Menu TR

S360Mag

26 November

UEA (Uluslararası Enerji Ajansı) : 2024 itibarıyla rüzgar ve güneş enerjisinin toplam kapasitesi gaz ve kömürü geride bırakacak.

Bu haberi 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın açıkladığı yeni rapor, global düzeyde rüzgar ve güneş enerjisinin sahip olduğu toplam kapasitenin önümüzdeki 5 yıl sonunda 2 katına çıkacağını, gaz ve kömürün oluşturduğu kapasite miktarını geride bırakacağını ortaya koydu.
 
Merkezi Paris olan hükümetler arası enerji ajansı, güneş ve rüzgar enerjisi kullanılarak üretilecek 1,123 gigawatt (GW) fazla enerjinin 2023’te doğal gazın, 2024’te ise kömürün sunduğu kapasiteyi geçeceğini belirtti.
 
UEA’nın raporu sonuç bölümünde pandemi sebebiyle kömür ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının problemler yaşadığına dikkat çekerken, yenilebilir enerji kaynaklarında ise bir yükseliş olduğunu belirtti.
 
Önceden düşünüldüğünden çok daha dirençli”
 
Rapor, hidro ve biyoenerjiyi de kapsayacak şekilde, rüzgar ve güneş enerjilerinin, yani yenilebilir enerji kaynaklarının 2025 yılı itibarıyla kömürün yerini alarak dünyanın en geniş enerji kaynağı olacağını belirtti.
 
Bir önceki yıl, Carbon Brief’in UEA’nın verileri üzerine yayınladığı analizde, en optimist bakış açısını sunan ‘hızlandırılmış vaka’ senaryosunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının kömürün ürettiği enerji miktarını ancak 5 yıl içerisinde geride bırakabileceği tartışılmaktaydı.
 
Fakat bu seneki analizde, ‘temel (olası) vaka’ senaryosunda dahi rüzgar, güneş, hidro ve biyokütleden üretilebilecek yenilenebilir enerjinin 5 yıl içerisinde kapasite olarak kömürü geride bırakıp liderliği ele alabileceği tahmin ediliyor.
 
Kapasite için Dönüm Noktaları
 
Üretim aşamasındaki maliyetler düştükçe yenilenebilir enerji kaynakları, enerji altyapılarının oluşumunda ve enerji üretiminde piyasa hakimiyetini de ele geçirmeye başlayacak.
Genel olarak UEA, gelecek 5 yıl içerisinde rüzgar, güneş ve diğer yenilebilir enerji kaynaklarının, dünyanın elektrik üretim kapasitesinin %95’ini oluşturacağını tahmin ediyor.
 
UEA’nın gelecek projeksiyonlarından en iyi senaryonun gerçekleşmesi mümkün olursa, dünya tarihindeki en ucuz elektrik üretimi hayata geçirilebilir. Bu senaryodaki en önemli unsur ise güneş enerjisinin sağlayacağı kapasite.
 
Yeni açıklanan ‘raporun temel(olası) vakasına göre, 2023-2025 yılları arasında Güneş enerjisi kapasitesinde her sene 130 GW artış beklenirken, bu rakam ‘hızlandırılmış vaka’ senaryosunun gerçekleşmesi halinde 165 GW’ye ulaşacak. Bu durum tüm yenilenebilir enerji kaynaklarının genişlemesi süresince alınan yolun %60’ına tekabül ediyor.
 
Her ne kadara rüzgar enerjisinin de artışa geçmesi beklense de, güneş enerjisi ile kıyaslandığında rüzgar enerjisindeki kapasite artışının daha küçük boyutta kalacağı tahmin ediliyor.
 
Genel görünüm itibarıyla, UEA’nın olası temel senaryosunda, rüzgar ve güneş enerjilerinin sahip olduğu kapasitenin 2020 ile 2025 yılları arasında iki katına çıkması bekleniyor. Bu kapasite artışı, yenilebilir enerji kaynaklarının neredeyse %50 oranında artması anlamına geldiği gibi, elektrik üretiminde de 3. sıraya yerleşmelerini sağlayacak. UEA’nın genel direktörü Fatih Birol’a göre “Yenilebilir enerji kaynakları, on yıllardır süregelen kömür hakimiyetini kırarak, enerji üretiminde liderliği ele geçirecek.”
 
Özetlemek gerekirse yenilebilir enerji üretimi, 9,745 terewatt saate ulaşacak ve bu rakam, Çin ve AB’nin toplam elektrik ihtiyacına denk gelmekte.
 
Toplumların elektrik kullanımı ve dünyadaki ekonomik büyümenin artması ile beraber, UEA yenilenebilir enerji kaynaklarının, ortaya çıkacak olan talebin tamamını karşılayabileceğini öngörüyor.
 
Rapora göre, gelecek 5 yıl içerisinde oluşacak elektrik talebinin %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları tarafından karşılanabilme olasılığı çok yüksek.
 
Avrupa ve Amerika’da, fosil yakıtların yerini yenilenebilir enerji kaynaklarının alması ile beraber talebin çok üstünde bir üretim mümkün olabilecekken, Asya’da ise daha farklı bir durum ortaya çıkabilir. Yenilebilir enerji kaynaklarının gelecek yıllardaki talebin bir bölümünü karşılayacağı düşünülse de geriye kalan talep için fosil yakıtların kullanılmaya devam edeceği düşünülüyor.
 
 ‘Covid’e Meydan Okumak’
 
Covid-19 sebebiyle 2020 yılında, küresel elektrik talebi %2 düşerken, enerjiye olan toplam talepte %5 civarında düşüş gözlemlendi. UEA, pandeminin ortaya çıkardığı krizin, fosil yakıtların terkedilmesi sürecini hızlandırdığını belirtti. Buna rağmen açıklanan rapora göre, 2020 yılında rüzgar, hidro ve biyokütle kullanılarak üretilen elektrik miktarı küresel ölçekte %7 oranında artacak.
 
Pandemi, yenilebilir enerji sektöründe olumsuz bir etki yaratmış olsa da temel olarak yenilebilir enerji kaynaklarının genişlemesi üzerinde etkili olan faktörler geçerliliğini korumaya devam ediyor. Maliyette yaşanan düşüşler ve politikalar vasıtasıyla verilen destekler neticesinde, yenilenebilir enerjinin yükselişinin devam etmesi bekleniyor.
 
Öte yandan yapı ve inşaat çalışmaları karantinanın sert uygulandığı dönemlerde dahi pek çok ülkede devam etti. Bu durum, sektörün Covid’e meydan okumasına ve yenilenebilir enerji kapasitesi baz alındığında, yeni bir rekora ulaşmasına sebep oldu.
 
UEA’nın temel(olası) senaryosu, bu sene sonunda yenilenebilir enerji kapasitesinin rekor kırarak 198 GW’a ulaşacağını öngörürken, hızlandırılmış senaryoda kapasite artışı 234 GW’a kadar çıkabilme potansiyeline sahip. Bu durumun temel sebebi ise, ABD ve Çin’de yenilebilir enerji sektöründe bulunan şirketlerin sene sonunda bitecek olan teşviklerden yararlanmak istemeleri.
 
Gelecek sene Hindistan ve Avrupa’nın, başlatmış oldukları yeşil dönüşüm programları ile birlikte, ertelenmiş projelerini de kapsayan yeni politikaların geliştirildiği ve fonların düzenlendiği yeni bir döneme girişin liderliğini ele alacakları tahmin ediliyor.
 
Gelecekteki belirsizlikler
 
Rapor yenilenebilir enerjinin geleceğine yönelik umut vaadeden bir tablo çizse de geleceğe yönelik bazı belirsizlikler de yok değil.  Eger politika değişikliğine gidilmezse sene sonunda, yenilenebilir enerji sektörüne verilen teşviklerin sona ermesi sebebiyle 2022 yılında 2021’e kıyasla kapasite artış oranında küçük bir düşüş bekleniyor.
 
Çin’in uzak kıyı rüzgarı ve güneş enerjisi için verdiği sübvansiyonlar ve ABD’de sahil rüzgarı ve güneş enerjisi üretiminde uygulanan vergi indirimleri, bu sene itibarıyla bitmekte olan önemli teşvikler arasında sayılabilir.
 
Fatih Birol’a göre “Yenilebilir enerji kaynakları, her ne kadar Covid’e karşı dirençli olsalar da politik belirsizlikler karşısında aynı durum geçerli değil.” 
 
Diğer bir taraftan ise, rapor, son zamanlarda yenilenebilir enerjiye dair oluşan pozitif politik momentumun, yenilebilir enerji kullanımının artmasında önemli bir artışa neden olabileceğinin de ayrıca altını çiziyor.
 
Geçen haftalarda, Güney Kore, Japonya ve Çin, fosil yakıtların kullanımını azaltarak yenilebilir enerjiye geçişin taahhüdünü verdikleri sıfır karbon hedeflerini açıkladılar.
 
Bununla beraber ABD başkanlık seçimlerinde Joe Biden’ın kazanmış olması da yenilenebilir enerji sektörünün geleceğini olumlu yönde etkileyebilir. Biden’ın programında bu sektörü hedef alan ve 2 trilyon dolar değerinde temiz enerji üretimini ön gören planlar yer almakta.
 
Biden’ın olası politikalarını değerlendiren Fatih Birol: ‘Eğer, ABD’nin yeni yönetimi, beklenen politikaları hayata geçirirse, rüzgar ve güneş enerjisinde sahip olunan kapasite çok daha hızlı bir şekilde artış gösterebilir ve enerji sektörü dekarbonizasyonunu tamamlayabilir.’ sözleriyle ABD’de atılacak olumlu adımların yenilenebilir enerji sektörüne önemli katkılar yapma potansiyeline dikkat çekiyor.
 

SHARE: