Menu TR

S360Mag

21 August

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2618358

Aslında bizim için cevap açık, ikisini de birbirini besleyen süreçler olarak düşünebiliriz. Verilerin raporlarda nasıl kullanılması gerektiği, iyi bir G4 raporunun olmazsa olmazları ve raporun zorunluluk kaynaklı bir belge değil, paydaşlarla aktif iletişim kuran, okuyucuyla konuşan ve performansı ölçen, anlatan, neden-sonuç ilişkisi kuran bir araç gibi kullanılması için püf noktalarını Ethical Corp’un Londra merkezli iş ortağımiz DNV-GL’in de işbirliği ile hazırladığı Data Dilemma raporunu sizin için özetledik. 

Finansal olmayan verilerin raporlanması konusu artık farklı boyut ve sektörden yüzlerce şirketin gündeminde. Zorunlu hale gelmesi de tartışılan ve kademe kademe bazı ülkelerde şimdiden yasalara entegre edilen sürdürülebilirlik raporlamasının da kendine özgü püf noktaları var. Ethical Corp’un Londra merkezli iş ortağımiz DNV-GL’in de işbirliği ile hazırladığı Data Dilemma raporu, bu raporlarda yer alan verilerin nasıl sunulması ve anlamlandırılması gerektiğini ele alıyor. 

Entegre rapor ve sürdürülebilirlik raporlaması yapan şirketlerin raporlanacak konu sıkıntısı çektiği söylenemez. Özellikle dış ve iç kaynaklar, müşteri beklentileri, paydaş fikir ve önerileri gibi raporlama dahil edilmeyi bekleyen veriler varken. Sürdürülebilirlik raporlaması gelişirken, şirketlerin raporlamasında beklediğimiz veriler daha spesifik hale geliyor. Her şirketten faaliyet alanına, bölgesine, büyüklüğüne göre raporlama yapması bekleniyor. Tüm zorunlulukları yerine getiren, uluslararası standartlara uygun, paydaşların sorularına cevap getiren, verilerin anlamlandırıldığı raporlara ise ne yazık ki hala nadiren rastlıyoruz. Birçok raporda konsolide veri verilmezken, çoğu raporda verinin özünü okuyucunun cımbızla çekip çıkarması bekleniyor. Zamansal veya bölgesel kapsam muğlak kalabiliyor.  Ayrıca şirket bağlamında en anlamlı bilgiler uzun metinlerin arkasına gizlenirken, taahhütsüz, hedef ve ölçümsüz raporlar çoğu zaman ‘yeşil badana’ tuzağına düşüyor. 

GRI’ya göre dünyanın en büyük 250 şirketinin %93′ü sürdürülebilirlik performansını raporluyor. Sürdürülebilirlik raporlamasını standart uygulama haline getirmeyi amaçlayan kuruluş, veri göstergelerini daha anlamlı ve açık hale getirmek için rehberlerini sürekli güncelliyor. Ethical Corp’a göre iyi bir rapor, en öncelikli konuların belirlendiği, risk ve fırsatları belirten, hissedar ve paydaşları için en önemli olan konulara odaklanan rapor. Elbette, sürdürülebilirlik programlarının, şirketin genel hedefleri bağlamında nereye oturduğu, IK’dan lojistiğe tüm operasyonlara entegre edilip edilmediği de önemli. G4 rehberi ile birlikte GRI’ın daha netleştirdiği bu beklentiler, raporların daha stratejik bilgi sunmasını amaçlıyor. Diğer türlü sürdürülebilirlikle ilgili konular, organizasyondan bağımsız, KSS projesi gibi yönetilen ve şirkete eklemlenmiş ancak entegre edilmemiş projeler olarak kalmaya mahkum olma riski taşıyor. 

Raporların kalitesini belirleyen veriler. Verileri toplarken şirketin iç ve dış hedeflerini iyi belirlemiş olması gerekiyor. Ancak stratejik bir yaklaşım belirlendikten sonra, bu verileri toplamak, karşılaştırmak ve yıllara göre ölçümlemek anlam kazanıyor. Hangi verilerin şirket için önemli olduğuna karar verilen süreç, hem iç hem dış stratejileri besliyor.  

Öncelikli konular belirlenirken, faaliyette bulunulan sektöre özgü konular da önemli rol oynuyor. Örneğin, British Airways iklim değişikliği ve karbon konusunda geniş bir gösterge yelpazesinde raporlama yapıyor. İngiliz havayolu şirketi için hava kalitesi, gürültü, eğitimler ve sorumlu satın alma gibi konular da en öncelikli konu olan karbon yönetimini takip ediyor. British Airways’in Çevre Politikası Yöneticisi Andy Kershaw’a göre bazı teknik konularda raporlama yaparken, paydaş gruplarına göre verinin nasıl işlendiğinin önemli olduğunu belirtiyor. Daha açık bir iletişim diline ihtiyaç duyan bazı paydaş grupları için raporda infografik ve grafiklerle yer verilerek, bazı bilgiler kıyaslamalar ile beraber sunuluyor. Teknik bilgiler, bu bilgilerle ilgilenebilecek gruplara belirli bir süzgeçten geçirildikten sonra sunuluyor ve raporda yer verilmese bile hangi kamuya açık platformdan bu detaylı veriye ulaşabilecekleri bildiriliyor. Unutmamak gerek ki, raporlamanın en önemli konusu şeffaflık ve ne kadar bilginin paylaşıldığı. Bu durumda bilgi paylaşılamayacak olsa bile bunun nedeni verilmesi GRI tarafından tercih ediliyor. Veri paylaşımının doğruluğunu garanti etmenin yolu da üçüncü kişilerin tasdiğinden geçiyor. Denetlenerek onaylanan raporlar, bu verilerin doğruluğunun altını çizmek için etkin bir yöntem. 

Ericsson Paydaş Katılımı ve İletişim Müdürü Heather Johnson, 22.sini yayımladıkları sürdürülebilirlik raporlarında en önemli konunun kendilerine akan tüm veriyi farklı paydaş gruplarının beklenti ve ilgi alanlarına göre süzülerek, uygun bulunan kanallardan kendilerine iletilmesi olduğunun altını çiziyor. Yıllar geçtikçe olgunlaşan raporlama süreçleri Ericsson’un konu alanlarını üçe ayırmalarına yol açmış: Çevre, sosyo-ekonomik konular ve “Technology for Good” inisiyatifi. Johnson, bu alanlardan herhangi birinde daha derinlemesine bilgiye ihtiyaç duyulduğu tespit edildiğinde, bunu da raporlarında belirttiklerini söylüyor. Verileri uzun zamanlı takip etmek şirketlere, hangi verilerin en anlamlı olduğunu tespit etme ve hedef koyma konusunda yararlı oluyor. Bu göstergelerden yola çıkarak bütçeler, uzun vadeli planlar belirleniyor ve ihtiyaçlara göre organizasyonel değişiklikler ve işe alım/satın alma yapılabiliyor. 

Birçok şirket bu verilerin toplanması ve anlamlı göstergelerin seçilmesi ve bunlar üzerinden farklı paydaş gruplarına hitap edecek iletişim metotlarının kurgulanması konusunda danışmalık hizmeti alıyor. Londra merkezli global iş ortağımız DNV-GL’in direktörü Gareth Manning, bazı şirketler sadece G4 indikatörlerini karşıladıklarına dair kutuya tik atmak için, her şeyi bildirmeye çalışıyor. Biz onlara hangi verilerin önemli bir şey ifade ettiğini anlama konusunda yardımcı oluyoruz diyor. Hangi konuların anlamlı olduğunu anlayabilmek için şirketlerin dış dünyayla ilişki kurması gerekiyor. Paydaşlarla olan süreçleri kolaylaştırmak için birçok şirket yine dışarıdan uzmanlarla çalışıyor. DNV-GL’in dikkat çektiği bir diğer nokta da, şeffaf olmak adına fazla bilgi paylaşarak karışık bir rapor ortaya çıkarmak. Manning, ‘less is more’ yaklaşımı ile okuyucuya en kritik konularda raporlama yapmak gerektiğini söylüyor. Bu konularda raporlama yaparken de mutlaka KPI’larla, hem yıllara göre performanslara göre kıyaslama, sektöre göre karşılaştırma olması gerekiyor. 

Karşılaştırmalara ihtiyaç duyulmasının başlıca sebebi, şirketlerin okuyucularına rapordaki verileri yorumlayacak konteksi de sağlamalarının gerekliliği. Performansla ilgili neden/sonuç ilişkisi kurulması raporlamanın temelinde olmalıdır, şeffaflık verileri bir araya getirip sunmak olarak algılanmamalıdır. KPI’ların belirlenmesinde ilgili bölümlerin de desteği alınarak hangi göstergenin daha anlamlı olacağı tartışılabilir. 

Raporlamada önceki yılların performanslarına vurgu yapılarak, hedefe ulaşıldı mı, şirket hedefin gerisinde mi kolay bir şekilde okuyucuya verilmelidir. Bunu yaparken tablo veya trafik ışığı gibi yöntemler okumayı kolaylaştırmaktadır. Geçmiş ve gelecek raporlamalara yapılacak atıflar, sistematik bir sürdürülebilirlik yönetimi olduğuna işaret eder. Manning, en iyi raporlama sonuçlarının uzun yıllar devam eden müşteri-danışman ilişkisi ile mümkün olduğunu da belirtiyor. 

GRI G4 Raporunun Olmazsa Olmazları

- “In Accordance” seçeneğini seçerken organizasyonunuz için en uygun olanını tercih ettiğinize emin olun ve bu seçeneğin gerekliliklerini elinizden geldiğince karşılmaya çalışın.

- Öncelikli konuların nasıl belirlendiğini mutlaka belirtin. Paydaş beklentilerinin nasıl ölçülerek bu sürece dahil edildiği de raporda muhakkak yer alması gereken bir konu.

- Etkiniz hangi alanlarda görülüyor açıklayın. Organizasyonunuz çevresel-sosyal ve ekonomik sınırlarını iyi çizin.

- Öncelikli konulardaki yaklaşımlarınızı (henüz olmasa bile) şeffafça açıklayın. Olmaması durumunda neden yok, ne zaman olacak belirtmek paydaşlar nezdinde artı puan kazandıracaktır.

- Öncelikli konulardaki her göstergeyi yanıtlamaya çalışın. Henüz bu veriler elinizde olmasa bile bir yerden başlamak gerekir.

- Paydaşlarınıza ilgilendiklerini belirttikleri konulara ilişkin bilgiye nereden ulaşabilecekleri konusunda yol gösterin. Her şeyi raporda vermek zorunda değilsiniz, ama iyi bir raporda hangi bilginin nerede olduğu bilgisi bulunmalıdır.

Ethical Corp 10-11 Kasım tarihlerinde raporlama konusuna yoğunlaşacağı bir seminer düzenleyecek. Seminerde raporlamanın şirketleri nasıl daha sürdürülebilir olmak için teşvik ettiği konusuna değinilecek. #ECRC15 hashtag’inden takip edebileceğiniz etkinlik, Londra’da gerçekleşecek. Katılımcı konuşmacılar arasında Marks&Spencer, Novartis, ABN AMRO, Orange, Alcoa, ArcelorMittal, Ford, The Guardian ve Vodafone’un da olduğu seminerde 18′i aşkın interaktif panel gerçekleştirilecek etkinliğin ajandasına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Seminere bu adresten kayıt olabilirsiniz. 

SHARE: