Menu TR

S360Mag

18 April

Gönüllü Raporlamalar Yerini Zorunlu Raporlamalara mı Bırakıyor?

Gönüllü Raporlamalar Yerini Zorunlu Raporlamalara mı Bırakıyor?

2010 yılı Haziran ayında gerçekleştirilen Rio+20 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı sonrasında açıklanan sonuç bildirgesinde şirketlerin yıllık raporlamalarında sürdürülebilirlikle ilgili bilgilere yer verilmesi teşvik edilmişti. Bu önemli adımın ardından 15 Nisan 2014’te Avrupa Parlamentosu,  büyük şirketlerin finansal olmayan bilgilerinin raporlanmasıyla ilgili yasayı oy çoğunluğuyla geçirdi. Yeni yasayla birlikte 500 ve üzeri çalışan sayısına sahip şirketler çevresel, sosyal etkilerini ve bu alanlardaki iş modellerini ve yönetim politikalarını raporlamakla yükümlü.

 

2014 yılı ile itibarıyla gönüllü olarak sürdürülebilirlik raporlama yapan 2.500 şirket bulunuyor yeni yasayla birlikte bu sayının 2017 yılında 7.000’i bulacağı öngörülüyor. Şirketlerin tedarik zincirleriyle ilgili bilgileri açıklamalarıyla birlikte küçük şirketleri de büyük oranda etkileyeceği ve bu ağın katlanarak büyüyeceği düşünülüyor.

Türkiye’nin toplam ihracatının %43’ünün AB ülkelerine olduğunu göz önünde bulundurursak Türk şirketlerinin de er ya da geç bu halkaya katılmasının kaçınılmaz olduğu görülüyor.

Diğer bir yandan Borsa İstanbul (BIST) 2014 yılının ilk yarısında Sürdürülebilirlik Endeksi’ni açıklamayı hedefliyor. BİST’te işlem gören şirketlerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularındaki performansları Ethical Investment Research Services Limited (EIRIS) tarafından değerlendirmeye tabi tutulacak.

Gönüllü raporlamaların yerini zorunlu raporlamalara bıraktığı bir dönem yaklaşıyor. Tüm bu gelişmelerle şeffaflığın arttığı ve yatırımcılardan hükümetlere ve toplum bireylerine kadar tüm paydaşların fayda sağladığı bir iş modelinin temelleri atılıyor.

Aslı Kurtuluş

SHARE: