Menu TR

S360Mag

24 July

Leading Wellbeing Araştırma Festivali

Brathay Trust ve University of Cumbria (İngiltere) tarafından ortaklaşa düzenlenen Leading Wellbeing Araştırma Festivali 16-18 Temmuz 2015 tarihlerinde İngiltere’nin Göller Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Ambleside kasabasında gerçekleşti. Sürdürülebilirlik, liderlik ve iyilik (wellbeing) temaları üzerine 50’den fazla akademik araştırmanın sunulduğu etkinlikte, aynı zamanda iş dünyası, sivil toplum, sanat, medya ve akademiden uzmanlar, aktivistler ve girişimciler eş zamanlı gerçekleşen yaklaşık 40 oturumda farklı konuları tartışma şansı yakaladılar. Etkinliğe konuşmacı olarak katılanlar arasında The Ascent of Humanity, Sacred Economics ve The More Beautiful World Our Hearts Know is Possible gibi kitapların yazarı, düşünür Charles Eisenstein; Guardian Sustainable Business birimi editörü Jo Confino; Futerra Sürdürülebilirlik İletişimi şirketinin kurucu ortaklarından Ed Gillespie; Hindistan’dan alternatif filmler çeken yönetmen Nandita Das; After Sustainability kitabının yazarı felsefe profesörü John Foster ve daha birçok uzman yer aldı.

Ana tema olan sürdürülebilirlik ve liderlik kapsamında gerçekleşen oturumların genel ekseni, bulunduğumuz noktada gezegenin ve insanlığın durumunun iyiye gitmediği ancak hepimiz için hâlâ yapacak çok fazla şeyin olduğu şeklinde özetlenebilir. Özellikle ana akım sürdürülebilirlik ve liderlik söylemlerinin artık çalışmadığı ve yeni bir tanıma ihtiyacımız olduğunu da katılımcıların ortak düşüncesi olarak söyleyebiliriz.

Sürdürülebilirliğin temel konularından birisi de bu yeni tanımlar için değişimin kolaylaştırılması. Birçok oturum bu değişimin nasıl sağlanacağına dair tartışmalara sahne oldu. Genel kanı, sürdürülebilir bir gezegen ve insanlık yaratabilmek için gereken şeyin öz-dönüşümün yani kendi değişimimizin sağlanması gerektiği yönündeydi. Modern toplumda birbirimizden, çevremizden ve doğadan kopmuş durumdayız. Büyük şehirlerde yaşıyor, komşularımızla bile iletişim kurmuyor, fosil yakıt tüketen araçlar kullanarak birbirimiz ile trafikte rekabet ediyor ve iş arkadaşlarımızı bir şekilde geçmeye çalışıyoruz. Modern insanın geldiği bu nokta, doğadan, çevresindeki insanlardan ve doğal olarak kendisinden de ayrışması olarak ortaya çıkıyor. Eisenstein’ın ‘yeni bir hikaye’ olarak tanımladığı yapıda tüm canlılar ile yeniden bağlantı kurmanın önemi ortaya çıkıyor.    

Etkinliğin çıkış noktası bir araştırma festivalinin nasıl daha çekici ve eğlenceli hale getirilebileceği sorusuna dayanıyordu. Bitmeyen ve tek düze sunuşların yapıldığı, hedef kitlenin fikirlerinin yeteri kadar sürece dâhil edilmediği geleneksel oturumlardan herhalde hepimiz yeteri kadar sıkıldık. Panel konuşmalarının bile dinleyicilerin tam katılımıyla gerçekleştiğini görmek ve öz-dönüşüm için gereken yansımaların yoga, tai-chi, tango, kürek ve doğa yürüyüşleri gibi birçok fiziksel ve zihinsel etkinlikle gerçekleştiğini görmek insanlığın geleceği için umut veriyor. En başta bahsettiğim 50’den fazla akademik makalenin bir kısmı da yakın zamanda Sustainability Accounting, Management and Policy Journal’da yayımlanacak. Etkinliğin web sayfasına bağlantıdan erişebilirsiniz.

SHARE: