Menu TR

S360Mag

16 April

Kuzeye Yarım Küre

Kuzey yarımkürede sıradışı bir kış geride kaldı. New York'ta bir kar fırtınası, güney İngiltere'de şehir sakinlerinin botlarla sokaklarda gezmesine sebep olan seller yaşandı. Diğer yandan kar İstanbul’da şöyle bir görünüp kayboldu. Güney yarımkürede ise yaz; tufanlar, Avustralya’da çıkan çalı yangınları ve olağandan yüksek sıcaklıklar ile beraber gelmişti. İklim değişikliğinin günlük hayatımızdaki etkilerini artık farketmemek mümkün değil.

Yıllarca süren istatistiksel araştırmalara, uydu fotoğraflarına gerek olmadan, çocukken öğrendiğimiz mevsimleri düşünmek ve bugünkü mevsimlerin özellikleriyle karşılaştırmak yeterli. İklim değişikliği ileride bizi bekleyen bir tehlike değil, şu anda günlük hayatımızda etkilerini hissettirmeye başlayan güncel bir tehdit.

IPCC geçtiğimiz günlerde iklim değişikliği ile ilgili bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı raporunu yayınladı. Ne yazık ki sonuçlar şaşırtıcı değil. IPCC uzmanlarına göre iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek olan kesim, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşayan yoksul topluluklar olacak. Tarımsal üretimde yaşanabilecek sıkıntılar, fiyatlara yansıdığında en çok yoksulların alım gücü ve beslenme alışkanlıkları dolayısıyla da sağlık durumları etkilenecek. Bu tablo korkutucu olduğu kadar bu durumun doğurabileceği güvenlik ve toplumsal huzursuzluklara da işaret ediyor.

1.250 uzman tarafindan yazılan raporun kesin bulguları arasında durumun aciliyeti kadar umut verici bir takım fırsatlar da yer alıyor.

- Uzun zamandır tartışılmasına ve iklim değişikliğini inkar eden lobilerin şiddetli bir şekilde savunmasına rağmen, iklim değişikliğinin; daha doğru bir deyişle iklim değişikliğindeki bu sapmaların doğal olmayan nedenlerle, büyük ihtimalle insanların etkisiyle gerçekleştiği ortaya kesin bir şekilde kondu.

- İklim değişikliği ile mücadelede önlem alınmazsa savaş, yoksulluk, kıtlık ve göçlerin görülebileceğine dikkat çekildi.  Uluslararası güvenli iklim değişikliği sınırı olarak belirlenen 2 derecenin aşılmaması için uluslararası ortaklıklara ve kararlılığa gerek olduğunun bir kez daha altı çizildi.

- Uzmanlar iklim değişikliğini yavaşlatmanın ve etkilerini azaltmanın en etkili yolunun fosil yakıt kullanımını azaltmak olduğunda hemfikirler. Endişe duyulanın aksine bunu yaparken ekonomik büyüme ve gelişmiş ülke vatandaşlarının alışmış oldukları yaşam konforundan, vazgeçemeleri gerekmiyor, üstelik bu değişimin maliyeti de beklenenden az. Ancak önemli olan nokta daha fazla beklemeden harekete geçmek.

- Fosilden vazgeçmenin geçici yolları arasında alternatif olarak nükleer enerji, fracking, carbon depolama yöntemleri  uzun vadedeyse tamamen temiz ve dogal olan ve maliyeti her geçen gün azalan, etkisi ise artan yenilenebilir enerji kaynakları gösteriliyor.

Harekete geçme zamanı, kaybedecek vakit yok! İklim değişikliğinin gerçekliğini ve etkilerini değil, iklim değişikli ile başa çıkma yöntemlerini tartışmalıyız.

 

- Revan Arkan

SHARE: