Menu

5 August

Tokyo Olimpiyatları: Sporcuların ruh sağlığına yeterli önem veriliyor mu?

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Modern Olimpiyat Oyunları’nın 19. yüzyıl felsefesi olan Olimpizm, dünyayı spor yoluyla daha iyi hale getirmek olarak özetlenebilir ve üç değere dayanır: mükemmellik, dostluk ve saygı. İnsanları olabileceklerinin en iyisi olmaya teşvik etmesi en bariz özelliği olsa da "dostluk" diğer spor etkinliklerine kıyasla Olimpiyatlar‘da “benzersiz” olarak tanımlanıyor.

Önceki Olimpiyatlarda, çeşitli uluslardan sporcular bir kutlama ve dostluk ruhu içinde bir araya geliyorlardı. Ancak, Tokyo 2020'nin katılımcılara aynı deneyimi sağlaması pek olası görünmüyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) başkanı Thomas Bach'ın belirttiği gibi, bu “dünyadaki en kısıtlayıcı spor etkinliği” olacak. Bu durum aynı zamanda COVID-19’un sporcuların zihinsel sağlıkları ve performansları üzerindeki etkilerinin de gündeme gelmesine sebep oldu.

Sporcular ve kaygıları

Japonya ve diğer ülkelerde artan vakalara rağmen oyunlara devam etme kararı, sporcuları zor durumda bıraktı. Japon halkının %80'inden fazlası oyunların yapılmasından yana olmadığından, oyuncular ahlaki olarak olimpiyatlara katılıp katılmamalarını bile sorguluyor.
Tokyo'nun mevcut olağanüstü hali, olimpiyatlara seyirci kabul etmiyor olsa da sporcular bunu “taraftarlar için yapmak”tan bahsediyor.  Ancak araştırmalar, boş stadyumların, özellikle ev sahibi ülkelerdeki sporcular için bazı sporlarda performansı olumsuz yönde etkileyebileceğini gösteriyor.

IOC başkanı Bach, Tokyo Oyunları’nın “güvenli ve emniyetli” olacağına söz verdi. Ancak, bulaşıcılığı yüksek delta varyantı, hastane yatış oranlarında artışa neden oluyor. Temmuz 2021'in ortalarında Brezilya Olimpiyat Takımı’nın üyelerine ev sahipliği yapan Japonya’daki bir otelde görülen birden fazla COVID vakası, katılımcılara yönelik riskleri ortaya koydu. İngiliz Olimpiyat Takımı üyeleri de Tokyo'ya uçuşları sırasında COVID'li biriyle temas ettikten sonra kendilerini izole etmek zorunda kaldılar. Son sayılara göre, Olimpiyatlarla bağlantılı 294 COVID vakası kaydedildi ve sayıları da her gün artıyor.

Durum böyleyken, sıkı COVID kurallarının ve önlemlerinin süreç boyunca vurgulanması, sporcuların önceki olimpiyatlarda deneyimledikleri ortamla belirgin bir tezat oluşturuyor. Sporcuların testleri pozitif çıktıkça veya sözde güvenli ortamlarda bile başkalarıyla temas kurdukça, bazı ülkeler artık “oyuncu refahı ve güvenliği” konusundaki endişeler nedeniyle büyük spor etkinliklerinden çekilmeye başladı. Bu kararlar aceleci olmakla ve  ilgili sporculara danışılmadan alınmalarıyla eleştiriliyor. Ulusal Olimpiyat Komiteleri, COVID aşıları olan sporcular için risk seviyesini en aza indirmeye çalışıyor. Ancak bazı sporcular, aşıyı potansiyel yan etkilerin eğitim programlarını etkileyebileceği gerekçesiyle reddediyor.

 Bu durum, COVID-19'un yarattığı karmaşıklığı ve bunun sporcuların rekabet edip etmemeyi seçme özgürlüğü üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor. Olumsuz koşulları yönetmek sporcu olmanın önemli bir parçası olsa da yine de tüm bu karmaşıklık, sporcular için eşi görülmemiş korkular ve yeni endişeler yaratıyor.

Ruh sağlığı önemini giderek artırıyor

Sporcu ruh sağlığı ve refahı, performansın anahtarı olarak giderek daha fazla tanınıyor. Bu nedenle bazı ulusal spor kuruluşları, Tokyo 2020 boyunca sporculara uzman desteği sağlıyor. İngiltere Olimpiyat takımı psikologlar ve uzmanlardan oluşan bir destek ekibi kurarak ruh sağlığına öncelik verme konusunda öncü olarak kabul ediliyor. İngiliz Sporcular Komisyonu ayrıca sporcuların maçlar sırasında karşılaşabilecekleri herhangi bir suistimalin etkisini bildirmeleri ve yönetmeleri için 24 saat yardım hattı kurdu. Ancak, bu tür hizmetleri maalesef her ulusun takımı sağlamıyor.
 
Ruh sağlıkları olumsuz yönde etkilendikçe, sporcular da bu konuda kararlar alıp açıklamalar yapmaya devam ediyor. Avustralyalı basketbolcu Liz Cambage için ailesinin, arkadaşlarının ve hayranlarının desteği olmadan olimpiyatlarda yer alma düşüncesi korkutucuydu, bu nedenle de oyunlardan çekilme kararı aldı.

Amerikan Olimpiyat Takımı’nın güçlü sporcularından olan Simone Biles da müsabakasına dakikalar kala ABD Jimnastik (USAG) takım yarışmasından çekildi. Bu kararından sonra Biles, olimpiyatlarda yarışmanın stresinin ve hatta belki de pandemi olimpiyatlarında yarışmanın, geçtiğimiz yıl karantina ve kısıtlamalarla atlatılmış olmasının da etkisiyle üzerinde büyük bir yük yarattığını itiraf etti. Biles, İngiliz takımının COVID-19 pozitif biriyle temasından sonra izolasyona girmelerinin, üzerinde büyük bir stres oluşturduğunu ve müsabakaya geldiğinde zihinsel olarak orada olmadığını hissettiği için çekilmeye karar verdiğini belirtiyor.

23 altın madalya kazanan ve emekli olan Michael Phelps, kendisinin ve sporcuların zihinsel sağlık mücadeleleri konusunda uzun zamandır açıkça görüşlerini dile getiriyor. Phelps, 2012 Olimpiyatları'ndan sonra depresyona girmişken intiharı düşündüğünü söylüyor. Phelps, son 18 aydaki insanların ruh sağlığının ciddiye alınması gerektiğini ve sporcular için de iyi olmamanın sorun olmadığını belirtiyor. Oyuncuların zihinsel sağlıklarına dikkat etmelerini sağlayan sağlıklı bir yaşam programı, düzenli fiziksel sağlık programları kadar önemli. Bununla birlikte, sporcuların ruh sağlığını destekleyen ve geliştiren eylemlerin eksikliği, profesyonel sporcular için şiddetli rekabet ortamında daha büyük olumsuz etkiler yaratabilir. Bu yüzden, sporcuların önce bir insan olarak görülmesi ve ruh sağlıkları için gerekli önlemlerin alınması hem kendi sağlıkları hem de sporun sürdürülebilirliği için büyük önem taşıyor.
 
 

SHARE: