Menu TR

S360Mag

18 December

Enerji Dönüşümünde 5 Megatrend

Küresel enerji sektörünü değiştirme yolunda 5 yeni megatrend dikkat çekiyor. WWF ve yenilenebilir enerji tedarikçisi Lichtblick, Almanya’nın enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla ortak bir rapor yayımladı. Küresel enerji dönüşümü ile yenilenebilir bir enerji geleceği için ortak bir amaca katkı sağlamanın yollarını göstermek ve yine dünyaya ilham olmak adına yayımladıkları “Megatrends in the Global Energy Transition”, değişimin ve fırsatların değerlendirilmesinin önemi üzerinde duruluyor.

Raporda, tüm dünyanın yenilebilir enerjiye geçişini sağlayacak ve küresel enerji sektörünü değiştirecek 5 genel bakış ortaya koyuluyor. Almanya’nın “energiewende” (yenilenebilir enerjiye dönüş) hedeflerinde yalnız olmadığı ve bu hedefte küresele hareketin bir parçası olduğu belirtiliyor. Yenilenebilir enerjiye dönüşün, küresel bir güç haline gelmesi gerektiği belirtiliyor ve yenilenebilir enerji hedeflerinin iklim değişikliğinin getirdiği tehlikelerin acilen durdurulması için atılan bir adım olmasının yanında, uygulanabilir hedefler olduğu vurgulanıyor. Bu konuyla ilgili derlediğimiz haberimizde, küresel ölçekli adımları aşağıdaki gibi listeledik:

1. Fosil Yakıt Devrinin Sonu Geldi: Yenilenebilir enerjide küresel ilerlemenin olacağı sinyalinin verilmesi, Haziran 2015′te G7 ülkeleri tarafından küresel ekonominin karbondan çekileceğini duyurmasıyla hızlandı. Amerika ve Çin’in iklim koruma vaadi ve kömür kullanımını azaltma sözleri, 2014 yılından bu yana petrol fiyatlarındaki büyük düşüş, fosil yakıt çağının sonunu getirme çalışmalarının şimdiden başladığının güçlü göstergeleri. Bu göstergelerin son örneklerinden biri, yatırımlarını kömürden çekeceklerini duyuran sigorta devi Allianz. Geçtiğimiz yıllarda toplamda 3,4 trilyon USD değerinde varlık yöneten sigorta şirketlerinin, şehirlerin ve diğer yatırımcıların paralarının bir kısmını ya da tamamını fosil yakıtlardan çekeceklerine dair söz vermiş olmaları, uzmanlara göre iklim değişikliği ile mücadele konusundaki en etkili girişimler arasında.
2. ‘Enerjinin Geleceği’ Dönemi Başladı: Enerji dönüşümü küresel bir gerçek, özellikle güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi birkaç yıl içerisinde 21. yüzyılın anahtar enerji kaynakları olmaya aday. Enerji üretim kapasitesi bazında 2013 yılında dünya çapında kömür, doğalgaz ve nükleer santrallerden çok yenilenebilir enerji tesisleri faaliyete geçti. Yatırım anlamında da, yenilenebilir enerji sektörü, konvansiyonel enerji teknolojilerinden daha önde.
3. Enerjinin Geleceği Yenilenebilir Enerjide: Yenilenebilir enerjinin küresel gelişimi, enerji üretiminde kullanılan teknolojilerdeki maliyetlerin azaltılmasıyla gelen olağanüstü başarının bir sonucu. Rüzgar enerjisi santralleri halihazırda kara üzerinde yenilenebilir enerji üretimi için en uygun maliyetli teknoloji. Aynı zamanda ekonomi ve finans uzmanlarının sayıları artan analizlerine göre fotovoltaik paneller, güneşten elektrik üretimi için en uygun maliyetli teknoloji haline geldi. Rüzgar ve güneş teknolojileri yakın zamanda bu büyük zaferlerini enerji sektöründen, taşıma ve ısınma sektörlerine de taşıyacak gibi görünüyor. 
4. Enerjinin Geleceği Merkezde Değil Yerelde: Enerji sektörünün geleceğinde, kurulacak birkaç büyük enerji santralinin yerine, yerel ölçekte milyonlarca küçük tesisin kendi enerjilerini ürettiği bir sistem öngörülüyor. Bu süreçteki paydaşların çoğu hem üretici, hem de tüketici olacak. Ancak bu, geriye sadece küçük santrallerin kalacağı anlamına gelmiyor. Rüzgar ve güneşten elektrik üreten büyük tesisler de yeni enerji sisteminde pozisyonlarını büyük olasılıkla koruyacaklar; ama güneş ve rüzgar enerjisi açısından yüksek potansiyele sahip, yoksul ülkeler için yerelleşmiş enerji sistemleri, uzun dönemde daha fazla fayda sağlayabilir. 
5. Enerjinin Geleceği Dijital: Gelecekte enerji sistemleri, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerjilerin hareketliliği (güneş ışınlarının günün belli zamanlarında yeryüzüne ulaşması) üzerine kurulacak. Bu değişkenlikle beraber bilişim ve enerji sektörünün birlikte büyüyecekleri ön görülüyor, çünkü ancak iki sektörün kombinasyonu ile güvenilir enerji arzının devamlılığını sağlamak mümkün olabilecek. Özellikle küçük ve büyük pil şarj ünitelerindeki hızlı maliyet düşüşü ve bu ünitelerde enerji depolama teknolojileri sayesinde, istenilen herhangi bir zamanda güvenilir enerji sağlamanın ve %100 yenilenebilir enerjiye geçişin yolu açılıyor.

SHARE: