Menu TR

S360Mag

20 January

Geleceğin stratejilerini yönlendirecek bir araç: Sürdürülebilirlik verisi analitiği

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Günümüzde veri biliminin şirketlere sağlayabileceği sayısız fayda bulunuyor. Bunların belki de en önemlileri arasında yeni ürünler geliştirme ve müşteri deneyiminin ölçümlenmesi yer alıyor. Ancak rekabet yoğun iş dünyasında veri biliminin kurumlara sunabileceği en önemli potansiyel kazanım olarak operasyonel verimlilik gösteriliyor.  
 
Veri bilimi geleneksel olarak mevcutta tutulan veriyi kullanarak çıkarımlar yapmaya odaklanıyor. Ancak operasyonel verimliliğin arttırılması için geleneksel yöntemlerin ötesine geçmek oldukça önemli. Geleneksel yöntemlerin ötesine geçmek yeni ve alışılmışın dışında metriklerin takip edilmesi ihtiyacını doğuruyor ancak bu durum beraberinde yeni zorlukları da getiriyor. Şirketlerin karşılaştıkları en önemli sorun, takip ettikleri verinin nasıl tutulacağı ve verinin değere nasıl çevrileceği. Bunu sağlayabilmeleri için de şirketlerin veri odaklı dönüşümü hayata geçirmesi kritik önem taşıyor. 
 
Şirketlerin kendileri ile ilgili geleneksel olarak nitelendirilen ekonomi, insan kaynakları, iş sağlığı ve güvenliği gibi takip ettikleri pek çok veri bulunuyor elbette. Ancak son dönemde gelenekselin ötesinde ürünlerin çevreye etkileri, yatırımların toplumsal faydaları, organizasyonun değer zincirine olan etkileri gibi pek çok alanda performansın ölçülmesine imkan sağlayan ÇSY (Çevre Sosyal ve Yönetişim) verilerinin de yakından detaylı olarak izlenmesi giderek önem kazanıyor. Şirketler, insan kaynakları, çevre yönetimi, karbon salımları, toplumsal yatırımlar, değer zinciri, iş sağlığı ve güvenliği gibi sürdürülebilirlikle ilgili çeşitli metriklere ilişkin veriyi takip ederek veri biliminin sunduğu imkanlar ile çok değerli çıkarımlarda bulunabiliyor. Bu çıkarımlar gündelik iş yapışın ötesinde, aynı zamanda hem paydaşların hem de yatırımcıların beklentilerine ne ölçüde yanıt verebildiklerini ölçümlemeleri için de bir kılavuz niteliğinde.  
 
Özellikle günümüz veri bilimi teknolojilerinin sunduğu imkanlar doğrultusunda şirketler artık çok daha fazla veriyi analiz etme şansına sahipler. Bu durum şirketlere geçmişe dair performans ile gelecek hedefleri arasındaki ilişkiyi kurmalarına ve kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerinin yakalanabilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sürdürülebilirlik performansının düzenli takip edilmesi ile şirketler risk ve fırsatları önceden tespit ederek erkenden aksiyonları hayata geçirebiliyor ve böylelikle kendilerine önemli bir rekabet avantajı da sağlayabiliyor.
 
Yatırım dünyası ve ÇSY verisi
 
Sürdürülebilirlik veri analitiği, organizasyonlar için sağladığı yararların yanında yatırım dünyasının artan ilgisi ve karar mekanizmalarında yer etmesi ile beraber daha da önemli hale geliyor. Sürekli ve hızlı bir şekilde değişime uğrayan iş dinamiklerine ve çevre koşullarına uyum sağlayabilen yenilikçi iş modelleri ayakta kalacak ve değişimi yakalamakta yavaş  olan şirketler büyük zorluklarla mücadele edecek. Yatırımcı dünyası, bu zorluğun farkında ve birçok profesyonel para fonu yöneticisinin giderek riski daha iyi yönetmek ve değişen dünyada yeni fırsatlar keşfetmek için ÇSY verilerini yatırım yaklaşımlarına entegre ettiğini gözlemliyoruz. ÇSY’yi merkezinde bulunduran yatırım fonları, dünya genelinde hızla büyüyor. Morningstar raporundaki verilere göre, 2020 sonu itibariyle ÇSY fonlarının toplam büyüklüğü 250 milyar USD’yi geçti. 
 
Yatırımcılar, yatırım yapacakları şirketleri en iyi şekilde tespit edebilmek için ÇSY verilerine giderek daha fazla güveniyor. Bununla birlikte, şirketlerden ÇSY alanlarında doğru, güvenilir ve şeffaf veri paylaşımını talep ediyorlar. Ancak bu verilerin toplanması ve takibi konusunda sorunlar göze çarpıyor. Halihazırda genellikle şirketlerin tüm operasyonlarını kapsayacak bir şekilde ÇSY performansını ölçecek veri takip sistemleri bulunmuyor ve bu nedenle operasyonun tamamı ile ilgili ÇSY verisi raporlanamıyor. Bu olumsuz durum yatırımcıların bir şirkete yatırım yapmasının önündeki en büyük engellerden biri.
 
Yatırımcılar, düzensiz ve karmaşık olarak karşılarına çıkan yapılandırılmamış ÇSY verisinden  bunalmış durumda. Üstelik birbirinden çoğu zaman önemli derecede farklılıklar gösteren üçüncü taraf ÇSY değerlendirme puanları arasında kayboluyorlar. Sürdürülebilirlik odaklı yatırımcılar artık yalnızca üçüncü parti tavsiyelerine ve ÇSY "puanlarına" güvenmek istemiyor. 
 
Şirketlerin yatırımcıların ilgisini çekebilmeleri ve müthiş bir hızla büyüyen sorumlu yatırım fonları arasında yer alabilmeleri ancak şirketlerin kendi operasyonlarının tamamı ile ilgili kapsamlı, güvenilir ve şeffaf olarak ÇSY performansını veri biliminin bugün getirmiş olduğu imkanlar doğrultusunda takip ederek raporlamaları ile mümkün olacak gibi duruyor.


SHARE: