Menu

26 November

AB’den yeni önlem: Sığır eti, palm yağı ve kahve gibi ürünlerin ithalatı tehlikede

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Avrupa Komisyonu sığır eti, palm yağı, kakao ve ormansızlaşmayla bağlantılı olan diğer ürünlerin ithalatını önlemek için yeni bir yasa önerisinde bulundu. Dünya çapında tehlike altındaki ormanların korunması için tasarlanan yasa kapsamında Avrupalı tüketicileri hedefleyen şirketlerin ve küresel tedarik zincirlerinin ormanların yok edilmesine katkıda bulunmadığını kanıtlamaları gerekecek. Yasa tasarısı, Cop26’da ülkelerin küresel orman kaybını durdurma ve bu kaybı tersine çevirme taahhüdünde bulunmasının ardından geldi.
 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre, 1990 yılından bu yana dünya çapında 420 milyon hektar orman kaybedildi. Büyükbaş hayvancılığı başta olmak üzere, tarımsal genişleme bu kaybın yaklaşık %90'ından sorumlu. 2021 Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) raporuna göre Avrupa, küresel olarak ormansızlaşmayla bağlantılı ürünlerin ikinci en büyük ithalatçısı ve son yıllarda bölgeye yapılan ticaret, küresel orman kaybının yaklaşık %16'sına yol açmış durumda. Avrupa bu konuda Çin’in (%24) gerisinde kalıyor, ancak Hindistan (%9), Amerika Birleşik Devletleri (%7) ve Japonya'dan (%5) daha fazla küresel orman kaybına neden oluyor.
 
Avrupa’da bulunan birçok şirket, çevresel suistimallerin yaygın olduğu ülkelerde faaliyet göstermeye devam ediyor, ancak küresel tedarik zincirlerinde çevreye yönelik riskleri bulmaları ve düzeltmeleri için Avrupa Birliği (AB) çapında mevcut bir yasal gereklilik bulunmuyor. Yeni yasa sayesinde AB ilk defa, yasa dışı üretimin yanı sıra, her türlü ormansızlaşma ile bağlantılı ürünleri düzenlemeye çalışacak. Çevrecilere göre, Brezilya gibi bazı büyük ormanlık ülkelerin yasal korumaları yetersiz olduğu için bu yasa önemli bir adım teşkil ediyor.
 
Yasadan etkilenecek ürünler arasında sığır eti, ahşap, palm yağı, soya, kahve, kakao ve bunların türevleri olan deri, çikolata ve mobilya gibi ürünler yer alıyor. Üretici ülke kanunlarına göre üretim yasal olsa bile, Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren şirketler ormansızlaştırmaya veya orman hasarına neden olan ürünler satmadıklarını kanıtlamaları gerekecek. Bu şirketler için detaylı araştırma zorunluluğu getirilmesi ve menşe ülkelerdeki arazilerin uydular ve coğrafi konum takibi yoluyla izlemesi anlamına geliyor. Ulusal makamlara doğru bilgi sağlamayan şirketler, yıllık cirolarının yüzde 4'ü kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.
 
AB Çevre Komiseri Virginijus Sinkevicius, yeni düzenlemenin öncü bir adım olduğunu ve AB’nin küresel bir sorumluluk sergilediğini söyledi. Ancak orman kaybının yalnızca AB’nin eylemleriyle çözülmeyeceğinin de belirten Sinkevicius “ABD ve Çin gibi büyük pazarların da tedarik zincirlerini temizlemelerine ve ormanların korunmasını hızlandıracak üreticilere ihtiyacımız var, ancak yardımcı olmaya hazırız” dedi. 

Mighty Earth kampanya grubunun Avrupa direktörü Nico Muzi “AB, büyük süpermarketlere ve perakendecilere net bir mesaj gönderiyor: Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri, ormansızlaşmayla bağlantılı tarım ürünlerini kabul etmeyecek” dedi. Ancak Muzi, savana ve turbalıklar gibi hem önemli karbon deposu olan hem de çeşitli bitki ve hayvan türlerinin yaşama alanı olan kırılgan ekosistemlerin yasa tasarısına dahil edilmemesini eleştirdi.
 
Eleştirilen bir başka madde, önemli boyutlarda ormansızlaşmaya neden olan kauçuk ve mısır gibi diğer emtiaların yasada yer almaması. Ancak, yasa tasarısını savunan Sinkevicius, Avrupa tüketiminin ormansızlaşmaya en fazla katkıda bulunduğu ürünlerin hedef alındığını öne sürdü. Ayrıca yeni bir sorun tespit edilmesi durumunda, AB’nin hızla tepki verebileceğini ve daha fazla ürünün yasa kapsamına alınabileceğini belirtti.
 
Ayrı bir gelişmede komisyon, Avrupa topraklarını mevzuat yoluyla koruma girişimini yeniden canlandırma niyetini açıkladı. Avrupa topraklarının yaklaşık %70'i çiftçilik, kirlilik ve kentsel yayılma nedeniyle sağlıklı olarak kabul edilmiyor ve her yıl 1 milyar ton toprak erozyon yoluyla yok oluyor. Hava ve su kalitesini düzenleyen komisyon, 2050 yılına kadar AB genelinde sağlıklı toprak seviyelerine ulaşmak amacıyla 2023'te yasal önerileri yayınlayacağını söyledi. Komisyon bu arada AB hükümetlerine, tarım arazileri ve doğal çevre üzerindeki gelişimi en aza indirecek hedefler belirlemeleri ve kentsel alanların yeniden yapılandırılmasına öncelik vermeleri için çağrıda bulundu.
 

SHARE: