Menu TR

S360Mag

5 November

BİST Sürdürülebilirlik Endeksi: Yatırımcı İletişimi Şirket Değeri – CFO’lar

Emin Ali Gündez 

Şirket değeri kavramının, gerek etkilendikleri gerekse kapsadıkları anlamında zaman içinde genişlemekte olduğu gözlemlenmektedir. Düzensiz bir tarzda yazarsak; fiyat, insan hakları, ücret, kalite, risk, süreç yönetimi, müşteriler, yaratıcılık, sağlık, rakipler, kamuoyu, yatırımcılar, yatırım analistleri, çalışanlar, borsa, itibar, finans kurumları, stratejik konum, yaklaşım, rekabet, sivil toplum kuruluşları, ortaklar ve diğer bir çokları gibi değişik özellikler taşıyan kişi, grup ve süreçlerin değerin içeriğini  ve bu içeriği kimlerin ve de nelerin oluşturduğunun çala kalem bir resmini çizmiş olabiliriz.

Yukarıda sayılan özne, nesne, durum ve süreçleri sınıfladığımızda, finansal değerler kadar finansal olmayan değerlerin de şirket değerini oluşturduğunu el yordamıyla dahi görebiliriz. Bunların şirketin içinde olanları ve doğrudan bağlantılı olanları kadar, şirketle dolaylı bağlantıda olanları bile şirket değerinin oluşumunda, iletişiminde ve algılanmasında rol oynamaktadırlar.

Şirketin varlık, yükümlülük, kaynak, kabiliyet, kapasite, çevre, ürün, politikalar gibi çalışma, yönetim, iletişim, durum ve süreçleriyle nitelik, nicelik, mevzuat, tarihsel ve an itibariyle tam bilgiye sahip olmak zorunda olan CFO’lardır, şirket içindeki tüm bu sorumluluk alanı setlerinin ortak  yöneticisi CFO’dur.

Örneğin, son dönemin maden kazaları bize göstermektedir ki, CFO’lar işçi sağlığı ve işyeri güvenliğine ilişkin tam bilgiye sahip olmaz veya şirket politika, süreç ve uygulamalarının  tam bilgiye sahip olunarak oluşturulduğunu garanti altına almazlar ise, felaketler  finansal çöküşe neden olabilir.

Artık finansal olmayan  olumsuz unsurlara karşı hazırlıklı olmakve yine finansal olmayan olumlu unsurlara sahip olmak, şirket değerinin olumlu olarak ayrışmasında belirgin birer neden olmaya başladığı gözlemlenmektedir

Sürdürülebilirlik endeksleri bu olumlu ayrışmanın göstergeleridir. BİST sürdürülebilirlik endeksi de bunlardan biridir. Çevre Politikası, Çevre Yönetim Sistemleri, Biyoçeşitlilik Politikası, İklim Değişikliği Yönetimi, Yönetim Kurulu Yapısı, Rüşvetle Mücadele Politikası, Rüşvetle Mücadele Sistemleri, İnsan Hakları Politikası, İnsan Hakları Sistemleri, Sağlık Ve Güvenlik Sistemleri gibi göstergeler üzerinden kamuya açık bilgilerle yapılan bir değerlendirmedir.

Kurumsal Sürdürülebilirlik endeksleri içerisinde yer almak, devamlılığını sağlamak ve bunun iletişimini başarılı bir tarzda sürdürmek, çalışan, ortak, paydaş, yatırımcı ve toplumla iletişimin   önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Sürdürülebilirlik endeksinde edilen yer; şirketin çevresel, yönetimsel ve sosyal durumunun ve çalışmalarının dolayısıyla da, risk algılaması, değerlendirilmesi ve yönetimi konusundaki yeteneklerinin, uluslararası kabul görmüş yöntemlerle ve olumlu olarak değerlendirildiğinin kamuya açık, tarafsız bir ifadesi olmaktadır,

Günümüz itibariyle gerek borsalar gerekse özel endeks sağlayıcılar tarafından kurulmuş kurumsal sürdürülebilirlik endekslerinin sayısı, bu endekslerin kapsadığı şirketlerin finansal  değerleri dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.

Kurumsal sürdürülebilirlik performansı uluslararası kurumsal ve bireysel yatırımcılar için ayırt edici bir göstergedir ve bu özellikle şekillenen yatırım stratejileri yatırım ortamında gittikçe daha belirgin bir alana sahip olmaktadırlar.

Kurumsal sürdürülebilirlik yeteneklerini yüksek tutan şirketlere, ana akım yatırımcılar dışında, sürdürülebilirlik esaslı talebin gelişmesi, salt bir talep artışı değildir, yatırımcı çeşitlendirmesi anlamında özellikli bir durumdur.

Günümüzde emeklilik ve yatırım fonları, portföy yönetim şirketleri, kurumsal ve bireysel yatırımcılar, analistler kurumsal sürdürülebilirlik endekslerine giderek daha fazla önem vermektedirler, hatta bazıları sadece bu tür endekslerin içerdiği şirketler üzerinden fon ve portföy oluşturmaktadırlar. Bazı ülkelerin düzenleyici otoriteleri “ emeklilik fonları nasıl yatırımcıların yarınları için ise, bu fonların portföyleri de yarınlarımızı koruyucu nitelikli şirketlerden oluşmalıdır” şeklinde düşünmektedirler ki bu oldukça tutarlı bir bakış açısıdır.

Uluslararası sermaye piyasalarında kurumsal yatırımcıların hisse sahiplik oranları son on yılda önemli  oranda artmıştır ve beklenenin aksine şirket hisselerinin devir hızı, kurumsal yatırımcı sahipliği ile birlikte artmaktadır.

Oysaki sürdürülebilirlik esaslı yatırımcılar, uluslararası niteliktedirler ve uzun vadeli bakışa sahiptirler, şirketlerin sürdürülebilirlik yetenek ve performanslarını arttırıcı politikalarını özel olarak desteklemektedirler.

Özellikle uluslararası alanda bilinirliğini, güvenilirliğini, yatırım yapılabilirliğini arttırmak isteyen şirketlerin kurumsal sürdürülebilirlik politikalarını ve uygulamalarını, kurumsal sürdürülebilirlik endeksleri içinde yer alarak göstermeleri, CFO’ların önemli katkıları  ile gerçekleşeceği ne kadar açık ise, CFO‘ların geleneksel işlevlerini yerine getirirken ellerinin ne kadar güçleneceği de açıktır.

Konu kötü bir şöhrete sahip olmamak ile sınırlı değildir, şirketin tüm durum, süreç ve politikalarının bütünü ve bu bütünlüğün iletişimini  ifade eden tam ve mutlak bir kurumsal itibardır, her gün evrilen ve başarılan olarak.

04.11.2014

SHARE: