Menu TR

S360Mag

4 December

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu Cinsiyet Eşitliğinde 145 Ülke Arasında 130. Sırada

World Economic Forum (WEF) tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan cinsiyet eşitsizliği endeksinde Türkiye bu sene, geçtiğimiz seneye kıyasla 5 sıra gerileyerek 145 ülke içerisinde 130. sırada yer aldı. Endeks, ülkeleri kadın-erkek arasındaki gelir eşitsizliği, kadınların işgücüne katılım oranı gibi pek çok kriter göz önünde bulundurularak hazırlandı. Rapora göre sağlık, eğitim, ekonomik fırsatlar ve politikalar kriterlerine göre cinsiyet eşitsizliği son 10 yılda sadece %4 oranında gelişme gösterdi. Raporun bulguları, Türkiye’nin kadın-erkek eşitsizliğini ortadan kaldırmak adına çabalarının yetersiz olduğunu ortaya koydu. Yine WEF tarafından hazırlanan “cinsiyet eşitsizliği hesaplayıcısı”na göre, Türkiye’de değişimin hızı son 3 senede yavaşladı ve şu anki yol haritası ile devam edildiği takdirde, kadın-erkek arasındaki ekonomik eşitsizliğin tamamen kapanması 2133 yılını bulacak.

İleri görüşlü dünya liderlerinin ve CEO’ların hepsi kadın-erkek eşitliğinin sadece doğru seçenek değil, aynı zamanda kazançlı seçenek olduğunun farkındalar. Daha önce haberleştirdiğimiz bir McKinsey Global Institute raporunda da belirtildiği gibi, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, ekonomide 28 trilyon dolar büyüme anlamına geliyor; fakat kadın-erkek eşitsizliğini yenmek oldukça zor ve uzun bir süreç. Peki şirketler ve kamu kuruluşları nasıl bu yolda daha hızlı ilerleyebilirler? Hazırlanan yeni raporda şirketlere aşağıdaki önerilerde bulunuluyor:

Çözüm bulmaya odaklanın. Rapordaki bu öneri, çok basit görünebilir, fakat 2010 yılında kadın-erkek eşitliğini azaltmak şirketlerin sadece %28’i için stratejik bir öncelikti; 1/3’ünün ise stratejik ajandalarında bile yer almıyordu. 2015 yılında her ne kadar durum biraz daha düzelmiş görünse de, daha alınması gereken çok yol olduğu bir gerçek.

Hareket alanınızı genişletin. Araştırmanın sonucu, üst düzey yöneticilerin cinsiyet eşitsizliği problemini aşabilmek için pek çok farklı alanda, farklı faktörlere müdahale etmeleri gerektiğini gösteriyor. Bu çalışmaların amacı, kadınların daha iyi liderler haline gelmelerine yardımcı olmak ve bunu başarabilecekleri şartları sağlamak. Yöneticiler tarafından dikkate alınması gereken noktalardan bir kısmı; kadınlara sponsorluk ve mentorluk sağlamak, doğum izinlerinin kadınların kariyerleri üzerinde doğurabildiği negatif etkileri dengeleyebilmek ve şirketlerin çalışanlarını terfi için tabi tuttukları kriterleri zaman içerisinde dönüştürebilmek.

Diyalog kurun. Kadın-erkek eşitsizliği konusunda gelişme kaydedebilmiş şirketlerin ortak bir noktası, bu konuda iddialı ve düşündürücü sorular sormaktan çekinmemeleri.

Bu konuda daha sağlıklı tartışmaların sürdürülebilmesi için aşağıdaki soruları sormak yardımcı olabilir:

Kadın çalışanlarımız, şirket içerisindeki yetenek hattımızın neresinde?
Kadın çalışanlarımızın hangi yetenek ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyoruz?
Rol modellerle birlikte sponsorlar da sağlıyor muyuz?
Yönetim politikalarımız ne kadar katkı sağlıyor?
Detaylara dikkat edin. Commonwealth Bank of Australia CEO’su Ian Narev cinsiyet eşitsizliği ile mücadele için aksiyon odaklı bir bakış açısının gerekli olduğunu söylüyor: “Ben, süreçler üzerine odaklanmayı tercih ediyorum. Örneğin, biz doğum iznine ayrılan kadın çalışanlarımıza yönelik çağdışı bir politikamız olduğunu fark ettik. Bu çalışanlarımızı izne ayırırken şirket içerisinde “bağlı olmayan” olarak sınıflandırdığımız için cep telefonlarını veya bilgisayarlarını teslim etmeleri gerekiyordu. Bu, uzun zamandır incelenmemiş bir süreç olarak kaldığı için bizim çalışanlarımızla temasta kalmamızı ve daha esnek izin politikaları oluşturmamızı engelliyordu. Bu problemi düzeltmek kolaydı, zor olan kısmı tespit etmekti.”

Cinsiyet eşitsizliği ile mücadele konusunda başarılı girişimlerden biri olarak Birleşmiş Milletler Kadın Örgütü’nün yürüttüğü HeForShe kampanyası kapsamında erkek liderlerin ortaya attığı çözüm önerilerini de gösterebiliriz. Alışılagelmiş çözüm önerilerinin dışına çıkmayı başaran bu liderlerin girişimlerinin hepsi, ölçülebilir olması hedefiyle, yıllık olarak raporlanarak etkileri denetlenecek. Cinsiyet eşitsizliğine yenilikçi ve sıra dışı çözümler getirmeyi hedefleyen bazı CEO’ları ve dünya liderlerini sizin için derledik:

Schneider Electric CEO’su Jean-Pascal Tricoire, 2017’ye kadar 150.000 çalışanı arasındaki gelir eşitsizliğini yok edecek. Şirket, an itibariyle yürürlükte olan programıyla yılda 20.000 çalışanının maaşlarını karşılaştırıyor ve eğer haksızlık tespit edilirse, önceden ayrılmış bir bütçe üzerinden telafi ediliyor.
Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Werner Iohannis tarafından ortaya atılan fikir, listedeki en yaratıcı fikirlerden biri. Johannis, ülkesinde iki yeni meslek yaratıyor: Kadın-Erkek Eşitliği Uzmanlığı ve Cinsiyet Eşitsizliği Teknisyenliği. Bu roller, cinsiyet eşitsizliği ile mücadele stratejilerinin uygulanmasında ve kadına yönelik şiddetin durdurulmasında yardımcı olacak. Iohannis, 2020 yılında kadar 1.680 kamu kurumunun bir ‘Uzman’ veya ‘Teknisyen’ çalıştıracağını söylüyor.
İzlanda Başbakanı Sigmundur David Gunnlaugsson,  2022 yılında kadar ülkesindeki cinsiyet eşitsizliğini sıfırlamayı ve medyada da cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefliyor.
Barclays’in CEO’su Anthony Jenkins, finansal katılım programlarıyla yaklaşık 2,5 milyon kadına ulaşmayı planlıyor. Jenkins, her yaştan ve sosyo-ekonomik gruptan kadını dahil edeceği, kredi ve bankacılıktan finansal okuryazarlık programlarına uzanan eğitim programları yelpazesiyle işletme sahibi olma yönündeki engelleri kaldıracak.
Vodafone Group CEO’su Vittorio Colao, 2020 yılına kadar 3 milyon mülteci kız çocuğuna mobil teknoloji vasıtasıyla eğitim götürmeyi vaadediyor.
Cinsiyet Eşitliği Şampiyonları



Raporun özetini bu videodan izleyebilirsiniz. 

SHARE: