Menu TR

S360Mag

19 March

Avrupa’da, fon yöneticilerini etkileyecek yeşil badanayla mücadele kuralları yürürlüğe giriyor

*Bu haberi 2 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Fon yöneticilerinin finansal ürünlerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim özelliklerini değerlendirmesini ve tebliğ etmesini gerektiren yeni kuralların yürürlüğe girmesiyle Avrupa'nın hangi yatırımların yeşil olup hangilerinin olmadığını belirleme çabaları da arttı.
Sürdürülebilir Finans Raporlama Regülasyonu (The Sustainable Finance Disclosure Regulation, SFDR), tüm Avrupa Birliği finans piyasası katılımcıları ve danışmanlarının yanı sıra ürünlerini AB yatırımcılarına pazarlayan yabancıları kapsıyor ve belirli ÇSY (Çevresel Sosyal ve Yönetim) verilerinin toplanmasını gerektiriyor. Kurallar, sürdürülebilirlik risklerinin yatırımcı getirilerini nasıl etkilediğine ve bununla birlikte, yatırımların iklim değişikliği gibi sürdürülebilirlik faktörlerini nasıl olumsuz etkilediğine dair açıklamalar talep ediyor.
 
Bloomberg Intelligence'ın tahminlerine göre SFDR, değeri 2025 yılına kadar 53 trilyon doları aşmaya hazırlanan, büyüyen ÇSY pazarına belli raporlama standartlarını zorunlu kılarak yeşil badanayı (greenwashing) ortadan kaldırmayı planlıyor. Fon yöneticileri son zamanlarda, , sürdürülebilir olduğunu iddia eden, sürekli genişleyen ürün paketleri ile giderek daha fazla iklim bilincine sahip yatırımcı çekmesiyle, yanlış beyan için açık zemin oluşturan bir ortam ortaya çıkmış oldu.
 
SFDR, AB'nin sermayeyi daha sürdürülebilir işletmelere yönlendirmeye yönelik geniş teklifinin bir parçası. Plan aynı zamanda sermaye piyasalarının çevresel politika amaçlarına katkı sağlayacak yatırım fırsatlarını belirleyip bu fırsatlara tepki verebilmeleri için önemli bir uygulama aracı olan AB Taksonomisinin geliştirilmesini de içeriyor.
 
Yeni düzenlemenin önemli bir parçası, fonların sınıflandırılması konusu. Madde 8 fonları, çevresel veya sosyal özellikleri aktif bir şekilde teşvik eden fonlar olarak tanımlanırken, Madde 9 fonları sürdürülebilir yatırımı hedef olarak belirleyenleri içeriyor. Her iki kategori de SFDR kapsamında daha yüksek raporlama standartlarına tabi.
 
6. Madde olarak adlandırılan üçüncü bir fon kategorisi, yöneticinin ÇSY risklerini yatırım kararlarında veya getirilerinde göz önüne almadığı ve nedenini açıklaması gereken ürünler için. Stockholm'deki ÇSY veri şirketi Arabesque Group İskandinav bölge başkanı eski sürdürülebilir finans uzmanı Ulrika Hasselgren, tebliğ kurallarının karmaşıklığı göz önüne alındığında, bazı varlık yöneticilerinin başlangıçta fonlarını 6. Madde ürünleri olarak sınıflandırmasını beklediğini söyledi.
 
Hasselgren yönetmeliği önemli bir kilometre taşı olarak tanımlıyor. Hasselgren’e göre yönetmelik yatırımcıların ve varlık yöneticilerinin ne yaptıklarını, düşük karbonlu bir ekonomiye geçişe nasıl katkıda bulunacaklarını ve Paris Anlaşması’nın hedeflerine nasıl ulaşacaklarını daha açık ve daha samimi bir şekilde tanımlamalarına yardımcı olacak.
 
Ayrıca, New York merkezli yatırım şirketi Moody's Investors Service analistlerinden biri, SFDR'nin olası uyum maliyetleri ve zorluklarına rağmen Avrupalı varlık yöneticileri için olumlu olduğunu söyledi. Yönetmeliğin, koronavirüs salgını nedeniyle artan ÇSY uyumlu stratejilere yönelik yatırımcı talebiyle uyumlu olduğu ve varlık yöneticilerinin bu tür stratejilere giden net yatırım miktarının düzenlemeyle arttırılması gerektiği belirtildi.
 
Moody’s ayrıca sürüdürülebilirlikle ilgili verilerin toplanması, hesaplanması ve işlenmesi zahmetli olduğundan yeni raporlama yükümlülüklerin doğru bir şekilde yerine getirilmesinin zor olacağını belirtti.
 
Avrupa'da küresel para yöneticilerinin SFDR kriterlerini tüm ürün yelpazesine uygulamaları ve Avrupa'da ortaya çıkan raporlama standartlarının, diğer bölgeler için de bir ölçüt haline gelmesi bekleniyor.
 
 

SHARE: