Menu TR

S360Mag

6 January

Sürdürülebilir kalkınmada gönüllülüğün rolü

*Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Kurumsal gönüllülük programları, çalışanların sosyal fayda yaratmak için işverenlerinin desteğiyle kişisel kaynaklarını kullanmalarına olanak tanıyor. Yapılan araştırmalara göre, şirket içerisinde bir gönüllülük kültürü yaratmak topluma katkıda bulunmanın ötesinde; şirketlerin kendisini de birçok açıdan olumlu etkiliyor. Veriler ayrıca, şirketlerinde gönüllülük yapan çalışanların şirkete bağlılıklarının arttığını, iş tatminlerinin yükseldiğini ve profesyonel hayatlarına katkıda bulunacak beceriler kazandıklarını gösteriyor. Yeni jenerasyon çalışanlar için, şirketlerin kendilerine gönüllülük için bir fırsat sunuyor olması, çalışmak istedikleri şirkete karar verme aşamasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.
 
Kurumsal gönüllük, aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA)’lara ulaşmaya katkı sağlamak için de önemli bir potansiyel oluşturuyor. SKA’lara tüm sektörler genelinde ulaşmanın yıllık maliyetine ilişkin tahminler, yaklaşık 3,9 trilyon ABD Doları ile 6 trilyon ABD Doları arasında değişiyor. Ancak, hükümetlerin ve diğer kuruluşların küresel olarak mevcut taahhütleri göz önüne alındığında bile dünya çapında yıllık 3 trilyon ile 5 trilyon dolar arasında değişen bir finansman boşluğu bulunuyor. Türkiye ise 2020 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre, SKA’lara ulaşma performansı değerlendiğinde 70,3 puanla 166 ülke arasında 70. sırada bulunuyor.
 
Hedeflere ulaşmak için daha gidecek uzun bir yolumuz olsa da çalışan gönüllülüğü çalışmaları, bu süreci hızlandırabilir. IMPACT2030, tam da bu nedenle, SKA’lara katkıda bulunmak için çalışan gönüllülüğünü harekete geçirmek üzere tasarlanmış bir oluşum ve üç stratejik amacı bulunuyor: Harekete Geçirmek (Activate), İş Birlikleri Yapmak (Collaborate) ve Ölçümlemek (Measure). 
 
Geçtiğimiz yıl kurulan IMPACT2030 Türkiye Konseyi, bu amaçlar doğrultusunda faaliyetlerini devam ettirirken, aynı zamanda bölgesel düzeyde 2030 yılına kadar SKA’lara ulaşılmasına yardımcı olmak için çalışan gönüllülüğü kapasitesini ölçmek ve haritalandırmak adına bir proje gerçekleştirdi. Türkiye operasyonu bulunan 33 şirketin katılımıyla hazırlanan Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Gönüllülük Raporu, Aralık ayında yayınlandı.Rapor aynı zamanda SKA’ların kurumsal gönüllülük programlarına entegrasyonu hakkında da önemli bir çıktı niteliğinde.
 
Raporda öne çıkan konular
 
- Şirketlerin %79’u gönüllülük faaliyetlerinin SKA’lara uyum sağladığını belirtiyor. Gönüllülük programları kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler en çok SKA4-Nitelikli Eğitim hedefi ile ilişkilendiriliyor (%66), ardından SKA5 – Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (%54) ve SKA3 – Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (%48) geliyor.
- Şirketlerinde gönüllülük çalışmalarının arttığını ve önceki yıllara göre önemli bir büyüme gösterdiğini belirtenlerin oranı %48. 
- Ankete katılan şirketlerin çalışanlarının gönüllü olarak çalıştığı toplam saat sayısı bir yılda 32.372 saate denk geliyor.
- Çalışan gönüllülüğü stratejisi ve belirli bir bütçesi bulunan şirketlerin oranı %60’a yakın. Gönüllülüğü teşvik etmek ve katılımı artırmak için bir iletişim stratejisi bulunan şirketlerin oranı ise %76. 
- Şirketlerin %58'inin gönüllülük stratejisini destekleyen ve programlara katılımı teşvik eden bir lideri bulunuyor. 
- Şirketlerin %67'si paydaşların (çalışanların aile üyeleri, tedarikçiler, müşteriler vb.) gönüllülük faaliyetlerine katılımı için fırsatlar sunuyor.
- Gönüllülük yapan çalışanlara yönelik takdir mekanizmaları olan şirketlerin oranı %77.
- Şirketlerin %73'ü gönüllülük faaliyetlerinin etkisini çeşitli şekillerde ölçüyor ancak%58’i çalışan gönüllülüğünün yarattığı değeri takip etmiyor.  

Türkiye’de kurumsal gönüllülüğün önündeki engeller
 
Raporun ortaya koyduğu istatistikler, Türkiye’de çalışan gönüllülüğü için olumlu bir tablo yaratsa da var olan potansiyelden yeteri kadar faydalanılamamasının önünde birtakım engeller bulunuyor:
 
Çalışan gönüllülüğünün yaygınlığı: Türkiye'de çalışan gönüllülüğü sistematik olarak bazı büyük şirketler tarafından yürütülüyor. Ancak aktif şirket sayısında hızlı bir artış bulunmuyor. Türkiye'de gönüllü olanların sadece %0,8'i, gönüllü oldukları sivil toplum kuruluşunun iş yerleri tarafından tavsiye edildiğini söylüyor.
 
Gönüllülük algısı ve sürdürülebilir yaklaşım: Ankete katılanların %39'u, gönüllülük ve sosyal etki programlarının faydaları ve şirketlere katkısı konusunda yönetim seviyesindeki bilinçsizliğinin başarılarını etkilediğini düşünüyor. 
 
İş birliği düşünce yapısının geliştirilmesi: Türkiye’de kâr amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşlarının toplumsal sorunların çözümünde yeteri kadar etkili olmadığını düşünenlerin sayısı giderek artıyor. 
 
Sosyal etki ölçümlemesi: Kurumsal gönüllülük programının etkisinin ölçülmesi oldukça önemli. Ancak, ankete katılan şirketlerin %27'si gerçekleştirilen faaliyetlerin etkisinin ölçülmediğini belirtiyor.
 
Önümüzdeki dönemde gelişim fırsatları
 
Türkiye’de çalışan gönüllülüğün önünde engeller bulunsa da tam da pandemi döneminde bu faaliyetlerin etkisini artırmak adına çok güzel fırsatlar bulunuyor:
 
E-gönüllülük ve dijitalleşme: Yeni dönemde çevrimiçi gönüllülük fırsatlarına olan ihtiyacın artması bekleniyor. STK'ların tümü çevrimiçi gönüllülük fırsatları sunmasa da şirketler, anlamlı dijital programlar geliştirmeleri için kâr amacı gütmeyen kuruluşlara destek olabilir. Çevrimiçi gönüllülük, aynı zamanda ülke içindeki farklı bölgelere erişimi de artırma imkanı yaratıyor. 
 
Beceriye dayalı gönüllülüğün yükselişi: Becerilere dayalı gönüllülük dünyada hızlı bir şekilde büyüyor. Çalışanların bağlılığını artırmasının yanı sıra, profesyonel gelişimlerine destek olması da bu gönüllülük türünün artış sebeplerinden. Bu tür programların Türkiye’de de yaygınlaşması için kurumların Kurumsal İletişim ve İnsan Kaynakları departmanları birlikte çalışmalı. 
 
Stratejik konumlandırma: Kurumların, faaliyetleriyle uyumlu ve kuruma da fayda sağlayacak bir sosyal amacı desteklemesi hem gönüllülüğün etkisini artıracak, hem de şirketin bir amacı sahiplenmesini sağlayacaktır. 
 
Sosyal değişimi tetiklemek ve ilham vermek için üst düzey liderliğin görünürlüğünün artırılması: Çalışan gönüllülüğünün üst düzey yöneticiler tarafından benimsenmesi, uzun vadeli politikalar geliştirmek, gönüllülük fikrini çalışanlar arasında yaygınlaştırmak, çalışanlara katılım için ilham vermek ve paydaşları dahil etmek için bir avantaj olabilir.
 
Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Gönüllülük Raporu, Türkiye’de çalışan gönüllüğünün harekete geçirilmesi durumunda, sosyal fayda yaratmak için büyük bir potansiyel olduğunu ortaya koyuyor ve bu doğrultuda yapılabilecekler konusunda bize bir yol haritası çiziyor. SKA’lara ulaşma yolunda şirketlerin kurumsal gönüllülüğün potansiyelinin farkına varıp çalışanları için gerekli desteği sağlaması, topluma katkıda bulunmanın yanı sıra hem kuruma hem de çalışanlara fayda sağlayacaktır. IMPACT 2030 Yönetim Kurulu Başkanı Peter Bodin’in de belirttiği gibi “Şirketler güçlerini birleştirdiğinde ve çalışanlarının becerilerini, uzmanlığını ve yaratıcılığını olumlu bir güç olarak kullandığında, dünyayı değiştirme potansiyeline sahipler.”
 

SHARE: