Menu

1 July

Dünyanın en hızlı büyüyen atık yığını: E-atıklar

*Bu haberi 2 dakikada okuyabilirsiniz. 

Dünya genelinde her yıl on milyonlarca elektronik atık oluşuyor.Bu hızlı artış nedeniyle Birleşmiş Milletler, e-atıkları dünyanın en hızlı büyüyen atık yığını olarak tanımlıyor. Yapılan son araştırmalar ise e-atıklardaki hızlı büyüme trendinin COVID-19 salgını nedeniyle azaldığını söylüyor. Fakat bu da pandeminin görünüşte olumlu diğer çevresel etkilerinden biri olarak yorumlanıyor.
 
Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir BM raporuna göre, küresel elektronik ve elektrikli alet satışları 2020'nin ilk üç çeyreğinde önemli oranda azaldı. Satışlardaki bu düşüşün gelecekte ortaya çıkabilecek 5 milyon tondan fazla e-atığı önlediği düşünülüyor. Ancak tıpkı pandemi kısıtlamaları hafifledikten sonra tekrar eski seviyelerine çıkan küreselsera gazı salımı gibi e-atıklardaki bu düşüşün de geçici olduğu düşünülüyor. Veriler, pandemiden çıkarken daha sürdürülebilir teknoloji kullanımına geçilmediği gibi teknolojik ürünlere sahip olanlar ve olmayanlar arasında oluşan derin “dijital uçuruma” da dikkat çekiyor.
 
BM'nin tanımına göre, atılan buzdolapları ve elektrikli fırınlardan kullanılmış tüketici elektroniğine kadar her şeyi kapsayan e-atıklar, son yıllarda gelişmekte olan ülkelerde daha fazla insanın modern teknolojiye erişmesi, ürünlerin kullanım sürelerinin kısalması ve cihazların onarımının daha zor hale gelmesiyle önemli oranda arttı. 2014 ve 2019 yılları arasında dünyanın e-atık ayak izi yılda 49 milyondan 60 milyon tona yükseldi. Ancak pandeminin, dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşama ve çalışma şekillerini alt üst etmesiyle ve küresel tedarik zincirini etkilemesiyle genel fikir e-atık trendlerinin de değişeceği yönündeydi.
 
Birleşmiş Milletler Üniversitesi'nde kıdemli program görevlisi olan Kees Baldé ve yardımcı yazarı Ruediger Kuehr 50 ülkenin 2020'nin ilk üç çeyreğinde elektronik ürün tüketimini pandeminin olmadığı koşullardaki beklenen tüketimle karşılaştırdıkları rapordan şaşırtıcı bulgular elde ettiler. Okulların ve iş yerlerinin uzaktan çalışma ve öğrenme modellerine geçmesiyle geçtiğimiz yılın toplam elektronik satışlarında bir artış bekleniyordu. COVID-19 nedeniyle cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar ve oyun konsolları gibi küçük elektronik cihazların küresel satışlarındaki artış; masaüstü monitörler, TV'ler, lambalar ve ev aletleri dahil olmak üzere daha büyük ekipmanların satışlarındaki düşüşle telafi edildi. Araştırmacılar, bu tarz büyük elektronik cihazların satışındaki düşüşün, pandeminin hiç olmadığı bir dünyaya kıyasla gelecekteki e-atık üretimini 5,4 milyon ton veya yüzde 6,4 azaltacağını tahmin ediyor.
 
Ancak artan dijital uçurum da göz önüne alındığında bu düşünüldüğü kadar olumlu bir değişim yaratmıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa'daki yüksek gelirli ülkelerin toplam elektronik satışlarında yalnızca %5'lik bir düşüş yaşanırken düşük gelirli ülkelerde bu oran %30. Bu çıktı, küresel olarak dijital uçurumun daha da derinleştiğini kanıtlar nitelikte. Rapor, elektronik cihaz satışlarının düşmesinin gelecekte e-atık konusunda sürdürülebilir bir pozitif etki yaratması için pandeminin e-atık yönetimini nasıl etkilediğine de dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. BM’ye göre COVID-19'dan önce, e-atıkların %20'sinden daha azı geri dönüşüm için resmi olarak toplanıyordu. Büyük şehirler ve elektronik cihaz perakendecileri, pandemi sırasında e-atık toplamayı askıya aldığından pandemi sonrasında bu oran daha da azabilir.
 
Memorial University of Newfoundland'da elektronik atıkları araştıran Josh Lepawsky, elektronik atıklarda pandemi kaynaklı herhangi bir düşüşün, artan teknoloji tüketiminin genel eğilimine kıyasla önemsiz bir durum olacağından şüpheleniyor. Baldé ve ekibinin araştırması da bu düşünceyi destekler nitelikte. Elektronik cihaz satışlarının gelişmiş ülkelerde 2020'nin üçüncü çeyreğinde ilk ikisine kıyasla önemli ölçüde artması pandemi sonrasında bir toparlanma yaşandığını gösteriyor. Pazar araştırma şirketi Canalys'e göre, ABD'de kişisel bilgisayar talebi 2021'in ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73 arttı.
 
Baldé son olarak pandemi kaynaklı bir e-atık düşüşünün, ülkelere geri dönüşüm altyapılarını güçlendirmek için “nefes alma alanı” sağlayabileceğini söylüyor. Fakat bunun geçici bir rahatlık vermesinin önüne geçmek, e-atık oluşumunu düşük seviyelerde tutmak ve e-atıkların geri dönüşümüne yönelik çözümler sunmak ise ülkelerin elinde.
 

SHARE: