Menu TR

S360Mag

13 January

Gelişen ÇSY endeksleri ve türevleri portföyleri nasıl dönüştürüyor?

Riskleri azaltma peşinde olan yatırımcıların Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerinin endekslere entegrasyonu konusunda taleplerini artırmalarına yönelik olarak bu alanda sunulan çözümler de giderek çoğalıyor. Eurex borsasının Mart ayında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ile veya belirli ÇSY kriterleri ile uyumlu olmayan şirketlerin kapsam dışı bırakıldığı türevleri hayata geçirmesiyle birlikte bunlar, hedge ve trade işlemlerinde en çok rağbet gören türev ürünler arasına katıldılar.

Eurex ÇSY Taramalı Endeks vadeli işlem sözleşmeleri 1 milyona yaklaştı ve 12 milyar Avro işlem hacmine sahip. ÇSY Borsa Yatırım Fonu (ETF)’nin yönetim altındaki varlıklarının rekor kırarak, 2020 Temmuz ayında 100 milyar doların üzerinde işlem görmesi de pandemi ve regülasyonlar nedeniyle yatırımcıların bu konuya gösterdiği ilginin arttığını kanıtlıyor. 

ÇSY türevlerinin büyüme rakamlarının arkasında farklı sebepler olsa da en önemli nedenin riskleri azaltma olduğu görülüyor. Bunun güzel bir örneğini Volkswagen’in emisyon skandalı ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni ihlal etmesi sebebiyle taramalı vadeli işlem endeksinden çıkartılması oluşturuyor. Bu şirketlerin otomatik olarak endekslerden çıkartılması yatırımcılar için olası riski oldukça azaltıyor. Müşterilerden alınan geribildirimler de bu tür hedging amaçlı kullanılan türevlerin ÇSY kriterlerine “neredeyse” değil, tamamen uyumlu olmasının beklendiğini gösteriyor. Ayrıca ÇSY endekslerinin COVID-19 döneminde daha iyi performans göstermesi, yatırımcılara ÇSY yatırımlarının kriz dönemleri için iyi önlem olduğunu düşündürtüyor.

Peki bugün bu kadar değerli olan bu portföyler nasıl oluşturuluyor? Eurex’in listelenmiş türevlerinin temelini oluşturan endeksler, MSCI’nın endekste yer alan şirketlerini ÇSY kriterlerine göre dikkatle inceleyen 350 ÇSY uzmanı tarafından oluşturuluyor. Buna göre MSCI, yıllar içerisinde farklı ÇSY hedeflerine bağlı olarak üç farklı tarama seti geliştirmiş durumda: Termal kömür, tütün gibi problemli olduğu bilinen alanları ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi gibi sosyal normları ihlal eden şirketlere yönelik geleneksel değerlere bağlı taramalar; etkisi yüksek ve kurum faaliyetlerinin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olduğu şirketleri kapsayan olumlu etkiye dayalı taramalar; ve son olarak da ÇSY risklerinin şirket değerini olumlu veya olumsuz nasıl etkileyebileceği değerlendirilerek buna göre bir değer biçme yöntemi izleyen rating bazlı denilen taramalar.

Bu değerlendirmeler sonrasında portföy oluşum süreci başlıyor. Her endeks piyasa değeri kıyaslaması veya bölgesel değerlendirme yapılarak başlıyor. Ardından yine çeşitli yöntemler izlenerek endeksler oluşturuluyor. MSCI’nın en basit portföyü ÇSY ‘Tarama’ (ESG ‘Screen’),en düşük değerlendirilen şirketleri kapsam dışı bırakıyor. Böylelikle şirketlerin %7’si kapsam dışı kalmış olsa da yatırımcılara piyasanın hala %93’üne erişim imkânı sağlıyor. ÇSY ‘Evrensel’ (ESG ‘Universal’), portföyüne iyi ÇSY değerlerine sahip olan veya değerlerini yükseltmeye çalışan şirketleri katarken, ÇSY performansı düşük şirketlerden uzak durmayı hedefliyor. ÇSY ‘Odak’ (ESG ‘Focus’) endeksi yeniden bir ağırlıklandırma yapıyor ancak aktif risk konusunda düzeltme yapmak için optimizasyonda bulunuyor. “Liderler”endeksi ise en yüksek ÇSY değerine sahip şirketleri seçerek oluşturuluyor. 

ÇSY kriterleri portföyleri dönüştürürken ve yatırımları artırırken, Paris Anlaşması’yla uyumlu kıyaslamaları zorunlu kılacak Avrupa Birliği regülasyonları da ayrıca yatırımları çekerek bu alanın gelecekte daha da büyümesine fırsat sağlayacak gibi gözüküyor. 
 

SHARE: