Menu

11 September

Yatırımcı Araştırması: ÇSY’nin önemi artıyor

*Bu haberi 4 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Gün geçtikçe daha fazla yatırımcı şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansını gözetiyor. ÇSY odaklı sermaye akışı hızlı bir şekilde artış göstererek 2020’nin dördüncü çeyreğinde üçüncü çeyreğine kıyasla %29 artış gösterdi ve 1,65 trilyon dolara ulaştı. The Forum for Sustainable and Responsible Investment (US SIF) tarafından yakın zamanda paylaşılan bir rapor, Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırım yapılan her üç dolardan birinin ÇSY yatırım stratejisi dikkate alınarak yapıldığını gösteriyor. Bununla birlikte, 2050’ye kadar net sıfır karbon ekonomisine ulaşmak hedefiyle, sürdürülebilir fonlara yönelik yatırımın giderek daha da artacağı öngörülüyor.
Küresel olarak üst düzey yöneticilere kurumsal yönetim, hissedar ilişkileri gibi konularda stratejik danışmanlık hizmeti veren Morrow Sodali tarafından 2021 yılında altıncısı gerçekleştirilen Kurumsal Yatırımcı Anketi (Institutional Investor Survey – ISS) yatırımcıların ÇSY konusuna bakış açılarını ve hızla artan ÇSY odaklı yatırımları nelerin arttırdığını sorguluyor. Bu kapsamda Kurumsal Yatırımcı Anketi’ne katılan 29 trilyon dolar değerinde varlığın yönetiminden sorumlu 42 küresel kurumsal yatırımcı Kurumla İlişkiler, ÇSY ve Sürdürülebilirlik, Ücretlendirme ve Oylama, Hissedar Aktivizmi olmak üzere 4 ana başlıkta 19 soruyu yanıtladı.
Yatırım kararlarında ÇSY risk ve fırsatları giderek daha fazla gözetiliyor
Araştırma, yatırımcıların %98’inin şirketlerle kurdukları ilişkilerde, yatırımcıların %95’inin ise yatırım kararı verme sürecinde ÇSY konularına giderek daha fazla odaklandıklarını ortaya koyuyor. Bununla birlikte yatırımcıların %85’i ise şirketle ilgili kararlarda oy verirken ÇSY konularını gözettiğini belirtiyor. Bu doğrultuda eyleme geçmekten çekinmeyen yatırımcılar, istenilen hızda ve seviyede değişim sağlamayacak yöneticilerin seçimine karşı oy kullanıyor.

Yatırımcıların ÇSY konusuna neden daha fazla odaklandıkları sorgulandığında, yatırımcıların büyük bir çoğunluğunun şirketlerin ÇSY performansı ve finansal performans arasında ilişki kurdukları görülüyor. Öte yandan, kanuni düzenlemeler, müşteri odaklılık ve sivil toplum kuruluşlarından gelen baskı da yatırımcıların bu konuya giderek daha fazla odaklanmasına yol açıyor. Ayrıca, özellikle emeklilik fonları olmak üzere varlık yöneticilerinin müşterileri de yatırımcıların ÇSY risklerini gözettiğini ve buna yönelik bir strateji izlediklerini bilmek istiyor.
 

Yatırımcılar, ÇSY’nin şirketlerin iş stratejilerinin parçası olmasına önem veriyor. Araştırma, özellikle COVID-19 krizini de göz önünde bulundurarak, yatırımcıların %78’inin ÇSY konularını şirketlerin iş stratejilerinde değerlendirdiğini gösteriyor. COVID-19’un şirketlerin operasyonları, gelirleri ve kârlılıkları üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, şirketlerin bu duruma nasıl uyum sağlayacaklarını ve uzun vadede nasıl değer yaratacaklarını iş planları üzerinden anlatmaları kritik önem taşıyor.

İklim değişikliği, yatırımcılar için en öncelikli konu
Araştırma sonuçlarına göre, yatırımcıların %85’i şirketlerle kurdukları ilişkilerde en öncelikli konu olarak iklim değişikliğini belirtiyor. İklim krizine bağlı riskini yatırım portföyleri için kritik olarak değerlendiren yatırımcılar, şirketlerden etkilerine dair ölçülebilir performans göstergeleri ve net sıfıra geçişlerine dair sağlam planlar talep ediyor. Yönetim kurulu yapısı ve etkinliği, insan kaynakları yönetimi, yönetici ücret ve primleri konuları, iklim riskinin ardından yatırımcıların önceliklendirdiği diğer konular arasında yer alıyor.
İklim değişikliğine yönelik yaklaşım ve aksiyonlar aynı zamanda yatırım kararı verme sürecinde büyük önem taşıyor. 2015’ten beri iklim değişikliğinin yatırım kararlarındaki rolü giderek artarken, araştırmaya katılan yatırımcıların %97’si yatırım kararı verirken iklim değişikliği risklerini çok önemli veya önemli olarak değerlendirdiklerini gösteriyor. Bununla birlikte, araştırmaya katılan bütün yatırımcılar şirketlerin iklimle ilgili beyanlarını inceliyor. İklimle bağlantılı beyanlarda yatırımcıların %61’i şirketlerin iklim değişikliği ve finansal performansları arasında şeffaf ve doğrudan ilişki kurulmasını talep ediyor.
Sürdürülebilir değer yaratımı için kritik olduğu düşünüldüğünden, yatırımcılar şirketlerin varlık sebeplerinin duymayı bekliyor; anket katılımcılarının %86’sı şirketlerin kurumsal amaçlarını açıklamaları gerektiğine inanıyor. Araştırmaya katılan bütün yatırımcılar şirket yöneticilerinin kısa ve uzun dönem teşvik planlarında ÇSY performans göstergelerinin yer alması gerektiği görüşünü taşıyor. Son olarak, araştırma sonuçları hem geleneksel hem de ÇSY konularında aktivist kampanyalara desteğin arttığını gösteriyor. Finansal performansla birlikte zayıf bir strateji ve yönetime sahip olmak ve sermayenin yanlış dağıtımı, yatırımcıların aktivistleri destekleme sebepleri arasında sayılıyor. ÇSY konularına yönelik yatırımcıların beklentilerine karşılık vermemek ve bu konuyla bağlantılı yaşanan önemli problemler de aktivistlerin desteklenmesine yol açabiliyor.
Araştırma sonuçlarını şirketler nasıl yorumlamalı?
Kurumsal Yatırımcı Anketi, yatırımcıların karar verme süreçlerinde öncelikli olarak ÇSY konularını gündeme aldıklarını ortaya koyuyor. Diğer yandan COVID-19 pandemisinin sebep olduğu belirsizlik döneminde şirketlerin risk ve fırsatları nasıl değerlendirdiklerini, operasyonel dayanıklılıklarını ve paydaşları için nasıl değer yarattıklarını, şirketlerin ÇSY etkileri üzerinden belirlediklerini ortaya koyuyor. Birçok farklı paydaş, kurumlardan sosyal, çevresel ve ekonomik açıdan pozitif değer yaratmasını beklerken, kurumların bu beklentiye nasıl cevap verdiği giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu kapsamda Morrow Sodali araştırma sonuçlarına dayanarak şirketlere bazı önerilerde bulunuyor.
Kurumların, COVID-19’a nasıl cevap verdiklerini, pandeminin iş stratejilerini nasıl etkilediğini ve bu duruma uyum sağlamak için neler yaptıklarını net bir şekilde ortaya koymaları gerekiyor. Şirket yöneticilerinin varlık yöneticileri ve sahipleriyle ÇSY konularında ilişki kurması ve bu konuda bilgi sahibi olduklarını karşı tarafa aktarmaları, finansal ve finansal olmayan performans arasındaki ilişkiyi ortaya koymaları önemli bir nokta olarak belirtiliyor. Şirketlere ayrıca, sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirebilmek için ÇSY metriklerini kısa ve uzun dönemli yönetici ücret ve prim teşvik mekanizmalarına dahil etmeleri yönünde tavsiyede bulunuluyor.
Yatırımcılar özellikle iklim değişikliği konusunu önceliklendirse de pandemiyle birlikte insan kaynakları yönetimi, çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık, tedarik zinciri yönetimi gibi konular da giderek daha fazla yatırımcıların gündemine giriyor. Bu nedenle şirketler kendileri için önemli olan konuları belirleyerek önceliklendirmeli. Bununla beraber, şirketin stratejisini ve yol haritasını yönlendirmek amacıyla kurumun amacını belirleyerek paylaşması, yönetim kurulunun da şirketin amacına yönelik sorumluluk alması önemli. Son olarak araştırma, ÇSY aktivizmine dikkat edilmesi ve yatırımcıların ÇSY ile alakalı konularda beklentilerine karşılık verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
 
 

SHARE: