Menu

27 October

İklim dostu yatırımlar, sürdürülebilir olmayan alternatiflere göre daha fazla istihdam yaratıyor

*Bu haberi 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Pandemi, küresel işgücünde nesillerdir yaşanan en büyük aksamaya sebep oldu. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) raporuna göre, küresel işsizlik, 2021'in ikinci çeyreğinde 127 milyon tam zamanlı işe eşdeğerdi. Bazı ülkelerde işgücü pandemi öncesindeki seviyelere dönse de dünyanın büyük bir bölümü hala işsizlikle mücadele etmeye devam ediyor. İşgücünde yaşanan aksaklıklara ek olarak, 2021'de yaşanan doğal afetler iklim değişikliğinin etkilerini her zamankinden fazla hissetmemize neden oldu. İyi haber ise hem işsizlik hem de iklim krizini aynı anda ele almak mümkün.  

İklim değişikliğinin etkileri göz önüne alındığında, temiz enerjiye yatırım yapmak fosil enerjiye yatırım yapmaktan daha doğru bir karar. Ama ya amaç mümkün olduğu kadar çok iş yaratmaksa? Neyse ki, bu senaryoda da cevap aynı.

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI), Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ve Yeni İklim Ekonomisi tarafından paylaşılan yeni bir analize göre, temiz enerji ve diğer yeşil yatırımlar genellikle kısa vadede sürdürülebilir olmayan yatırımlara kıyasla daha fazla iş yaratıyor.
Örneğin:
- Güneş fotovoltaik enerjisine yatırım yapmak, fosil yakıtlara aynı miktarda yatırım yapmaktan ortalama 1,5 kat daha fazla iş yaratıyor.
- Ekosistem restorasyonu, petrol ve gaz üretiminden dolar başına 3,7 kat daha fazla iş yaratıyor.
- Bina verimliliği iyileştirmeleri, fosil yakıtlardan dolar başına 2,8 kat daha fazla iş yaratıyor.
- Toplu taşıma, yol yapımına göre dolar başına 1,4 kat daha fazla istihdam yaratıyor.

Rüzgâr enerjisi, elektrik şebekesi yükseltmeleri, endüstriyel verimlilik, yürüyüş ve bisiklet altyapısı ve elektrikli araç şarj altyapısı gibi diğer yeşil yatırımlar da geleneksel alternatiflere kıyasla daha fazla istihdam yaratma potansiyeline sahip.

Öte yandan, paylaşılan analiz, yeşil yatırımların vakaların büyük çoğunluğunda daha iyi iş yaratıcıları olduğunu, ancak bazı durumlarda istihdam etkisinin karışık olduğunu göstermekte. Elektrikli araçlar buna örnek gösterilebilir. Gazla çalışan araçlardan elektrikli araçlara geçişin genel olarak istihdamı artırması beklenir. Bunun nedeni, elektrikli araç sahiplerinin paralarını benzin yerine elektriğe harcamaları ve elektrik hizmetleri sektörünün petrol sektöründen daha fazla emek yoğun olmasıdır. Buna ek olarak, elektrikli araç sahipleri her yıl elektriğe, gaza harcadıklarından daha az para harcar ve bu tasarruflar ekonomiye geri döner. Ancak, bu genel istihdam kazanımlarına rağmen, elektrikli araçlara geçişte bazı işlerin de kaybedileceği düşünülmekte. Elektrikli araçlar gazla çalışan araçlardan daha az ve daha az karmaşık parçalara sahip olduğundan, otomobil imalat ve bakım sektöründe daha az iş yaratması bekleniyor. Her tür araç için ihtiyaç duyulan otomobil imalat işçisi sayısında büyük azalmalara neden olacak ileri üretim teknikleri, dijitalleşme ve yapay zekanın etkilerinden bahsetmiyoruz bile. Bu nedenle, geleneksel otomobil işçilerini yeniden eğitmek ve yeniden istihdam etmek için adil bir geçiş için büyük önem taşıyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI), Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ve Yeni İklim Ekonomisi’nin analizi güneş ve rüzgâr enerjisi gibi bazı yatırım türleri için Brezilya, Çin, Endonezya, Almanya, Güney Afrika, Güney Kore ve Amerika Birleşik Devletleri gibi birçok ülkeden alınan iş yaratma verilerinin karşılaştırılmasına dayanmakta. Şimdiye kadarki bulgular umut verici olsa da özellikle düşük gelirli ülkeler ve doğaya dayalı iklim çözümleri için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Yeşil yatırımlar neden daha fazla iş yaratır?

Güneş panelleri kurmak, bozulmuş bir ekosistemi restore etmek veya bir binayı enerji bakımından daha verimli olacak şekilde yenilemek gibi faaliyetler yoğun emek istiyor ve bu emeğin dışarıdan temin edilmesi zor olduğundan yerel istihdamın artmasına yol açıyor. Yürüyüş ve bisiklet altyapısı gibi şehir projeleri, yatırımın daha yüksek bir payının hammaddeye harcandığı yol yapımına kıyasla dolar başına daha fazla şehir planlamacısı, mühendis ve inşaat işçisi gerektiriyor.

İstihdam yaratmak önemli, ancak bu hikâyenin sadece bir kısmı. İşlerin yüksek kalitede olduğundan da emin olmak gerekiyor. Doğru politikalarla yeşil sektörlerde ücretleri, sosyal hakları, kapsayıcılığı ve iş güvenliğini iyileştirmek mümkün. Düşük ve orta gelirli ülkelerde, yeşil sektörlerdeki işler resmi olduklarında iyi ücretler sunabilir. Ancak çoğu zaman kayıt dışı ekonominin bir parçasıdırlar, bu nedenle düşük ücretlere, iş güvenliğine sınırlı erişime ve çok az sosyal korumaya sahiptirler. Bu nedenle yeşil işler için hükümetlerin eğitim, kapasite geliştirme ve beceri belgelendirme yoluyla işgücünü resmileştirmeye ve kariyer ilerlemesini desteklemeye yardımcı olması çok önemli.

Yüksek gelirli ülkelerde yeşil işler, yalnızca lise diplomasına sahip işçiler de dahil olmak üzere orta sınıfa yeni bir fırsat sağlayabilir. ABD'de temiz enerji çalışanları, ortalama bir çalışandan %25 daha fazla para kazanıyor. Bununla birlikte, temiz enerji için ücretler, kısmen on yıllardır süren zorlu sendika temsili ve pazarlıkları nedeniyle ücretlerin yüksek kaldığı fosil yakıt işlerinden hala biraz daha düşük. Yeni yeşil işlerin, halihazırda var olan bu tür haklara sahip olma olasılığı daha düşük.

Özellikle tarihsel olarak istihdam fırsatlarından dışlanmış gruplar için yeşil işlerin herkes için erişilebilir olduğundan emin olmak çok önemli. Yeşil dönüşüm, işgücündeki kadınlar için bir avantaj olabilir. Küresel olarak yenilenebilir enerji işlerinin yaklaşık %32'si kadınlar tarafından yürütülmekte, bu durum petrol ve gaz sektöründeki %22'lik payın üzerinde ancak hala çok düşük. Kadınların katılımının önündeki engeller; farkındalığı artırmaya yönelik eğitim ve denetimler, kadınlara yönelik alanda destekleyici ağlar ve mentorlük programları, toplumsal cinsiyet hedefleri ve kotaları, çocuk bakımı sağlanması ve cinsel taciz ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı politikalar yoluyla ele alınabilir.

Son olarak, yeşil işler genellikle fosil yakıtlar ve diğer sürdürülebilir olmayan endüstrilerdeki işlerden daha güvenli. Kömürün kazalardan ve hava kirliliğinden ölüme neden olma olasılığı güneş veya rüzgâra kıyasla 500 kat daha fazla. Öte yandan, yeni yeşil işler de toksik malzemelerle uğraşmak veya aşırı sıcak altında çalışmak gibi kendi risklerini barındırıyor, bu nedenle sıkı güvenlik önlemleri ve güvenlik eğitimleri önemli.

İklim dostu yatırımlar, uzun vadeli ekonomik stratejilerin yanı sıra pandemi sonrası iyileşme paketlerinin temel bir parçası olmalı. Bu hedef doğrultusunda hükümetler, adil ücretler ve çalışma koşulları sağlayan ve ayrıca sosyal olarak dışlanmış grupların işe alınmasını hedefleyen politika ve uygulamaları geliştirmek için sendikalar ve işverenlerle birlikte çalışmalı.
 

SHARE: