Menu

13 September

Ida Kasırgası: İklim değişikliği fırtınaları nasıl etkiliyor?

*Bu haberi 3 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Amerika Birleşik Devletleri’nin yaşadığı en yıkıcı kasırgalardan biri olan Katrina Kasırgası’ndan tam 16 yıl sonra 29 Ağustos’ta New Orleans’ı vuran Ida Kasırgası bölgede meydana gelen en şiddetli kasırgalarından biri olarak kayıtlara geçti. Hızı saatte 241,4 km’ye ulaşan kuvvetli kasırga, çatıları uçurup ağaçları sökecek güçte olup elektrik santralleri ile elektrik iletim kablolarını sel sebebiyle kullanılamaz hale getirdi ve bölgenin elektriğe erişimini günlerce engelledi.

Kasırganın ardından yapılan birtakım analizler, fırtınaların iklim değişikliğiyle bağlantısını ve neden bazı bölgelerin özellikle kasırgalar açısından riskli olduğunu inceliyor.

Kasırgalar neden bazı bölgelerde daha sık görülüyor?

Araştırmalar, New Orleans gibi belirli şartları barındıran bazı bölgelerin fırtına ve kasırga gibi olaylara daha yatkın olduğunu ortaya koyuyor. Zamanlama faktörü bu riski yaratan etkenlerden biri. Fırtınalar, sezon başlangıcında Teksas ve Atlantik Kıyısı’na vurma eğilimi gösterirken, kuzey Körfez Kıyısı Ağustos-Ekim arasında daha büyük risk altında bulunuyor. Kasırgaların bazı bölgelerde daha sık görülmesinin bir diğer sebebi de deniz tabanının şekli. Louisiana'nınki gibi sığ bir kıta sahanlığı, güçlü bir fırtına dalgası oluşturabiliyor.  

Sera gazı salımları ve kasırgaların artan şiddeti

Fosil yakıtların ulaşım, enerji, endüstri gibi alanlarda kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle artan sera gazları konsantrasyonları ile ortalama deniz yüzeyi sıcaklıkları giderek artıyor. İklim değişikliğinin kasırgalar üzerindeki etkisi incelendiğinde, okyanus sıcaklığı kasırgaların potansiyel şiddetini kontrol ettiğinden, yaşanan kasırgaların sıklığı aynı kalsa da iklim değişikliği nedeniyle şiddetlerinin artacağından söz ediliyor. Normalde kuvvetli kasırgaların oluşması günler veya haftalar sürerken uygun koşullar (artan okyanus sıcaklığı, okyanus seviyelerinin artması, havanın nem kapasitesinin artması) bulunduğunda kasırga saatler içinde yıkıcı bir güce ulaşabiliyor. 2020 kasırga sezonu, kategori 3 veya daha yüksek güçte yedi büyük kasırga, Ida’da olduğu gibi karaya çıkmadan hızlı şekilde şiddetlenen 10 kasırga ve isimlendirilmiş 30 fırtına ile rekor kırdı. Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change—IPCC) raporu, en şiddetli olarak belirtilen Kategori 3’ten 5’e kadar değişen kasırgaların görülme sıklığının son kırk yılda hızla yükselen okyanus sıcaklıkları nedeniyle arttığı sonucuna vardı. Okyanus sıcaklıklarının her bir derece artışının, şiddetli kasırga oranında artışın yanı sıra ekstrem yağış olaylarını da %7 oranında şiddetlendireceği tahmin ediliyor.

İklim değişikliğinin ayrıca kasırgaların sebep olduğu hasar üzerinde de önemli bir etkisi bulunuyor. Okyanuslar, insanların yol açtığı sera gazları salımlarının yaklaşık %90’ını absorbe ediyor ve bu da okyanus sıcaklığının artmasına yol açıyor. Okyanus sıcaklığının artması suyun genleşmesine ve okyanus seviyelerinin yükselmesine sebep oluyor. Artan okyanus sıcaklıklarının buzulların erimesine sebep olması ise okyanus seviyelerini arttıran bir başka etken. Artan okyanus seviyeleri Ida, Katrina gibi kasırgalarda oluşan deniz dalgalarını şiddetlendirerek kasırganın kıyılara taşıdığı su miktarını arttırıyor ve kasırgaların yıkım gücünü arttırıyor.

Kasırgaların geleceği ve net sıfır taahhütleri

Dünya Meteoroloji Örgütü, iklim felaketlerinin son 50 yılda beş kat arttığını belirtiyor. 1970-2019 yılları arasında gerçekleşen 11.000’den fazla iklim felaketinde 2 milyonun üzerinde insanın hayatını kaybettiği ve bu felaketlerin yaklaşık 3,64 trilyon dolarlık zarara sebep olduğu açıklandı. Son yaşanan Ida Kasırgası’nın zararının ise yaklaşık 95 milyar dolara denk geleceği öngörülüyor.

Georgia Teknoloji Enstitüsü İklim Uzmanı Kim Cobb, New York ve diğer şehirleri Ida Kasırgası gibi iklim felaketlerine hazırlıksız oldukları yönünde uyarıyor. İklim değişikliğinin bilim insanlarının düşündüğünden daha hızlı gerçekleştiğine değinen ve IPCC raporunun yazarlarından olan Cobb, ülkelerin ve şirketlerin net sıfır hedeflerini Ida Kasırgası gibi iklim felaketlerinin önlenmesi adına hızlıca gerçekleştirmeleri gerektiğini savunuyor. İnsan kaynaklı sera gazı salımlarının azalmaması durumunda yaşanan iklim felaketlerinin şiddetinin giderek artacağını söylemek mümkün.
 
 
 
 

SHARE: