Menu TR

S360Mag

5 February

Ahlaki bir sorgulama: COVID-19 aşılarında kimler öncelikli olmalı?

*Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Amerika Birleşik Devletleri ve diğer bazı ülkelerde, dezavantajlı konumdaki farklı ırklar ve etnik azınlıklar ortalamanın altında bir yaşam beklentisine sahip.  Bu nedenle COVID-19'dan ölme olasılığı en yüksek olanlar arasında temsiliyet oranları düşük. Bu da önemli bir sorunun cevaplanmasını gerektiriyor: Politika yapıcılar bu durumu ve nüfusun içerisinde yer alan diğer topluluklara özgü faktörleri nasıl değerlendirmeli?
 
COVID-19 aşılarının piyasaya sürülmesiyle beraber, politika yapıcılar bu aşıların hızlı ve adil bir şekilde nasıl dağıtılacağı sorusuna cevap aramaya başladı. Virüs nedeniyle hasta olanların hayatlarını kurtarmak için sağlık çalışanlarına büyük bir ihtiyaç var. Dolayısıyla sağlık çalışanlarının aşılanma sürecinde öncelikli olması gerektiği konusunda geniş bir fikir birliği sağlanmış durumda. Ancak bir sonraki adımda kimlerin aşılara erişeceğine  karar vermek önemli tartışmalara yol açtı.
 
Halihazırda 65 yaşın üstündeki kişilerin COVID-19'dan ölme riskinin gençlere göre yüksek olduğu biliniyor. 75 yaşın üstündeki bireyler için ise ölüm riski diğer tüm yaş gruplarına göre çok daha yüksek.
 
Ancak bu noktada değinilmesi gereken önemli bir gerçek var: Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer bazı ülkelerde, dezavantajlı konumdaki farklı ırklar ve etnik azınlıkların ortalama yaşam süresi nüfusun çoğunluğuna göre daha düşük seviyelerde. Dolayısıyla bu azınlık grupları, 65 yaşın üzerindeki grup içinde yetersiz temsil ediliyorlar. Yaşlılara öncelik verildiği takdirde azınlıklara mensup yaşlı bireylerin oranı, nüfusun bütünü içerisindeki azınlıkların oranından daha düşük oluyor. Azınlık topluluklarının halihazırda pek çok önemli konuda dezavantajlı oldukları göz önünde bulundurulduğunda, aşıların bu şekilde dağıtımını yeni bir adaletsizliğin ortaya çıkmasına sebep olabilir.
 
Bu adaletsizlik, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC)’nde bir halk sağlığı görevlisi olarak çalışan olarak Kathleen Dooling'in aşılanma sürecine dair farklı bir yaklaşımı benimsemesine sebep oldu. Dooling, CDC'nin Aşılama Uygulamaları Danışma Komitesine yaptığı bir sunumda, "temel işçilerin"- yaklaşık 87 milyonluk bir grup- 65 yaş ve üstü 53 milyon Amerikalıdan önce aşılanması gerektiğini savundu. Dooling’in önerdiği sürecin uygulanması sonucunda ölümlerin %0,5- %6,5 artış gösterme ihtimali bulunuyor. Bu aralığın geniş olmasının sebebi ise pek çok farklı aşının bulunması nedeniyle, aşıların ne derecede COVID-19’u önlediği ve bulaşıcılık seviyesini düşürdüğüne dair sorular henüz net cevaplanmış olmaması.
 
Doogling’in de savunduğu, 65 yaş üzeri ABD vatandaşlarını orantısız bir şekilde beyaz oldukları bundan ötürü adaletsiz bir durum ortaya çıkıyor gerekçesiyle, aşı için daha uzun süre bekletme politikası, dezavantajlı konumdaki farklı ırklar ve etnik azınlıkların yetersiz temsil edildiği bir gruba öncelik vererek, var olan eşitsizliğini önlemek için daha fazla insanın hayatını kaybetmesi anlamına geliyor. Üstelik bu tek sorun değil. 65 yaşın üzerindeki insanlar arasında bu azınlıkların yetersiz temsili, COVID-19'dan ölenler arasında 65 yaşın üstündeki insanların çok fazla temsil edilmesiyle kıyaslandığında çok az. Aralarında Matthew Yglesias ve Yascha Mounk'un da bulunduğu birkaç yorumcunun belirttiği gibi, aşılama sürecinde öncelikli olarak temel işçileri tercih etmek, böylece daha adil muamele görmesi beklenen azınlık topluluklarında tam tersi bir etki yaratarak daha fazla ölüme neden olacaktır.
 
Sonuç olarak, CDC’nin Danışma Komitesi, tüm "temel çalışanlara" öncelik verilmesi yönündeki öneriyi reddetti ve bunun yerine grubu, acil durum müdahale ekipleri, öğretmenler ve market çalışanları gibi yaklaşık 30 milyon "ön saftaki temel çalışanlar" olarak daralttı. Ek olarak, 75 yaş ve üstü kişilerin de aynı önceliğe sahip olması gerektiğini belirtti.
 
CDC bu yeni önerisiyle, ‘en çok risk altında olanlara öncelik vermek’ ile ön saflarda olsun ya da olmasın ‘tüm gerekli çalışanlara öncelik vermek’ arasında bir uzlaşmanın oluşması sağlanabilir. Gerçekten de ön saflarda çalışanların güvende ve işte tutulması virüsle mücadelede oldukça önemli. Aynı şekilde 75 yaş ve üzerindekilere benzer düzeyde öncelik verilmesi, genel olarak ve dezavantajlı azınlıklardan çok daha az insanın virüsten ölmesine sebep olabilir.
 
Ne var ki, CDC tavsiyeleri bağlayıcı değil ve devletler hem dezavantajlı azınlıklara eşit davranmak hem de daha fazla hayat kurtarmak için bu konular üzerinde çeşitli tasarruflarda bulunabilir. Örneğin, Illinois Halk Sağlığı Departmanı müdürü Ngozi Ezike, aşı dağıtımı üzerine New York Times'ın yakın tarihli bir yuvarlak masa tartışmasında, bunun nasıl yapılabileceğine dair bir ipucu verdi. Ezike’nin aktardıklarına göre bazı tıbbi durumlar için hazırlanan kılavuzlarda ırksal ve etnik azınlıklara yönelik tedavi, beyazlar için geçerli olanlardan farklı.
 
Ezike’nin bahsettiği durumlardan bir tanesi de prostat kanseri taramaları. Afro-Amerikalı erkeklerde prostat kanseri beyaz erkeklere göre daha yaygın olduğu için, genelde Afro-Amerikalı erkeklerin çok daha erken yaşlarda tıbbi taramadan geçirilmesi tavsiye edilir. Çünkü önemli olan, risk düzeyi yüksek ve tıbbi bir gözlem gerektiren herkesi taramaktır.
 
ABD mevcut aşılama önceliklerini koruyor, ancak politika yapıcılar eşit risk seviyesindeki insanlara eşit muamele ilkesini hayata geçirmek istiyorlarsa, Afro-Amerikalı, Latin ve Kızılderili topluluklarının hangi yaştaki üyelerinin 75 yaş ve üzeri beyaz ya da Asyalı-Amerikalı vatandaşlarla aynı riski taşıdığını tahmin etmesi gerekiyor.
 
Bunun bir tür ters ırkçılık olduğuna dair itirazlar gelebilir. Fakat bu doğru değil. Daha kişisel kanıtların yeterli olmadığı durumlarda ırk, virüs kaynaklı riskin bir göstergesi olarak kullanılıyor. Burada belirlenmesi gereken ilke, farklı ırk ve etnik grupların üyelerinin, bir bütün olarak toplumdaki paylarıyla orantılı olarak aşılanması gerektiği değil, çünkü bu etik açıdan da önemli değil. Önemli olan daha fazla hayat kurtarmak için politika üretmek olmalı.
 
 

SHARE: