Menu TR

S360Mag

15 May

FINDIĞINIZI KİM TOPLUYOR?

Sürdürülebilir bir tedarik zinciri için sürdürülebilir fındık üretimi nasıl olmalı? 

Kuruyemiş oldukça popüler bir atıştırmalık. Fındık, badem ve kaju dünyanın en sevilen ve en çok tüketilen üç yemişi arasında yer alıyor. Severek tükettiğimiz çikolara ve bisküvilerin tariflerinde de kullanılıyor. The Guardian gazetesinin geçtiğimiz günlerde hazırladığı interaktif  harita, bu yemişlerin nasıl üretildiğini gözler önüne seriyor. İşte fındık fıstığın hikayesi:

FINDIK



Ekonomik Etkileri: 

- Türkiye tüm dünyadaki toplam üretimde %70′lik paya sahip ve 400,000 aile bu endüstride çalışarak geçimini sağlıyor

- Nutella ve Ferrero Rocher markalarına sahip olan Ferrero Grup dünyadaki en büyük fındık alıcısı. Üretilen tüm fındıkların %25′ini satın alıyor. 

Çevresel Etkileri: 

- Geçen yıl yaşanan dolu fırtınası ve don olayları Türkiye’deki üreticilerin hasatlarının üçte birini kaybetmesine neden oldu ve bu olay fındık fiyatlarına bir önceki yıla oranla %80 artış olarak yansıdı. 

- Ekin olarak fındık az miktarda sulamaya gerek duyuyor ve toprak erozyonunun azaltılmasına katkı sağlıyor. 

Sosyal Etkileri: 

-  Çocuk işçiler fındık tarımının ana sorunlarından biri. Adil Çalışma Derneği’nin 2013 yılında yayınladığı rapora göre fındık tarlalarında çalışan tarım işçilerinin %20′si 15 yaş altında. 

- Yine aynı rapora göre Türkiye’de fındık çiftçileri günlük legal limit olan 11 saatten daha fazla çalışıyor ve günlük asgari ücret olan 35 Türk Lirası’ndan daha az kazanıyor. 

Tüm bunlara karşılık olarak UTZ (daha sürdürülebilir tarım için uluslararası bir sertifika programı) Türkiye’deki fındık üretiminin sürdürülebilirliği konusunda bir program başlattı. Bu programa göre üreticilere güvenli ve sağlıklı çalışma şartları, verimli tarımsal uygulamalar ve çevreyi koruma gibi konularda zorunluluklar getiriliyor. 



BADEM


Ekonomik Etkileri:

- Badem üretmek için neredeyse en iyi şartlara sahip olan California’da tüm dünyadaki bademin %80′i üretiliyor. 

Çevresel Etkileri:

- Sadece bir tane badem üretebilmek için 1.1 galon (4.16 litre) su gerekiyor ve şu anda California’daki badem üreticileri aşırı kuraklık ile baş etmeye çalışıyor. 

- Çiftçiler gerekli sulamayı sağlayabilmek adına gelecekte sussuz kalma pahasına yer altı suyu kullanıyor ve  ölçümler gösteriyor ki yer altından çekilen su miktarı yenilebilir miktarın 4-5 katı kadar daha fazla. 

Sosyal Etkiler: 

- Badem üretiminde kullanılan su miktarı California nüfusunun %75′inin su tüketimine eşit. 

- En önemli problemlerden biri olan kuraklık 1.5 milyar dolara ve 17,100 kişinin işini kaybetmesine mal olabilir. 

Bunlara çözüm olarak çiftçiler badem ağaçlarının köklerini birbirinden ayırarak daha küçük hale getiriyor ve  damla sulama yöntemi ile daha az su kullanmayı hedefliyor. 

Ayrıca geçtiğimiz sene California sakinleri kuraklık ile başa çıkmak, eyaletin su depolarının kapasitelerini geliştirmek ve içme suyunu gelecek için garantiye almak adına 7.5 milyar dolar değerinde bir projeye onay verdi. 



KAJU


Ekonomik Etkileri:

- Vietnam 2012′de 1.47 milyar dolar değerinde 221,500 ton kaju ihracatı ile dünyada birinci sırada bulunuyor.

- İthal edilen kajuların büyük kısmı Afrika ve Hindistan’da işleniyor ve bu işlemde %25′lik bir artış Afrika’da hane halkları için 100 milyon dolardan daha fazla gelir sağlayabilir. Bu da kajuyu Afrika için önemli bir ürün haline getiriyor. 

Çevresel Etkileri: 

- İthal edilen kajuların %60′tan fazlası yüksek emisyona sebep oluyor. 

- Kaju ekinleri meyveleri ve gölgeleri ile yaban hayatın korunması ve sürdürülmesine yardımcı olurken aynı zamanda toprak erozyonunu önlüyor. 

Sosyal Etkiler: 

- Kajunun işlendiği yerlerden biri olan Hindistan’da çalışanlar düşük ücretlerle ürünü evlerinde temizliyor, bu da çalışma koşullarının izlenememesi anlamına geliyor. Ayrıca temizleme aşamasında ürünün içinden çıkan bazı maddeler de yanıklara sebebiyet verebiliyor. 

- Human Rights Watch, Vietnam’da binlerce çocuk ve yetişkinin ilaç etkisi altında esir tutularak kaju işlemeye zorlandıkları ortaya çıkardı. 

Bunlara karşılık Vietnam’da hala kjşu üretimi için ya da üretim zincirini izlemek için  herhangi bir sertifika standardı bulunmuyor.

Afrika’da ise daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri için iki pilot program uygulanıyor. Amaç tüm üretim zincirini takip etmek, çalışma koşullarını geliştirmek, ve ürün işleme sürecinin değerini artırmak. 

SHARE: