'ü aşkın kurum kömür ve diğer fosil yakıtlardan kaynaklanan risklerini düşürmek için taahüt vermiş durumda. Bu durumun en büyük kaynağı, gelecek yıllarda hatta belki çok daha yakın bir zamanda hükümetlerin fosil yakıtlara/karbon emisyonlarına karşı önlemler almasının bekleniyor oluşu diyebiliriz. 

ABD'de de ise durum biraz daha farklı. Fosil yakıt üreticilerinden yatırımları çekmek konusunda çekinceler var. Hazırlanan bir yasa tasarısı, ABD'nin büyük emeklilik fonlarından Calpers ve Calstrs'ın fosil yakıt şirketlerine yatırım yapmasını engellemeyi amaçlıyor. Her iki şirket de yatırımlarını çekmek zorunda kalma riskini hoş karşılamadı ve iklim değişikliği konusunda zaten önlem aldıklarını savundu. 



Kömür konusu yatırımcılar kadar büyük şirketler için de giderek kritik hale geliyor. 2014'ün En Çarpıcı Sürdürülebilirlik Öyküleri yazımızda belirttiğimiz gibi, aralarında Swiss Re, Nestlé, Unilever ABD, Mars ve Phillips’in de bulunduğu şirketler en kısa sürede %100 yenilenebilir enerji kullanarak üretim yapacaklarına dair taahhüt verdiler. 

Enerji şirketleri kökten bir değişime doğru gidiyorlar. Büyük güç santrallerinin önündeki en önemli tehdit artık herkesin kendi çatısında güneş paneli kurabilmesi. Güneş enerjisi ucuzladıkça ve pratikleştikçe ‘distirbuted generation’ adı verilen bu yöntem de yaygınlaşıyor. Elektrik üreticileri ve dağıtıcıları da bu durumun farkında. Barclays Bankası Mayıs ayında ABD’deki büyük elektrik üreticilerinin tahvillerinin fiyatlarını düşürdü. Alman üretici E.On yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmaya başladı. Yine ABD’nin büyük enerji oyuncularından NRG 2030’a kadar fosil yakıt tüketimini %50, 2050’ye kadar %90 indireceğini açıkladı. Ne var ki bu durum dünya devi enerji üreticisi Exxon’u etkilemişe benzemiyor. Şirket Riskleri Yönetmek başlığı ile yayımladığı notunda, spekülasyonlar karşısında değişmeye gerek olmadığını açıkladı. Dünya üzerine kalan petrol rezervlerinin yakılamayacağını belirten Bank of England ise Exxon’a katılmıyor gibi duruyor. 

Karbon vergisi yeniden gündemde. Üstelik bu defa ABD’de bile hayata geçmesi mümkün görünüyor. Bir sivil toplum kuruluşu olan CERES hatırı sayılır sayıda şirketi İklim Bildirgesini imzalamaya iknâ etti. CERES’in içinden çıkan BICEP adlı daha küçük bir grup ise karbon vergisi getirilmesi için lobi yapıyor. Üstelik bu grubun üyeleri arasında Nestlé, General Mills ve Kellogg’s da var. General Mills, aşırı iklim olayları nedeniyle bu yılki hasadın üretiminin kötü etkilediğini açıklamıştı. BICEP bu yolculuğunda yalnız değil. 1000’i aşkın şirket, Dünya Bankası Karbon Fiyatlandırma Bildirgesini imzalayan 70 ülke tarafindan destekleniyorlar. Google resmi olarak iklim değişikliğini yalanlayan ALEC grubu ile bağlarını kesti. ABD’deki Environmental Protection Agency (Çevre Koruma Ajansı) karbon, kömür ve ozon konularında yeni düzenlemelere gitti. Çin ise 2020 yılına kadar karbon salımlarını düşürmeyi taahüt etti. Bu sayede ABD ve Çin arasında çok ihtiyaç duyulan iklim değişikliği ile mücadele anlaşmasının yolu açılacak. 

Dolayısıyla ABD'li emeklilik fonları belki de işler zorunlu hale gelmeden harekete geçerek fosil yakıt yatırımlarını portfolyolarından çıkararak öngörülü davranabilirler. Aksi takdirde işler CO2 salımı yüksek işler için pek parlak durmuyor. 

SHARE: