Menu TR

S360Mag

16 April

Dünya Ekonomik Forumu: “Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gereken süre 135,6 yıl”

*Bu haberi 4 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Bu sene 15’incisi yayınlanan Dünya Ekonomik Forumu (WEF)'in Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre, cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gereken süre bir nesil daha ileri taşındı. COVID-19 salgınından önce, küresel cinsiyet eşitsizliğinin 99,5 yıl içinde giderileceği tahmin edilirken pandeminin etkilerinin hissedilmeye devam etmesiyle bu tahmin 135,6 yıla çıktı. 156 ülkeyi ekonomi, siyaset, eğitim ve sağlık gibi çeşitli alanlarda inceleyerek karşılaştırma sunan raporda bu eşitsizliklerin giderilmesi için gerekli politikalara da yer veriliyor. Endeks, ülkelerin bu alanlardaki gelişimlerini 0-100 arası bir ölçekte ölçüyor ve belirlenen değer 100 üzerinden ülkelerin cinsiyet eşitliğini sağlamaya ne kadar uzak veya yakın olduğunu ortaya koyuyor.
 
Geçtiğimiz senenin raporuna kıyasla ilk göze çarpan çıktı, pandemi ve ilgili ekonomik krizin kadınları erkeklerden daha şiddetli etkilediği ve kapatılmış olan eşitsizliklerin kısmen yeniden oluştuğu. Büyük ülkelerin performans düşüklüğünden dolayı küresel olarak, cinsiyet eşitliğinin sağlanması noktasına olan mesafe, 2020'ye göre %0,6 puan gerileyerek %68 oldu.
 
Rapor ayrıca ekonomi, siyaset, eğitim ve sağlık alanlarını ayrı ayrı inceleyerek ne kadar ilerleme kaydedildiğini de paylaşıyor. Siyaset alanındaki eşitsizlikler 2020’den bu yana %2,4 puan daha artarak, bu alanlar içinde en kötü performans sergileyen olmaya devam ediyor. Endeksin kapsadığı 156 ülkede kadınlar, 35.500 parlamento sandalyesinin yalnızca %26,1'ini ve dünya çapında 3.400'den fazla bakanın yalnızca %22,6'sını temsil ediyor. Rapor kapsamında olan 81 ülkenin ise hiçbir zaman kadın devlet başkanı olmadığı belirtiliyor. Mevcut ilerleme hızına göre, Dünya Ekonomik Forumu, siyasette cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının 145,5 yıl alacağını tahmin ediyor.
 
Siyasetten sonra ekonomi, eşitsizliklerin en çok hissedildiği alanı oluşturuyor. Rapora göre, ekonomik katılım ve fırsat eşitliğindeki dengesizliğin şu ana kadar %58’i kapatılmış durumda. Bununla birlikte ekonomik katılımdaki cinsiyet uçurumu, endeksin izlediği dört temel eşitsizlik alanı içinde ikinci en büyük olmaya devam ediyor. Tam eşitliğin sağlanması içinse 267,6 yıla daha ihtiyaç olduğu tahmin ediliyor.
 
Bir yandan ücret eşitliği ve istihdamdaki yetkin kadın çalışan oranı artarken, liderlik pozisyonlarında bulunan kadın oranları düşük kalmaya devam ediyor. Üst düzey yöneticiler arasında cinsiyet dengesini kurabilmiş firmaların daha iyi performans gösterdiği bilinse de güncel verilere göre kadınlar tüm yönetici pozisyonlarının sadece %27'sini temsil ediyor. Harvard Business Review’un 150’den fazla şirketi incelediği araştırmasına göre, kadın yöneticiler, şirketlerin değişime ve inovasyona karşı stratejik yaklaşımını değiştiriyor. Araştırmaya göre kadınlar üst yönetim ekibine katıldıktan sonra, firmalar değişime daha açık ve risklere daha dayanıklı hale geliyor. Kadınlar üst düzey yönetime katıldıktan sonra, şirket iletişimlerinde değişime açıklığı belirten terimlerin sıklığının %10 arttığı görülüyor. Yükselmek, birçok kadın için zor bir yolculuk olduğundan bu liderlerin değişimi kabul ederken riskten kaçınmasını gerektiriyor. Bununla birlikte, kadın yöneticilerin sayısının artmasıyla birleşme ve devralma odaklı stratejilerden kurum içi inovasyonu teşvik edici bir yaklaşıma geçiş de görülüyor. Önceki araştırmalar, kadın yöneticilerin gelenekleri daha az önemsediğini ve erkek meslektaşlarına göre statükoya meydan okumaya daha açık olduklarını gösteriyor, bu da şirketlerin inovasyon temelli düşünmesinin önünü açıyor.
 
WEF’in raporuna göre, cinsiyet eşitsizliğinin kapanmaya yakın olduğu iki alan eğitim ve sağlık. Eğitim alanında 37 ülke tamamen eşitliği sağlarken, küresel anlamda eşitsizliklerin %95’i kapanmış durumda. Kalan son %5’lik dilimde ilerleme yavaşladığından rapor bu gidişata göre eşitsizliklerin tamamen giderilmesinin 14,2 yıl daha alacağını tahmin ediyor. Sağlık hizmetlerine erişimde cinsiyete dayalı farkların ise şimdiye kadar %96'sı kapatıldı. Pandeminin etkileri henüz tam hesaplanamadığı için kalan farkın ne zaman kapatılacağı bilinmiyor.
 
Cinsiyet Eşitsizliği, COVID-19 ve İş Dünyasının Geleceği
 
Raporda ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), LinkedIn ve Ipsos’un COVID-19 salgının işgücüne katılıma olan etkilerini açıklayan verilerine de yer veriliyor. ILO’nun verilerine göre, istihdama katılan tüm kadınların %5’i pandemi sürecinde işini kaybederken bu oran erkeklerde %3,9. LinkedIn verileri ayrıca kadınların işe alımlarda liderlik rolleri için daha az tercih edilmeye başlandığını gösteriyor. Ek olarak, Ocak 2021 tarihli Ipsos verileri, okulların kapanması ve bakım hizmetlerinin sınırlı erişilebilirliği nedeniyle kadınların üstlendiği ücretsiz ev içi işlerin artmasıyla kadınlar için iş ve yaşam dengesinin kurulmasının zorlaştığını, işini kaybetme korkusundan dolayı stres seviyesinde artış yaşadıklarını gösteriyor.
 
COVID-19 krizi aynı zamanda otomasyon ve dijitalleşmeyi hızlandırarak iş kayıplarını hızlandırdı. Bu alandaki veriler, mesleki cinsiyet ayrımcılığının artması nedeniyle işlerin geleceğinde cinsiyet eşitliği açısından önemli zorluklara işaret ediyor. Geleceğin meslekleri olarak tanımlanan işlerden sadece ikisi (İnsan kaynakları & Kültür yönetimi ve İçerik üretimi) cinsiyet eşitliğine uygun bir ortam sunarken, çoğu kadın diğer sektörlerde ciddi şekilde temsiliyet problemi yaşıyor. İleri seviyede teknik beceri gerektiren sektörlerde daha dengesiz bir dağılım olması da muhtemel. Örneğin, bulut teknolojilerinde kadınlar işgücünün sadece %14'ünü oluşturuyor; bu oran mühendislikte %20; veri bilimi ve yapay zekada ise %32.
 
Artan dijitalleşme, iş gücündeki kayıplar ve mesleki ayrımcılık gibi faktörlerin üzerine pandemi ortamının yarattığı olumsuzlukların da eklenmesi, kadınlar için daha eşitsiz bir dünya yaratıyor. Cinsiyet temelli oluşturulmuş iyileşme politikaları ise bu etkileri azaltabilir. Raporun bu bölümde sunduğu öneriler arasında bakım sektörüne daha fazla yatırım yapılmasıyla birlikte erkekler ve kadınlar için bakım iznine eşit erişimin önünün açılması yer alıyor. Ayrıca, politika ve uygulamaların cinsiyete dayalı mesleki ayrımcılığı engellemeye odaklanması gerektiği belirtiliyor. Daha eşit bir çalışma ortamı yaratmak için önerilen bir diğer çözümse tarafsız işe alma ve terfi uygulamalarını içeren yönetimsel uygulamalarla birleştirilen etkili beceri kazanma politikaları.
 
Raporun çıktıları değerlendirildiğinde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gereken 135,6 yılın önümüzdeki dönemlerde daha da artmaması için pandemiden çıkarken ve devamında her konuya cinsiyet eşitliği lensinden bakmayı öğrenmek gerektiği açık bir şekilde görülüyor.

 

SHARE: