Menu TR

S360Mag

5 March

Teksas: İklim Krizi, Kömür, Petrol ve Yenilenebilir Enerji Tartışmaları

*Bu haberi 3 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Geçtiğimiz Şubat ayında Teksas'ta tarihi bir durum yaşandı. Yaşanan yoğun kar yağışı ve sıcaklıklardaki şiddetli düşüş eyalette doğrudan ve dolaylı bir sürü krizi beraberinde getirdi. Bunlardan en önemlisi enerji tedarikinin sağlanamaması ve şebekelerin çökmesi oldu.  Benzer bir durum başka bir eyalette gerçekleşmiş olsaydı, komşu eyaletlerden enerji sağlanması mümkün olabilirdi ancak Teksas, ABD’deki diğer eyaletlerden farklı olarak, bağımsız bir enerji şebekesine sahip. Krizin tırmanması ve bölge sakinlerine komşu eyaletlerden de enerji sağlanamaması üzerine tüm eyalet büyük bir zorlukla karşı karşıya kaldı. İnsanlar alternatif ısı kaynakları ararken ölümcül olan karbon monoksit zehirlenmesi vakalarında artış görüldü, evsiz insanlar sokaklarda donarak öldü, bazı bölgelerde ise su, benzin ve hatta gıda kıtlığı ile karşı karşıya kalındı. Öyle ki geçtiğimiz aylarda doktora araştırması için ABD’ye yerleşen ekip arkadaşımız Asya da iklim mülteciliğinin zor koşullarının çok küçük bir provası olarak elektrik ve suya erişim konusunda günler süren krizden etkilenenler arasındaydı ve bizi mümkün olduğunca bilgilendirdi.

Teksas’ta yaşananlar eyalette ve ülke genelinde iklim krizi, yeşil enerji alternatifleri, yenilenebilir enerji kullanımı gibi önemli tartışmaları tetikledi. Kömür ve petrol zenginliği ile bilinen Teksas eyaletinde cumhuriyetçilerin beslediği, yanıltıcı tartışmalar gerçekleştirildi ve rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının donmasının eyaletteki büyük elektrik kesintilerinin ana nedeni olduğu öne sürüldü. Eyaletin tarımdan sorumlu komisyon üyesi Sid Miller tarafından yayınlanan bir Facebook gönderisinde, "Teksas'ta asla başka bir rüzgar türbini inşa etmemeliyiz. Deney büyük ölçüde başarısız oldu." benzeri ifadeler kullanıldı. Peki bu yorumlar konusunda ne düşünmeliyiz?

Çevre Koruma Ajansı’na göre, evlerde kullanılan gaz, ABD iklim kirliliğinin %12’sine neden oluyor. Teksas ise diğer herhangi bir eyaletten daha fazla gaz yakarak bu toplamın %14,9’unu oluşturuyor. Bu doğrultuda, ABD’deki karbon ayak izini azaltmak isteyen diğer eyaletler gibi Teksas da 2040’a kadar evlerdeki gaz kullanımını sıfıra indirgemeyi planlıyor. Ancak bu hedeften pek de memnun olmayan gaz endüstrisi ve lobileri ise Cumhuriyetçi politikacıların desteğiyle ülke genelindeki iklim değişikliği reformlarıyla mücadele ediyor.

Söylenenlerin aksine, bölgenin elektrik şebekesini işleten Electrix Reliability Council of Texas (ERCOT) yaptığı basın açıklamasında bazı rüzgar türbinlerinin donduğu bilgisini doğrularken, yaşanan kesintiden doğal gaz, kömür ve nükleer enerji sistemlerindeki arızaların yenilenebilir enerjiye göre neredeyse iki kat daha fazla sorumlu olduğunu belirtti. Yani, tüm enerji kaynaklarında sorunlar yaşandı ve yenilenebilir enerji bu sorunların oldukça küçük bir oranını oluşturuyordu. Bloomberg’in haberine göre ERCOT ise gaz, kömür ve hatta nükleer santrallerdeki donmuş aletlerin asıl ana sorunlar arasında yer aldığını açıkladı.   

Bu tartışmalar sosyal medyada yenilenebilir enerji, rüzgar türbinleri ve Yeşil Yeni Mutabakat (Green New Deal) konusunda farklı iddia ve tartışmaları tetikledi. Ancak, Stanford Üniversitesi profesörü ve Atmosfer-Eneri Programı direktörü Mark Jacobson’a göre zaten Texas’ta veya ülke çapında Yeşil Yeni Mutabakat’ın hiçbir versiyonu yürürlükte değil. Yani kömür kaynakları zengini olan Teksas’ta kriz sırasındaki enerji tedariki sorunlarının temelinde elektriğin büyük kısmını sağlayan doğal gaz, kömür ve nükleer enerji bulunuyor.

ERCOT, eyalet çapında çevrimdışı olan toplam 45.000 megavat gücün yaklaşık 30.000’inin gaz, kömür ve nükleer santraller gibi termal kaynaklardan oluştuğunu, ancak 16.000’inin yenilenebilir kaynaklardan geldiğini belirtti. Her ne kadar Teksas’taki rüzgar türbinlerinin sayısı son yıllarda hızlıca artsa da üretilen toplam enerji miktarının sadece %25’ini oluşturuyor. Ayrıca ERCOT sonraki süreçte yaşanan kesintilerden doğal gaz sistemlerindeki donmaların sorumlu olduğunu doğruladı.

Akademi tarafından yapılan yorumlar ağırlıklı olarak; rekabet ortamında farklı faktörlerin enerjide kullanılmasını ve piyasanın serbestleşmesini ifade eden deregülasyonun etkilerini önemini vurguluyor. Tartışmalar özellikle eyaletteki kömür lobisinin bu konuya yapılacak yatırımları engellemesi ve kömüre alternatifin çeşitlenmemesinin sorun oluşturduğunu vurguluyor. ABD’deki diğer eyaletler, doğu ve batı ara bağlantı şebekelerine bağlı olduğundan dolayı gerektiğinde hatlar boyunca farklı güç kaynaklarını kullanabiliyorken Teksas bu ağın bir parçası olmak yerine kendi şebekesine sahip olmayı tercih ettiği için diğer bağlantı şebekelerinden güç kullanamıyor. Artık iklim krizinin de boyutlarının artmasıyla daha sık ve şiddetli hale gelen hava olaylarının altyapıyı zorlamasıyla birlikte ortaya çıkan yeni sorunlar için, popüler bir konu olan yenilenebilir enerjiye yatırımların günah keçisi haline getirilmeye çalışıldığını belirtiyor.
 

SHARE: