Menu TR

S360Mag

16 May

Çeşitlilik ve kapsayıcılık yatırım kararlarında ne kadar rol oynuyor?

*Bu haberi 2 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetimsel (ÇSY) performansları yatırımcılar için önemini giderek artırıyor. Procensus’un toplamda 10-15 trilyon dolar arası varlığı yöneten kurumsal yatırımcılara yönelik gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre, yatırımcıların %70’i ÇSY performansının 2021’de yatırım kararlarını daha fazla etkileyeceğini öngörüyor. Ankete katılan yatırımcıların dörtte üçü özellikle net-sıfır karbon salım hedeflerini yatırım kararlarına dahil ettiğini belirtiyor. Yatırımcılar tarafında bu konuya gösterilen önem artarken, giderek daha fazla şirket de net-sıfır hedefini açıklamaya devam ediyor. Transition Pathway Initiative tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, net-sıfır hedeflerini açıklayan şirket sayısının geçtiğimiz yıla göre iki katına çıktığını gösteriyor.
ÇSY performansına dair bazı konular yatırımcılar için daha fazla önem taşırken, şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık konularına dair performanslarının yatırım kararlarında yeteri kadar büyük bir rol oynamadığı ve çevresel etkiler kadar dikkate alınmadığı görülüyor. Procensus’un araştırmasına göre yatırımcıların yalnızca %30’u yatırım kararlarında çeşitlilik ve kapsayıcılığı bir faktör olarak değerlendiriyor.
Ancak konuya olumlu taraftan bakmak da mümkün. Henüz istenen düzeyde olmasa da yatırımcılar çeşitlilik ve kapsayıcılığı değerlendirme süreçlerine dahil ediyor. Bir şirketin çeşitlilik politikası ve stratejisi olması yatırımcılar tarafından olumlu değerlendiriyor ve yatırımcılar çeşitlilik stratejisi olmayan şirketlere kıyasla stratejisi olan bir şirkete daha fazla değer biçerek, daha çok yatırım yapacaklarını belirtiyor.
Bir şirketin çeşitlilik ve kapsayıcılık performansının değerlendirilebilmesi için tabii ki öncelikle bu konuya dair gerekli verilerin toplanması ve açıklanması gerekiyor. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar, şirketlerin çalışanlarına ve çeşitlilikle kapsayıcılığa dair verilerini giderek daha fazla paylaşmaya başladığını gösteriyor.
Toplamda 7 trilyon varlığı yöneten 53 yatırımcı tarafından desteklenen Workforce Disclosure Initiative (WDI), şirketlerin iş güçlerine ait veri miktarını ve kalitesini artırarak şirketlerin bu konudaki performanslarını iyileştirmelerini hedefliyor. WDI’nın 2020 Kasım ayında dünyanın halka açık en büyük 750 şirketinin iş gücüne dair veri toplamak adına gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına bakıldığında, öncelikle verilerini açıklayan şirket sayısında bir artış olduğu görülüyor. 20 farklı ülkede çeşitli sektörlerde yer alan ve doğrudan 12 milyon çalışanı temsil edilen 141 şirketin 2020 yılında ankete katılması, verilerini paylaşan şirket sayısının %20 arttığını gösteriyor. Ancak daha fazla veri paylaşımı şirketlerin bu konudaki performanslarının iyileştiği anlamına gelmiyor.
Şirketlerin %98’i iş gücünün çeşitliliğini artıracağını taahhüt ediyor ancak birçoğu bu stratejiyi hayata geçirmek için gerekli veriye sahip değil. Örneğin şirketlerin yalnızca %75’i çalışan sayılarını cinsiyetlerine göre takip ediyor ve yalnızca %36’sı çalışanlarının etnik kökenlerine dair veriyi açıklıyor. Konu ayrımcılık ve tacize geldiğindeyse, şirketlerin %96’sı bu konuda politikları olduğunu belirtiyor ancak yalnızca %41’i bu konuyla ilgili gerçekleşen vakalara dair sayıyı raporluyor.
Procensus ve WDI tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık performanslarına yönelik yatırımcıların gösterdikleri ilgiyle birlikte, şirketlerin bu konudaki performansını gösteren veri miktarının ve kalitesinin artması gerekliliğini ortaya koyuyor. Şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık politika ve uygulamalarının iyileştirebilmesi için öncelikle ilgili verilerin takip edilmesi, mevcut durum tespitinin ardından gerekli müdahalelerin yapılması büyük önem taşıyor.
 
 

SHARE: