Menu

17 September

Elektrikli araçlara geçişinin sürdürülebilir ve adil olduğundan nasıl emin oluruz?

*Bu haberi 2 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Günümüzde trafikte her zamankinden daha çok elektrikli araç (Electric Vehicles- EV) bulunuyor. Küresel EV satışları, 2021'in ilk yarısında 2020'ye kıyasla %168 arttı ve elektrikli araçların maliyetinin en geç 2028 yılına kadar benzinli ve dizel içten yanmalı motorlu otomobillerle aynı veya daha az olması bekleniyor. Birçok ülkede içten yanmalı motorlu araçların satışına ilişkin hükümet yasaklarının önerilmesiyle birlikte, elektrikli otomobillerin önümüzdeki on yılda giderek daha yaygın olacağı düşünülüyor. Fakat EV dönüşümü kendi zorluklarını da beraberinde getiriyor. İngiltere'nin ulusal enerji sağlayıcısı, tüketicilere EV dönüşümünün benimsenmesi için yeterli enerji olduğu konusunda güvence verirken, arabalara sürdürülebilir ve ucuza güç sağlamak sorun yaratıyor.
 
Yerel ağların aynı anda milyonlarca arabayı şarj edecek şekilde tasarlanmamış olması, yenilenebilir enerji üretiminin yetersizliği sıfır karbonlu bir elektrik sistemine doğru ilerlerken enerjiye erişimi zorlaştırıyor. Bu nedenle rüzgar ve güneş enerjisi bol olduğunda EV’lerin uygun fiyata şarj edilebilmesini sağlamak için akıllı bir şarj ağına yönelik planlamanın ve hükümet yatırımlarının yapılması önem taşıyor.
 
Bir EV'nin şarj edilmesinde nasıl ve nerede şarj edildiği kadar aracın şarj yerindeki bekleme süresi de önem taşıyor. Araç park halindeyse ve sürücünün acelesi yoksa İngiltere'de standart bir ev şarj cihazı olan yedi kW şarj aleti kullanılarak sekiz saatlik bir seansta araç, yaklaşık bir hafta yetecek bir sürüş için (250km) hazır hale geliyor. Fakat, aracını kısa bir sürede ve seyir halindeyken şarj ederse ancak bir güne yeterli dolum sağlayabiliyor.
 
İkinci durum için; standart şarj cihazlarının neredeyse on katı daha pahalı olan, 50 ila 150kW arasında güç sağlayan bir hızlı şarj cihazı daha uygun. Bu cihazlarla sadece 45 dakikada yaklaşık bir haftalık sürüş için yeterli şarjı sağlamak mümkün olsa da cihazlar elektrik altyapısına büyük yük getireceğinden yerel elektrik kesintilerine yol açabiliyor. Araçlar zamanlarının yaklaşık %95’ini park halinde geçirdiklerinden yavaş ve yenilenebilir şarj modellerinin bu sürede, hızlı şarjların ise uzun yollarda ve acil durumlarda kullanılması isteniyor.
 
Otomobillerin; ileride yenilenebilir üretimin düşük, talebin yüksek olduğu zamanlarda “araçtan şebekeye” olarak bilinen bir teknoloji sayesinde yerel elektrik şebekelerini desteklemeye de yardımcı olması bekleniyor. Bu teknolojiyi etkinleştirmek için, sürücülerin araçlarını şarj ederken şebekeyi destekleyeceği iki yönlü bir sistem geliştirilmesi gerekiyor.
 
Elektrikli cihazların şarj edilmesi konusu ayrıca finansal bir eşitsizlik de yaratıyor. Enerjiye erişimi olan haneler düşük maliyetlerle seyahat edebilecekken bu imkanı olmayanlar sokak şarj istasyonlarının pahalı olması sebebiyle daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyorlar. Birleşik Krallık'taki çoğu düşük gelirli yaklaşık 7 milyon hane, ikinci gruba giriyor.
 
Sadece şebekeye yardımcı olmak için değil, aynı zamanda oluşan bu sosyal eşitsizliği azaltmak için de enerjiye erişimin genişletilmesi gerekiyor. Örneğin; evde şarj imkanı olmayanların da aynı maliyetle çeşitli hizmetlere erişimini sağlamak için sokak şarj cihazları, kullanılmaya başlandığında otomatik olarak araç sahibinin hesabına atanabilir.
 
Birleşik Krallık'ta, evde şarj cihazı olmayanların araçlarını haftada bir şarj edebilmelerini sağlamak için yaklaşık 750.000 sokak şarj cihazına ihtiyaç duyuluyor. Şebekeden gelen üretim ve tüketimi dengelemek ve Birleşik Krallık'ın net sıfır hedefine ulaşmayı desteklemek için bu arabalardaki enerji deposunun kullanılacağı durumda ise beş milyona kadar şarj cihazına ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor. Bu hedefe ulaşmak içinse 2050 yılına kadar her gün 500 yeni sokak şarj cihazının kurulmasını gerekiyor.
 
Şebeke sistemlerini dengelemek için araçların kullanılması, ihtiyaç duyulan altyapı mevcut olduğundan diğer enerji depolama sistemlerine göre daha ucuz bir alternatif sunuyor. Fakat bunun gerçekleşmesi için otomobil üreticileri, ağ operatörleri, enerji tedarikçileri ve hükümetlerin doğru zamanda doğru yerlere şarj cihazlarını yerleştirmeleri için koordine olmaları gerekiyor.
 

SHARE: