Menu

15 October

Yeni nesil materyal pazarı yatırımlarla birlikte hızla büyüyor

* Bu haberi 3 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Son dönemlerde yeni nesil ve biyo-tabanlı materyaller gündemde giderek daha fazla yer tutuyor. Hayvansal veya fosil yakıt bazlı kumaşların yerini almak üzere tasarlanan bu yenilikler; mantar ve kahve telvesi gibi çeşitli malzemelerden elde ediliyor, hassas fermantasyondan doku mühendisliğine kadar çeşitli teknolojilerden yararlanıyor ve her gün kullandığımız tekstil ürünlerinde kendilerine yer buluyor. Sektörden çeşitli markalar her geçen gün bu materyalleri merkeze alan yeni ürünler ve ortaklıklar duyuruyor.

Yeni nesil materyallere örnekler

Gündemde kendisine yer bulan yeni nesil materyallerden bir tanesi miselyum. Miselyum çok hücreli ve makro boyutlu yapılara dönüşebilen bir çeşit mantar. Miselyumun oluşturduğu lifler çeşitli süreçlerle deriden bitki bazlı ete, paketlemeye ve kıyafetlere kadar çeşitli ürünlere dönüştürülüyor. Teknoloji ile kullanınca plastiğin yerini alabilecek bir materyal olarak görülüyor.

Deriye alternatif bir başka yeni nesil materyal ise inek hücreleri. Hücresel tarım yöntemiyle ineklerden biyopsi ile alınan hücreler bazı süreçlerden geçerek süresiz olarak kendi kendini yenileyebiliyorlar ve yüksek kaliteli bir hayvan postu yapmak için gereken her şeyi üretebiliyorlar. Bir hayvanın büyümesi yıllar sürerken bu süreç sadece birkaç hafta sürüyor ve karbon ayak izi çok daha düşük.

Bitki bazlı yeni nesil materyallerden bazıları ise narenciye ve ananastan elde edilen kumaşlar. Narenciye dünyada en çok üretilen meyve ürünü, bu yüzden atığının da çevresel etkisi büyük. Narenciye suyu atıkları Orange Fiber şirketi tarafından işleniyor, selülozu çıkarılıyor ve çeşitli süreçlerden geçerek hafif, parlak, ipeksi bir kumaş haline geliyor. Ananas ise hasattan sonra arkada kalan yaprakların toplanması, uzun lifler çeşitli işlemlerden geçmesi, renklendirilmesi ve dayanıklı olması için kaplanması gibi aşamalardan geçiyor. Bu materyali üreten Piñatex şirketi dünya çapında 1000’den fazla markayla çalışıyor, ürünleri moda, aksesuar ve döşeme alanlarında kullanılıyor.

Yeni nesil materyaller pazarda kendilerine nasıl bir yer buluyor?

Sürdürülebilir ve yenilikçi malzeme alanında yeniliği hızlandırmayı hedefleyen çalışmalar yapan bir kâr amacı gütmeyen kuruluş olan Material Innovations Initiative (MII), yeni nesil materyallerin dünyasına pencere sunan bir rapor yayınladı. Raporda ana hatlarıyla belirtildiği gibi, yeni nesil materyal endüstrisinde "büyük potansiyel" ve "önemli ölçüde talep" buluyor. Pazar 2015’ten bu yana yaklaşık 1,29 milyar dolardan fazla yatırım alan 75 öncüden oluşuyor. Bu yatırımların yaklaşık %40’ının 2020 yılında gerçekleştiğini de belirtmek gerekiyor.

Rapor yatırımdaki bu artışı; değişen tüketici talepleri, teknolojik gelişmeler ve moda endüstrisinde sürekli artan sürdürülebilirlik taahhütleri ile ilişkilendiriyor. MII'ya göre, pazar önümüzdeki beş yıl içinde yüzde 80'lik bir bileşik yıllık büyüme oranına (CAGR) tanıklık edebilir.

Rapora göre, pazarın önünde önemli bir engel bulunuyor: Şu anda uygun yatırım fırsatlarından daha fazla sayıda yatırımcı var. MII'nın raporu için araştırma yaparken görüştüğü 40 önde gelen moda markasından 38'i aktif olarak yeni nesil materyallerin peşinde. Dahili Ar-Ge, ortaklıklar ve yatırımlar yoluyla markalar, sürdürülebilir ürün taahhütlerini gerçekleştirmeye çalışırken bir taraftan titiz standartlarla müşterileri cezbedecek çözümler bulmaya çalışıyor. Raporun sonucuna göre sektörün, karşılaştığı sorunları ele alan önemli yatırımlara, ortaklıklara ve daha fazla materyal şirketine ve bilim adamına ihtiyaç var.

Gelecekte bizi neler bekliyor?

Yeni nesil materyal endüstrisi, önümüzdeki beş yıl içinde öngörülen yüzde 80'lik bir CAGR'yi yakalarsa, 2026 yılına kadar 2,2 milyar dolarlık bir pazara sahip olacak. Ancak bu, öngörülen 73,6 milyar dolarlık materyal pazarının yalnızca yüzde 3'lük bir pazar payını temsil edecek. Yüzde 69'luk kısım hayvan kaynaklı materyallerle karşılanmaya devam edecek ve "mevcut nesil" petrol bazlı alternatifler kalan yüzde 27'yi oluşturacak.

MII’nın çalışmasına göre, ABD'deki birçok tüketicinin tercihlerinin hayvan derisinden deri alternatiflerine doğru kaydığını gösteriyor. Sonuçlar, tüketicilerin %55’inin çevresel ve diğer etik nedenlerle deri alternatiflerini tercih ettiğini söylüyor. Bazı tüketiciler estetik ve işlevsel sebeplerle hala hayvansal deriyi tercih etse de hem işlevsel hem de etik olarak deriden daha iyi performans gösteren yeni nesil deri alternatifleri yaratmak, deri pazarının hayvan seçeneklerinden tamamen uzaklaşmasını sağlayabilir.

Çin’de yapılan başka bir MII çalışmasına göre katılımcıların %90'ı geleneksel yerine yeni nesil ürünleri tercih ediyor, %70’i çevre, kalite, hayvan hakları, maliyet gibi kaygılardan dolayı böyle bir ürünü satın alma olasılığının yüksek olduğunu söylüyor.

Yeni nesil materyal endüstrisinin hareketli ve kalıcı olduğu açık, ancak aynı zamanda oldukça yeni gelişmekte. Pazarın gelişimi artan yatırımlara, teknolojik gelişmelere, inovasyonlara ve tüketim davranışlarının daha sürdürülebilir ve etik alternatiflere kaymasına bağlı olacak.
 

SHARE: