Menu TR

S360Mag

5 February

Küresel Riskler Raporu: En üst sıradaki 10 riskin 5’i çevresel

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

2021 Küresel Riskler Raporu 19 Ocak’ta Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayınlandı. Raporun içeriği özel sektör, hükümet, sivil toplum ve fikir önderlerinin 2021'de ve gelecek on yıl için öngördükleri en yüksek riskleri olasılık ve etki açısından sıraladığı anket sonuçlarına dayanıyor. Bu sonuçlara göre 2006 yılından sonra ilk defa, bulaşıcı hastalıklar, iklim değişikliğini yerinden ederek küresel risk tablosunun en üst sırasında yer aldı. Aşırı hava olaylarının ve iklim değişikliğinin önümüzdeki 10 yılda en büyük hasarı yaratacağı düşünülen 2020 yılında, bulaşıcı hastalıklar kategorisi 10. sırada yer almıştı.  
 
En yüksek risk bulaşıcı hastalıklar
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'ya göre, 20 Ocak itibarıyla 94 milyondan fazla insana COVID-19 teşhisi kondu ve 2 milyondan fazla kişi hayatını kaybetti. Dünyanın karşılaştığı en ciddi sağlık krizi olmasının yanında dünyadaki yoksul bölgelerin bazılarında ekonomik gelişmeyi de engelleyen COVID-19 dünyadaki zenginler ve yoksullar arasındaki mevcut ekonomik uçurumun genişlemesine ve eşitsizliklerin artmasına sebep oldu. Ekonomik risklerin 3-5 yıl içerisinde küresel tehditlere dönüşebileceğini söyleyen rapor, bu riskleri farklı jeopolitik tehditlerin de takip edebileceğinin altını çiziyor.
COVID-19'un insani ve ekonomik maliyetleri oldukça ağır olduğundan, rapor bulaşıcı hastalıkların, en azından gelecek iki yıl için acil bir tehdit olduğunu vurguluyor.
 
Etki ve olasılık bakımından en yüksek riskler
 
Gelecek on yıl için en yüksek olası riskler arasında aşırı hava olayları, iklim krizi ile mücadelede başarısızlık, insan kaynaklı çevresel hasarların yanı sıra dijital güç konsantrasyonu (digital power concentration), dijital eşitsizlik ve siber güvenlik yer alıyor.
Bununla birlikte gelecek on yılda en yüksek etkiye sahip olması beklenen riskleri ise bulaşıcı hastalıklar, iklim krizi ile mücadele başarısızlık ve diğer çevresel felaketler olarak belirtiliyor. Kitle imha silahları, geçim krizleri, ekonomik durağanlığın ve işsizliğin ortaya çıkarabileceği borç krizleri ve bilişim teknolojileri altyapılarının çökmesi de en yüksek etkiye sahip riskler arasında yer alıyor.
WEF raporda ayrıca iş kaybı risklerinin, genişleyen dijital uçurumun, bozulan sosyal etkileşimin, piyasalardaki ani değişimlerin küresel nüfusun büyük bir kesimi için toplumsal huzursuzluk, siyasi parçalanma ve jeopolitik gerilimler gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Bütün bu olası ve yüksek etkili risklerin yanı sıra kısa vadede öngörülen risklere de raporda yer veriliyor. Bulaşıcı hastalıklar ve geçim krizleri gibi risklerle birlikte dijital eşitsizliğin de kısa vadede kritik sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor. Rapora göre artarak devam eden dijital eşitsizlik toplumun parçalanmasına yol açabilir. Kısa vadede karşılaşılacak bir diğer kritik risk ise gençlerde oluşan gelecek kaygısı ve hayal kırıklığı (youth disillusionment).
 
İklim krizi tehdidi devam ediyor
 
Rapor, iklim krizini en etkili risklerden biri olarak nitelendiriyor. Dünya çapındaki karantina önlemleri 2020'nin ilk yarısında küresel emisyonların düşmesine neden olsa da WEF, 2008-2009 ekonomik krizinden elde edilen tecrübeyle, emisyonların eski seviyelere geri dönebileceği uyarısında bulunuyor.
WEF, 5-10 yıllık çerçeveden baktığımızda riskler arasında baskın bir şekilde biyoçeşitlilik kaybı, doğal kaynak krizleri ve iklim krizi ile mücadelede başarısızlık gibi çevresel riskler olduğunu ortaya koyuyor.
 
Krizi fırsata çevirmek mümkün mü?
 
Raporda, COVID-19'a karşı verilen yanıtların, ülkelerin, işletmelerin ve uluslararası toplumun direncini güçlendirmek için dört yönetişim fırsatı ortaya çıkardığı belirtiliyor:
 
- Risk etkilerine ilişkin bütüncül ve sistem tabanlı bakış açısına sahip analitik çerçeveler formüle etmek: Teknolojik hizmetler, yeni iş ekosistemleri oluşturmaya ve fırsatları artırmaya, dijital uçurumları kapatmaya yardımcı olabilir. Büyük şirketler, değer zincirlerindeki küçük şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini belirlemelerine, standartlarını formüle etmelerine ve ilerlemelerini ölçmelerine yardımcı olabilir.
 
- Ulusal liderliği ve uluslararası iş birliğini teşvik etmek için yüksek profilli "risk şampiyonlarına" yatırım yapmak: Ulusal düzeyde risk şampiyonları risk analizi ve finansman konularında yeniliği teşvik etmek ve bilimsel uzmanlar ile siyasi liderler arasındaki ilişkileri iyileştirmek için farklı paydaşları bir araya getirebilir.
 
- Olası risklere karşı alınan önlemlerde kamu-özel girişim ortaklığına dayalı yeni modeller keşfetmek: Büyük teknoloji firmaları, dayanıklılığı güçlendirmek, verimliliği artırmak ve dezavantajlı gruplar için erişilebilir finans ürünleri sağlamak gibi yeni hizmetler sunmak için hükümetlerle birlikte çalışabilir.
 
- Risklere dair yapılan iletişimi açık tutmak ve geliştirmek, aynı zamanda yanlış bilginin yayılmasına karşı mücadele etmek
 
Gelecek yıllar, pandemi nedeniyle ortaya çıkan birçok kısa ve uzun vadeli riske karşı mücadele yılı olacak. Bu risklerin etki ve olasılıklarını artırmamaları için mücadelede hükümetlerin, şirketlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun tüm bileşenlerinin ortaklığına ihtiyaç var.
 

SHARE: