Menu TR

S360Mag

20 November

Yatırımlarınız Geleceğe Hazır mı?

Şirketlerin sosyal ve çevresel sorunlarla nasıl mücadale ettiğini puanlandırmak isteyen BlackRock ve Morgan Stanley gibi fon yöneticileri, yatırım dünyasına yeni yatırım analizi parametreleri getirmeyi planlıyor.

Morgan Stanley, yakın gelecekte bizi bekleyen çevresel ve sosyal değişimin büyüklüğü karşısında, yatırımcıların ve varlık yöneticilerinin piyasa değeri konusuna yeni bir bakış açısı getireceklerini söylüyor. Birçok yatırımcı portfolyosuna birkaç güneş enerjisi çiftliği katarak sürdürülebilir görünebileceğini düşünüyor, ancak Morgan Stanley’nin Sürdürülebilir ve Sorumlu Yatırım Araştırma Grubu başkanı Jessica Alsford artık bu yaklaşımın yeterli olmadığını vurguluyor. Alsford, fon yöneticilerinden aldıkları ESG kriterlerine göre değerlendirme yapmaları yönündeki taleplerin giderek arttığını dile getiriyor. 

Karbon salımları ve siber saldırılar gibi önemi gittikçe artan ESG faktörlerini hesaba katan mekanizmaları değerlendirme araçları arasına alan yatırımcıların hisse fiyatlanmalarında önemli ölçüde artış olması öngörülüyor. Bir yandan şirketlerden proaktif davranarak etkili sürdürülebilirlik stratejileri ve risk yönetimi araçları geliştirmeleri beklenirken, öte yandan bu riskleri fırsata çevirecek yeni iş alanları yaratmaları, inovasyona ağırlık vermeleri ve değer yaratmaları bekleniyor. Şu anki uygulamalarda analistler şirketlerin yalnızca anahtar finansal bilgilerini kontrol ediyor. Çevresel, sosyal ve yönetimsel konular ise ikinci plana atılıyor ve çoğu zaman (o da ancak büyük bir risk söz konusuysa) bu analizlere dipnot olarak düşülebiliyor. 

Morgan Stanley farklı sektörlerde doğan çeşitli risk ve fırsatları haritalandıran ve önemli noktaları bir kez belirledikten sonra, klasik yatırım değerlendirme metodolojilerine dayandıran küresel bir çerçeve geliştirdi. Bu çerçeve, şirketlerin gelirleri üzerinde önemli pozitif veya negatif etki yaratan çevresel, sosyal ve yönetimsel risk/fırsatları belirlemeye yardımcı oluyor.

Morgan Stanley’nin çalışmalarına ek olarak  BlackRock da iklim değişikliğinin artık bir yatırım problemi olarak karşımıza çıktığını savunuyor. Yatırım devi, geçtiğimiz haftalarda yayımlanan raporunda yüksek maliyetli fosil yakıt rezervleri bulunan şirketlerin değerlerinde düşme görülebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu. Dünyanın en büyük yatırım fonunun yöneticisi, iklim değişikliği ile mücadelenin hız kazanması ile birlikte yasama risklerinin, finansal getirilerin ana etkenleri olacağını düşünüyor. Bu nedenle karbon salımının azaltılması için politikalar geliştirildikçe, fosil yakıt varlıklarının değer kaybetmesi ya da yükümlenilen varlıklar haline gelme olasılığı oldukça yüksek. Raporun devamında, karbon salımını azaltmayı başarmış şirketlerin, kar anlamında, son yıllarda gittikçe artmakta olan bir farkla diğer şirketlerin önüne geçtiğine dair bulgular da var. Araştırma ekibi, şimdi ise su riskini ve şirketler üzerindeki etkisini ölçmeye başladı. BlackRock, ESG verilerini oldukça ciddiye aldığını, sürdürülebilir yatırımın gelip geçici bir tercih olmadığının altını çiziyor. Raporda, ESG kriterlerinin operasyonel ya da yönetim kalitesinin bir göstergesi olarak görüldüğü belirtiliyor. Buna bağlı olarak BlackRock, an itibariyle ESG datalarını yatırımcılar için veri ve yatırım araçları sağlayan Aladdin işletim sistemine entegre ediyor.

Daha kapsamlı finansal analizlere doğru ilerlerken, su kıtlığı, artan gıda talepleri ve giderek yaşlanan bir nüfus gibi sorunlara çözüm geliştiren şirketler kazanan olacak. 

SHARE: