Menu

9 August

Sürdürülebilirlik Trendleri Raporu ve sürdürülebilirlikte öne çıkanlar

*Bu haberi 4 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Sürdürülebilir yatırım yönetimi şirketi Generation Investment Management tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilen, sürdürülebilirliğin küresel olarak durumunun değerlendirildiği Sürdürülebilirlik Trendleri Raporu yayınlandı. 200’den fazla kaynaktan faydalanarak hazırlanan rapor, net-sıfır, çeşitlilik ve kapsayıcılık, temiz teknolojilerin yükselişi, doğa temelli çözümler gibi sürdürülebilirlik konusunda öne çıkan noktaları ve trendleri ortaya koyuyor. Rapor aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik dönüşüme karşı yeşil badananın yarattığı riskleri de vurguluyor.
 
Generation Investment Management’ın yönetim kurulu başkanı Al Gore, raporun birçok alanda olumlu gelişmeleri ortaya koyduğunu belirtiyor ve pandemiden sonra iyileşme sürecinde sürdürülebiliğin gözetilmesinin ve eski pratiklere geri dönülmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Al Gore ayrıca uzun dönemli iklim hedefleri ile kısa dönemli aksiyonlar arasındaki uyuşmazlığı raporda öne çıkan noktalar arasında belirtiyor ve yeşil badana riskine karşı uyarıyor. 
 
ÇSY’nin parladığı bir yıl
Şirketlerin ve yatırımcıların 2030’a kadar karbon salımını yarı yarıya azaltmaya yönelik hedefleri benimsemesiyle birlikte sürdürülebilirlikle bağlantılı finansal faaliyetler giderek artıyor. Sürdürülebilirlik Trendleri Raporu, sürdürülebilirlikle bağlantılı finansal faaliyetlerin hacminin 2015’ten beri üç katına çıktığını ifade ediyor. Bununla birlikte 2015’ten beri çevresel, sosyal ve yönetim (ÇSY) fonlarına akışın 10 kat arttığı belirtiliyor.
Küresel gayri safi hasılanın (GSH) dörtte üçünü temsil eden hükümetler artık ulusal düzeyde net sıfır taahhütü vermiş olsa da rapor, birçok hükümetin ve şirketin uzun dönemli hedeflere yönelik ne kısa ve orta vadeli hedefleri ne de eylem planları olduğunu ortaya koyuyor.
 
Yeşil badana riski artıyor
Geçtiğimiz yıl sürdürülebilir yatırım için büyük bir fırsat yaratmış olsa da, sürdürülebilir bir dönüşümün önünde yeşil badana büyük bir tehdit oluşturuyor. Bazı net sıfır hedeflerin düşük kaliteli olduğuna, hedefler ve eylemler arasındaki uyuşmazlıklar bulunduğuna ve karbon dengeleme gibi çözümleri hedefleyenlere yönelik bir kontrol mekanizmasının olmadığına dair endişeler dile getiriliyor.
Tüketiciler ayrıca sürdürülebilirlikle ilgili karmaşık ve yanlış yönlendiren açıklamalara maruz kalmakta. Rapor, belirsiz ve uzak zaman dilimlerine yönelik net sıfır hedeflerinin artık kabul edilemez olduğunu ve şirketlerin bu hedeflere nasıl ulaşacaklarına yönelik net planlarını ortaya koymaları gerektiğini söylüyor.
 
Sosyal adalet ve eşitlik gündemde daha fazla yer buluyor
Sosyal meseleler bu yıl yöneticilerin ve şirketlerin gündemlerine daha fazla girmeye başladı. ÇSY’nin sosyal olan “S” boyutuna olan ilgi arttı ve yatırımcılar başta olmak üzere iklim ve doğayla sosyal meselelerin birbirleriyle bağlantılı ve iç içe geçmiş konular olduğu kabul edildi. Rapor, pandemiden sonra iyileşme konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan birini sosyal adalet olarak belirtirken bu alanda hâlâ kat edilmesi gereken çok mesafe olduğunu vurguluyor.
 
Doğa için önemli bir yıl
Bu yılki rapor, bir yandan çevre ve doğanın daha önce hiç bu kadar tehdit altında olmadığını gösterirken aynı zamanda doğa temelli çözümlerin giderek arttığını söylüyor. Doğal çözümlere yönelik risk sermayesi finansmanının, 2016'dan bu yana beş kat arttığı görülüyor. Ancak bunun sürdürülebilir olması için kontrol ve standartların yatırım ve inovasyonun hızına yetişmesi gerekmekte. Rapor, sürdürülebilir ekonominin şekillenmeye başladığını ancak istenen hedeflere ulaşmak için yeşil badanaya gerekli önemin verilmesi ve hızlanmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte rapor, sektörlere yönelik bazı önemli bulguları da paylaşıyor:
 
Ekonomi & Finans:
-2020’de hayata geçirilen Net Zero Asset Managers girişiminin bugün, 43 trilyon dolar varlık yönetimine sahip 128 imzacısı bulunuyor.
-2020'ye kadar küresel karbon salımlarının beşte birinden fazlası karbon fiyatlandırma inisiyatiflerinin kapsamına alınmış olsa da karbon fiyatlandırmanın nasıl uygulandığı konusunda büyük farklar mevcut.
-Covid-19’un ekonomik yükü insanları eşit olmayan bir şekilde etkiledi. Zengin ülkelerde . Covid-19’un olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik kişi başı yaklaşık 8500 dolar harcanırken, düşük gelirli ülkelerde bu miktar 25 dolar oldu.

Doğa temelli çözümler:
-Küresel GSH’nin yarısından fazlası (yaklaşık 44 trilyon dolar) doğa kaybı nedeniyle orta veya yüksek seviyede riskle karşı karşıya.
-Bitki bazlı diyetlere geçiş başta olmak üzere, özel yatırımlar doğal çözümlerin birkaç önemli alanında giderek artıyor.
-Doğa temelli çözümlerin 2030 yılına kadar gereken karbon salım azaltımlarının üçte birini sağlayabileceği tahmin ediliyor.

Enerji:
-Ekonomilerin açılmasıyla karbon salımları neredeyse pandemi öncesi seviyesine geri döndü.
-Yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımların taşma noktasına yakın olduğu tahmin ediliyor.
-Enerji dönüşümüne yönelik yatırımlar 2020’de 500 milyar doları aştı ancak gelişmiş ülkelerin bu alanda yeterli yatırıma sahip olup olmadığı konusu sorgulanıyor.
-Birleşik Krallık’ın, büyük ölçüde azaltılmış kömür tüketimi sayesinde 1990'daki karbon salımlarıyla karşılaştırıldığında, şu anda net sıfır hedefinin yarısında olduğu ve karbon emisyonlarının 1880 seviyelerine geri döndüğü görülüyor.  

Sağlık & iyi olma hali:
-Küresel olarak bakıldığında 100 kişiden yalnızca 45 kişiye aşı dozu uygulanmış durumda. Yoksul ülkelerde bu oranın daha da düşük olduğu görülüyor.
-Klinik öncesi veya klinik geliştirme aşamasında olan yaklaşık 300 COVID-19 aşısı bulunuyor ve mRNA teknolojisinin, kanser, kuduz ve HPV dahil olmak üzere COVID-19'un çok ötesinde kullanımlara sahip olacağına inanılıyor.

Mobilite & Yapı işleri
-Yapı işleri, inşaat malzemeleri ve inşaat, mevcut küresel karbon salımlarının %40'ını oluşturuyor.
-Daha yüksek partikül maddeye maruz kalmak COVID-19 nedeniyle ölme riskini artırdığından, pandemi hava kalitesinin insan sağlığı üzerindeki etkisini daha da önemli hale getirdi.
-Sıfır emisyonlu araçların geniş çapta benimsenmesinin, iyileştirilmiş hava kalitesinden dolayı yılda on binlerce ölümü azaltabileceği düşünülüyor.

Değer zinciri & döngüsellik
-Döngüsel ekonomi iş modellerinin karbon salımlarını %31 oranında azaltabileceği tahmin ediliyor.
-Pandemi, tüketicileri ürün değer zincirleri hakkında düşünmeye teşvik etti. Kullanılmış ürünlere yönelik talebin giderek artacağı öngörülüyor.
-E-ticaret, bir yılda üç yıllık büyüme gördü. Generation'ın kendi araştırması, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki büyük perakendecilerde çevrimiçi alışverişin, geleneksel mağazaları ziyaret etmekten %17 daha az karbon salımına yol açtığını gösteriyor.

SHARE: