Menu TR

S360Mag

30 April

Avrupa Birliği’nin radikal ve bağlayıcı iklim anlaşması

*Bu haberi 4 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Avrupa Birliği’nin meclis üyeleri, iddialı iklim hedeflerini yasal olarak bağlayıcı hale getirmek için gece geç saatlerde yayınladıkları bir anlaşmayla tüm ekonomiyi elden geçirecek yeni kurallar ve standartlar serisinin yolunu açtı.

             ABD Başkanı Joe Biden'ın ev sahipliği yaptığı dünya liderlerinin iklim zirvesinden bir gün önce, AB hükümetleri ve Avrupa Parlamentosu temsilcileri, 2030'a kadar net sera gazı salımlarında, 1990 verilerine kıyasla yüzde 55'lik bir azalma öngören Avrupa İklim Yasası üzerinde ilkesel olarak anlaştılar. Ayrıca, anlaşmaya göre, Avrupa Birliği 2050’ye kadar net sıfır karbon salımına ulaşmayı hedefliyor. Net sıfır yolculuğunda liderliği ele almak için kararlı adımlar atan Avrupa Komisyonu ilerleyen günlerde yeşil yatırım sınıflandırmasına yönelik standartları da açıklayacak.

             Almanya'daki Yeşil partilere verilen desteğin artmasıyla birlikte Avrupa Birliği, ulaşımdan enerji üretimine kadar çeşitli sektörleri etkileyecek daha sert kurallar koymaya hazırlanıyor. Bununla birlikte, anlaşmanın İngiltere’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı sert salım hedeflerinden sonra duyurulması, Avrupa’nın iklim hedeflerini dünyanın en iddialı hedeflerinden biri haline getirmesine yardımcı oldu.
AB, büyük bir ekonomik canlandırma paketini finanse etmek için ilk yeşil tahvillerinden 250 milyar avro elde etmeyi planlıyor ve bu özel finansmanın uygun görülen sektörlere doğru yönlendirileceği öngörülüyor. Yaşanan bu gelişmelerle birlikte, AB'nin icra kolu tarafından yakında duyurulacak taksonomi sistemi, yüz milyarlarca fonu belirli sektörlere ve şirketlere yönlendirebilecek yeşil yatırım için sınıflandırıcı bir etiketleme sistemini beraberinde getirecek. Komisyon, yeşil yatırım fonlarını artırmak için bu yılın sonlarında AB’nin 27 üye devleti tarafından ortaklaşa desteklenen kredileri satmaya başlayacak.  
     
Ekonomik gelişmelerin yanı sıra Avrupa Birliği birçok alanda karbon salımlarını azaltmaya yönelik radikal kararlar almaya başladı. AB iklim öncüsü Frans Timmermans, geçtiğimiz haftalarda ABD'li milletvekillerine verdiği demeçte, Haziran ayında açıklanacak olan bir AB mevzuat paketinin karbon fiyatlandırma mekanizmalarını güçlendireceğini, enerji tasarruflarını ve yenilenebilir enerji üretimini artıracağını, sürdürülebilir ulaşımı geliştireceğini ve ormansızlaşmaya neden olan ürünlerin ithalatını frenleyeceğini söyledi. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin bir oturumunda Timmermans, bu paketin, iklimi ele alan dünyadaki en kapsamlı yasal çerçeve olacağını dile getirdi. Timmermans, "İklim değişikliğiyle mücadelede hem yurt dışında hem de yurt içinde mümkün olan tüm güçleri toplamalıyız." diye ekledi.
 
              Avrupa Yeşil Mutabakatı’na ayırılan bütçeden ve de yeşil yatırım alanındaki gelişmelerden anlaşıldığı üzere ekonomik alandaki değişimlere verilen önem oldukça yüksek. Aslında, ekonomik sistemi ciddi bir şekilde ve baştan sona elden geçirmesi hedeflenen bu kuralların ve standartların bu denli hızlı ve kararlı bir şekilde ortaya çıkmasında, süreçte arka planda kalan Avrupa Birliği’nin iklim ile mücadele yolculuğuna öncülük etmek istemesi en büyük nedenlerden biri. Yaşanacak bu değişimleri daha da hızlandırmak ve güçlendirmek amacıyla yasal olarak bağlayıcılığı olan bir altyapı hazırlayan AB’nin bir sonraki adımı merakla bekleniyor.
 

SHARE: